Top 16 2.Haftasında Deplasmanda Kızılyıldız İle Karşılaşıyoruz

by

Beklendiği gibi zorlu geçen Pana maçından sonra bu hafta da zorlu bir deplasmana gidiyoruz. Bu sezon 3 kere karşılaşıp üçünde de yendiğimiz Kızılyıldız ile 4.maçımıza çıkıyor olmamız, bu maçın da önceki 3 maç gibi olacağı anlamına gelmiyor. Değişen kadrosu ve her geçen gün oturan sistemi ile Kızılyıldız oldukça ciddi bir rakip olarak duruyor.

Bildiğiniz gibi ilk olarak Quincy Miller ilavesi ile kadroyu şekillendirmeye başladılar. Daha sonra eski oyuncuları Marcus Williams almış olduğu cezayı tamamlayınca kadroya dahil oldu, ancak çok kısa bir süre sonra onla tekrar yolları ayırdılar. Bunun devamında Bayern Munich’den tanıdığımız Vasilije Micic ve en son Trabzon forması giyen Tarence Kinsey kodraya katıldılar.

Normal sezonu bizimde olduğumuz A grubunda 5-5 dereceyle 3.sırada tamamlayıp Top 16 E grubuna dahil oldular. İlk turda kendi sahalarında biz hariç herkesi mağlup eden Sırp temsilcisi deplasmanlardaki tek galibiyetini en kritik rakibi olan Bayern Munich karşısında almışlardı.

Kızılyıldız geri kalan maçlar sonrasında iki farklı takım görüntüsü çiziyor. Galip geldiği maçlarda çok farklı bir takım olurken, yenildiği maçlarda görüntü tamamiyle değişiyor (kendileri açısından çok dramatik bir şekilde kaybettikleri Efes maçını bunun dışında bırakıyorum). Bir iki örnek vermek gerekirse, yendikleri maçlarda ortalama 89,2 sayı atarlarken, yenildikleri maçlarda bu rakam 67,3 e düşmüş (yine Efes maçını düşünmezsek rakam 64’e iniyor).

Bir diğer benzer istatistik üç sayılık atış başarı yüzdelerinde. Galip geldiklerinde %40,6 ile üçlük atarlarken, mağlup olduklarında bu oran %29,6 ya düşüyor. Tabi bunu şu şekilde de okuyabiliriz, kötü yüzdeyle üçlük attıklarında kazanamıyorlar.

Geçen seneye kadar tamamen hızlı hücum ve kolay sayılar üzerine kurulmuş bir hücum düzeni varken bu sene Jovic’in önderliğinde set oyunlarını da ön plana çıkmaya başladı. Bunda Zirbes’in gösterdiği ekstra performans ve Miller’ın sisteme tam oturması da rol oynamadı değil. Jovic’e ek olarak Micic de bu sisteme uyum sağlayabilecek bir pg. Bunu asist sayılarından anlamak mümkün, hatta asist sayıları en az oynaklık gösteren istatistikleri olmuş durumda. 16-20 arasında kalmış asist sayıları.

İstatistiklerinde çarpıcı ve ilginç bir son rakam vererek bu bölümü geçelim. Genel ortalaması 11,7 olan hücum ribaunda rakamları, deplasman maçlarında 13,7 ye çıkıyor ki bu rakam ile bu sıralamada yani deplasman maçlarındaki hücum ribaundu sıralamasında en yüksek rakam.

Bir bilgi de salonları hakkında. Normalde 25,000 kişilik Kombank Arena’da oynarlarken (en son bizimle normal sezonda oynadıkları maçta bu salonu kullanmışlardı) son 3 maçlarında 8500 kişilik Pionir Arena’ya taşındılar ve bu salonda oynadıkları Real Madrid , Khimki ve Bayern Munich maçlarının tamamını kazandılar.

Sert ve tempolu bir maç olmasını bekliyorum. Sloukas yine sakatlığı nedeniyle oynayamayacak. Bizim açımızdan bu maçın önemi çok fazla, eğer bu maçı kazanırsak haftaya kendi sahamızda oynayacağımız Kuban maçının da kazanılmasıyla önemli bir avantaj elde ediyor olacağız.

Kızılyıldız takımın kazanılan- kaybedilen ve iç-dış saha maçlarına göre değişen istatistikleri..

 

 

Screen Shot 2016-01-07 at 16.14.39

Screen Shot 2016-01-07 at 16.14.47

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

Yetmez mi?

Her sene bu kritik döneme geldiğimizde kafamızda soru işaretleri yaşamak durumunda kalıyoruz. Önce Bjelica, sonra Vesely, şimdi de Sloukas ve Bogdanovic. Gerçekten acaba bizim F4 kazanmamızı istemeyen ulu bir güç mü var diye düşünüyor…

Yorum Yap

Your email address will not be published.