Zadar Turnuvasının Genel Görünümü

by

Sezon başı hazırlık turnuvalarından ilki olan Zadar Turnuvasını takımımız şampiyon olarak tamamladı. İlk maçın yayını olmamasına rağmen diğer maçları izleme şansı bulabildik. Bu sayede takımla ilgili ilk ipuçlarını az da olsa yakaladık.

 

Bu yazımda maç maç yerine toplu olarak turnuvada takımımızın genel görünümü hakkında bilgi vermek istiyorum. Turnuvaya takımımız haricinde Darüşşafaka Doğuş, Galatasaray, Alba Berlin, Cedevita Zagreb ve Zadar olmak üzere toplam 6 takım katıldı. İki grup halinde yapılan maçlar sonrasında şu sonuçlar alındı:

A Grubunda:

Fenerbahçe Ülker-Zadar : 78-69

Darüşşafaka- Zadar          : 92-88

Fenerbahçe-Darüşşafaka: 80-67

B Grubunda:

Cedevita Zagreb-Alba Berlin: 55-54

Galatasaray-Alba Berlin        : 71-66

Cedevita Zagreb-Galatasaray: 93-86

 

Bu maçların sonunda ise:

5.-6. Maçında: Zadar-Galatasaray: 75-67

3.-4. Maçında: Alba Berlin-Darüşşafaka: 75-68

1.-2. Maçında: Fenerbahçe-Cedevita Zagreb: 75-67

Zadar2

Takımımız 3 maçı da kazanıp turnuvayı şampiyon olarak tamamladı. Tabi ki de ne olursa olsun kazanmak güzel ama bu turnuvanın çok daha önemli katkıları oldu takıma. Şimdi öncellikle oyuncuların performanslarından tek tek bahsetmek istiyorum.

 

 

 

 

Transferler tamamlanıp kadro oluşturulduktan sonra takımda tam olarak kapatılmamış olarak gördügüm pg pozisyonunda tahmin ettiğimiz eksiklikler kendini gösterdi diyebiliriz. Ricky Hickman beklendiği gibi ilk beş başlayıp direksiyona yerleştirilmiş durumda. Origininde tam anlamıyla bir pg olmayan Hickman bu görevi yapabilecek bir oyuncu ancak en verimli olduğu yer bu mu derseni, transferleri değerlendirdiğim yazımda da belirttiğimi gibi cevap hayır olacaktır.

Zadar11

Görüntü itibariyle Obradovic’in Hickman’dan beklentisi büyük. Onun o pozisyonu dolduracağını düşünüyor. Üç maç sonunda ortalama 22dk oyunda kaldı ve %43 ile hem iki sayı hem üç sayı atarak maç başına 8 sayı üretti. Bu kadar skorerin olduğu bir takımda bu rakam gayet kabul edilebilir. Ancak sadece 1.67 asist, 2.67 top kaybı ile oynaması pek de kabul edilebilir değil. Takım zaten genel olarak çok top kaybı yaptı ancak onun bu kadar az asist oranı varken bu kadar çok top kaybetmesi bizim açımızdan iyi olmayacak. Tabi takıma daha yeni girdiğini yeni yeni maç yapmaya başladığını unutmamak lazım. Yine de onun takımın direksiyonunda olacağını beklediğimiz bir ortamda ve de neler yapabileceğini bilirken şu anki hali çok tatmin edici değil. Şunu tekrar belirtmek istiyorum. Obradovic ona çok güveniyor. Cedetiva maçının son çeyreği hariç çok kötü bir gününde olmasına, şutları sokamamasına, bir çok top kaybı yapmasına(4) rağmen ısrarla onu oyunda tuttu. Ve son çeyrekte çok iyi oynayan Hickman maçı 14 sayı ile bitirdi.

 

Kenan Sipahi geçen sene bıraktığı yerden devam ediyor. Yaklaşık 13 dk sahada kaldı 3 maç sonunda.  Geçen seneki sıkıntıları çok atmamış görünüyor. Hala savunmada ayakları çok yavaş kalıyor. Çok kolay geçiliyor. Şutunu çok seçerek kullanıyor, gerçi takımda bir çok oyuncu şut kullanmada oldukça çekingen davranıyor. Herkeste bir kaçırırsam endişesi var. Kenan genelde özgüveni yüksek bir oyuncu ama yine de bazen boşken bile şutu kullanmak istemiyor. Dışardan şut tehdidi olmayan bir pg’ın(Bo Mccalebb den çok iyi biliyoruz) etkinliği çok az oluyor. Obradovic de onun bu şutları kullanmasını istiyor. Üç maç boyunca 4 adet iki sayılık 3 adet üç sayılık atış denemiş olması ne demek istediğimi açıklıyor sanırım.

 

Pg pozisyonunda bu turnuvada 3.oyuncu olarak Can Altıntığ süre aldı. Ortalama 8,5 dk oyunda kalan Can’da oldukça güvensiz göründü. Bu tarz oyuncuların aldıkları süreyi çok iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Eğer hata yapmayım diye hiç risk almadan oynamayı tercih ederlerse o zaman bu süreler asla uzamaz hatta kısalır.

Zadar10

Asıl çarpıcı nokta 40 dakikayı paylaşan bu üç oyuncunun turnuvada maç başına toplam asist sayısı sadece 3, 67. Bu rakam gerçekten hiç de içaçıcı değil. Ancak sürpriz de değil maalesef. Pass first(Kenan hariç) bir point guard’ımızın olmadığı bir rotasyonda pg mevkinde oynayan oyunculardan çok daha fazla asist beklemek de pek adil değil. Hickman’ın takıma ve sisteme daha çok alıştığı bir durumda bile bu rakamın 5-6 seviyesinin çok üzerine çıkacağını sanmıyorum.

 

Sg pozisyonu ise kadro itibariyle en güçlü olduğumuz bölge. Daha takıma Bogdanovic katılmadı ancak özellikle Andrew Goudelock bu pozisyonu fazlasıyla tatmin edici bir şekilde doldurmuş durumda. Onu analiz ederken belirttiğim gibi bu sene takımın en skorer oyuncusu olacağı beklentimi fazlasıyla karşıladı. Tam anlamıyla bir hücum silahı. Sabit ve hareketli şutları sokması, güçlü penetreleri, boş adamlara yaptıkları asistleri, ve savunmanın dengesini bozmasıyla takımın bir numaralı hücum opsiyonu olarak oynuyor. Turnuvada 25 dk saha kalarak en fazla süre alan oyuncu oldu. %40 ile iki sayı ve %88 ile evet yanlış yazmadım %88 ile üç sayı(7/8) isabeti ile maç başına 15,6 sayı üretti. Sadece sayıları ile değil asistleri (3) ve ribaundları (4) ile de ön plana çıktı. Onun analizinde en eksik görünen noktası ribaundları yardımı diye yazmıştım. Ancak bu turnuvada bu tezimi çürütmüş oldu. Takımın 3 pg’ının toplam 3,67 asist üretibilirken onun tek başına 3 asist üretmesi gayet yeterli. Bunun da ötesinde rakip savunmaları o kadar zorluyor ki, onu tek bir savunmacı ile tutmayıp mutlaka yardım getiriyorlar. Bu durumda da uygun adamı bulup pas verebiliyor. Yanında bir de Bogdanovic ve takıma alışmış bir Hickman ile oldukça fazla ceza şutu sokabiliriz.

Zadar9

Sg pozisyonunda diğer oyuncu da Melih Mahmutoğlu idi. 13 dakikaya yakın sahada kalan Melih %67 ile iki ve üç sayı yüzdeleri ile maç başına 6,33 sayı üretti Goudelock’un dinlendiği anlarda gayet verimli oynadı. Sanırım Bogdanovic geldikten sonra dakikaları biraz daha azalacaktır ama özellikle yurtiçi maçlarda gayet güvenilir bir rotasyon oyuncusu olarak görev almaya devam edecek.

 

Sf pozisyonunda yeni transferimiz Serhat Çetin yerli oyuncular içinde  en olgun oynayan oyuncularımızın başında geldi.  Emir ile birlikte 40 dakikayı yarı yarıya paylaştılar. Asistleri ve ceza şutları ile kendinden beklenenleri gayet başarıyla gerçekleştirdi. Oyun kurmada da sahada bulunan pg lara fazlasıyla yardımcı oldu.

 

Emir ise milli takımdan gayet iyi döndü. Zaten başarılı bir dünya kupası turnuvasından sonra morali de iyi olan Emir için bu sene geçen seneden daha verimli bir sene olmasını bekleyebiliriz. Oyun geçen senelerde sıkıştığı zaman genelde onun eline kalıyorduk. Ancak bu sene bu görevi paylaşabilecek Hickman, Bogdanovic ve Goudelock gibi oyuncuların olması onun üzerindeki baskının azalmasına ve daha az hata yapmasına neden olacaktır. Onun  veriminin düştüğü anlar topun elinde çok kaldığı anlar oluyor. Eğer her hücumda top en az 10 saniye onda kalırsa verimi gittikçe düşüyor. Bu sene öyle olmasını beklemiyorum. Turnuvayı 4,33 sayı, 5,33 ribaund(takım lideri), 4,67 asist(takım lideri) , 2,33 top çalma(takım lideri) istatistikleri ile herşeyi yapan oyuncu olarak tamamladı. Sonuçta Emir pg dan fazla asist, uzunlardan fazla ribaund alarak her alanda takıma fazlasıyla katkı yaptı.

 

Sf pozisyonunda Bjelica’nın yokluğunda süreleri Vesely ve İzzet paylaştılar. 23 dakika sahada kalan Vesely bizim için en büyük soru işareti idi. Hem değişen pozisyonu, hem takıma yeni olması ile nasıl bir katkı vereceğini görmeyi bekliyorduk.  Ondan beklentiyi çok net belirlemezsek en büyük hayal kırıklığı o olabilir transferlerimiz arasında.

Zadar4Tahmin ettiğimiz gibi çok hareketli bir oyuncu Vesely. Ve yine tahmin ettiğimiz gibi şutu hiç güvenilir değil. Ya yüzü dönük potayı zorlamaya çalışıyor, ya da sırtı dönük pivot oyunları oynamaya. Bu sırtı dönük oyunları zorlasa da aslında bu işte çok da becerikli olmadığı net. Çabuk ayakları ile yüzü dönük oyunu daha iyi oynayabileceğini düşünüyorum. Ondan asıl yararlanmayı düşündüğümüz alan koşkoş basketbolunda net ribaund alması ve fastbreak lere hızla çıkması. Bu zamanla oturacak gibi duruyor. Henüz takım içinde tam olarak neler yapabileceğini anlaşılmış durumda değil. %67 iki sayılık saha içi isabetiyle oynadı turnuva boyunca. Gayet kabul edilebilir bir yüzde tutturdu. Ancak serbest atışlarda değişkenlik göstermekle beraber yüzdesi pek de iyi değil:%40. Bunun yanında maç başına 5 ribaund aldı ki bu ribaund konusuna daha sonra geleceğim, bence bu da yeterli değil.

Zadar3

İzzet Türkyılmaz ise bence bu turnuvanın Goudelock dışında en ilginç ve dikkak çekici performansıydı. 15 dakika seviyesinde oyunda kalan İzzet gayet iyi yüzdelerle (%60 iki sayı, %40 üç sayı, %50 serbest atış) maç başına 5 sayı , 3,33 ribaund rakamlarına ulaştı. Ancak bundan daha da önemlisi savunmada gayet istekli, hücumda da daha kendine güvenli oynadı. Yine de herkeste olan şut tercihlerindeki çekingenlik onda da vardı. Bjelica geldikten sonra süreleri biraz daha azalabilir belki ama geçen seneki İzzet yok artık. Çok daha takımın parçası olabilecek bir görüntü sergiledi.

 

 

Pivot pozisyonuna gelirsek, genelde Semih ilk beş başladı ancak sahada kalma süreleri verimliliklerine göre değişti. Mesela Semih ilk maçta 20 dk sahada kalırken , bu rakam 2.maçta 12 ye final maçında ise 7 dakikaya kadar düştü. Sezon öncesi tahminlerimde olduğu gibi pivotları çok besleyemedik. Haliyle kendi pozisyonlarını yaratmak zorunda kaldılar. Bu işte aslında Oğuz ve Zoric , Semih’e göre daha avantajlılar. Ancak Semih de savunmada hızlı ayakları ile diğer iki oyuncuya göre daha avantajlı. Zoric geçen sene nasılsa aynı şekilde devam ediyor. Bu takımın yabancı pivot hakkı için yeterli bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Tamamlayıcı bir oyuncu olabilir , ancak ne kadar süresi artarsa o kadar verimi düşüyor. 10-15 dk civarında sahada kalmalı ve yapılı rakip pivotlara karşı onu oynatmamalıyız.

Uzunlardan devam edip konuyu ribaundlara getirmek istiyorum. Turnuva boyunca takımın en büyük iki sıkıntısı net savunma ribaundu alamamak ve fazla top kaybı yapmaktı. Bu ribaundlar için mutlaka bir çözüm bulunmalı. Hem havuza düşen topları toplamakta sıkıntı çekiyoruz, hem de rakip uzunları boxout etmekte. Fazlasıyla hücum ribaundu veriyor ve asıl daha önemlisi savunma ribaundlarını net alamadığımız için hızlı hücumlara yeteri kadar çıkamıyoruz. Takımda 3 pivot  varken(ki 4 numarada da Vesely ve İzzet gibi iyi ribaundcu iki oyuncu daha  var) takımın en çok ribaund alan oyuncusunun Emir olması durumun ne kadar vahim olduğunun göstergesi. 3 Pivotumuzun toplam ribaund sayısı 9,33. Eğer bunlar diğer uzunları boxout etmekle uğraşıyorlar desem ki maalesef öyle bir durum da yok.

 

Top kayıpları da takımın temposunu çok düşürüyor. Takımda gerçek bir point guard olmamasının etkisi tabi ki var ama diğer bir konuda takımın daha tam birbirini tanımıyor olması. Pas tercihleri ve topun elde kalma sürelerinin daha iyi belirlenmesi gerekiyor diye düşünüyorum.

 

Bugün Gloria Cup başlıyor. Çok daha ciddi rakiplerle takımımızı bir kez daha izleme şansımız olacak. Bu turnuva sonrasında takımımızın basketbolu hakkında daha net sonuçlara ulaşabileceğimizi düşünüyorum.

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

Yorum Yap

Your email address will not be published.