THY Euroleague’de 5 Hafta Sonunda Fenerbahçede Yeni Transferlerin Durumu

by

Doğuş sponsorluğunda girilen yeni sezona, kaybedilen iki büyük yıldızın yerine 5 oyuncu takviyesi yapılıp belki de Obradovic geldiğinden beri oluşan en alternatifli kadro oluşturuldu. Gelen oyuncuları ve takımın yeni yüzünü sezon öncesinde tahmin edebildiğimiz kadar değerlendirmiştik. Artık 5 hafta geride kaldı ve daha gerçekçi değerlendirmeler yapabilecek duruma geldik.

 

İlk olarak yeni transferleri değerlendirerek konuya girelim. En büyük beklentimiz tabi ki Udoh’un boşluğunu doldurmak için alınan Jason Thompson idi. Aralıksız çok tatmin edici sürelerle geçirdiği 7 senelik NBA döneminin ardından bir senelik Çin macerası ile önemli bir transferdi Thompson. Gerçekte 4 numara olan pozisyonunu bazen 5 oynamasının yanında uygun fiziği ve yetenekleri ile dolduruyor olması sayesinde bizim için uygun bir 5 numara adayıydı. Orta mesafe şutu, sırtı ve yüzük dönük oyunları, çabuk ayakları ve ribaund yetenekleri ile çok ideal bir profildi. Ayrıca Gherardini’nin onun draft edildiği zamandan beri takibinde olması karakter konusunda da bir sıkıntı olmadığının garantisi idi.

Kimse ondan çok kısa zamanda harikalar yaratmasını ya da Udoh gibi kendini sahada parçalayacak kadar oynamasını beklemiyordu. Ancak sadece 15 dk lık bir oyuncu olmasını, 3.tercih olarak sahaya girmesini de beklemiyorduk. Peki neydi yanlış giden? Obradovic ve seyirci neden tatmin değildi? Şu ana kadar ki en büyük sıkıntı bence oyun zekasında. Udoh için Obradovic bir keresinde şöyle bir şey demişti ‘şu ana kadar çalıştığım en zeki oyunculardan biri, anlattığım her şeyi ilk seferinde anlıyor’. Avrupa basketbolu ile NBA basketbolu arasındaki en büyük fark buradaki setlerin çok daha karmaşık olması. Sadece hücum setlerinden bahsetmiyorum aynı şey savunma düzenlerinde de söz konusu. Udoh’un çok çabuk uyum sağladığı bu setlere Thompson henüz hiç uyum sağlayamadı. Savunmada hem show-up larda hem de switch sonrası kısa savunmasında çabuk ayakları olmasına rağmen pozisyon hatası yapıyor. Bazen aynı hataları birden fazla tekrar bile ediyor. Ribaundlarda etkili olamaması ise ondan kaynaklanan bir durum değil ancak genelde p&r oynayan takımlara karşı çok zorlanıyor. İşin hücum kısmında ise , bir çok hücum opsiyonu olmasına rağmen yine p&r oynarken içeri devrilmeyi hızlıca düşünemediği için yakalayabileceği bir çok pozisyonu yok ediyor. Hatırlayın Udoh p&r arkası hemen devrilir, eğer savunma ona önlem almışsa köşelerde boş bekleyen kısaları çok kısa zamanda görebilirdi. Bu sayede onun asist sayıları hep yukarda kalmıştır. İşin bu kısmında Thompson maalesef hiç yok. Çok tekrarla bu sorunların bir kısmını çözebilirsiniz ancak işin oyun zekası ve doğru tercihler konusunda gelişim sağlamak çok da kolay şeyler değil. Bazen Obradovic’in ona bakışında Anthony Bennet’e bakışını görüyorum ve beni en büyük ümitsizliğe iten de bu oluyor. Umarım Obradovic’in sistemi onun bu açıklarını kapatabilir, çünkü onun vereceği katkıya çok ihtiyacımız var. En kötü ihtimal onun iyi yaptığı şeyleri yapmasını bekleyip yapamadıklarını başka şekilde kotarmak gerekecek.

Uzunlardan devam edip Melli’ye geçelim. Melli de daha küçük bir takımda alabileceği rolden biraz daha küçük bir rol alıyor Fenerbahçe Doğuş’da. Oyun zekası konusunda hiçbir eksiği olmadığını bence kanıtladı. İlk haftalarda fazlasıyla tedirgin ve güvensiz idi. Her geçen maç kendine güveni daha çok yerine geliyor. Bu da onun şut performansına direk yansıyor. Hücumda onun da çok fazla silahı var. Özellikle dış şutunun olması spacing konusunda Obradovic’in elini güçlendiriyor. Diğer yandan topla potaya yaklaşıp hem yüzü dönük hem de sırtı dönük oyunlarla ve steps yapmadan pivot adımlamaları ile pozisyon üretebiliyor. Belki Fenerbahçe taraftarlarının beklediği kadar dominant bir oyun oynamıyor ama bence bu takımda zaten anca bu kadar top kullanabilir. İşin savunma tarafında tek sıkıntısı çabuk faul yapıyor olması aynı Thompson gibi. Burada da yine Udoh’u anmadan edemeyeceğim. Faul problemine girdiği zaman uzunca bir süre bunu idare edebilecek kadar kontrollü oynayabilirdi. Ancak Melli de Thompson da hem bu yüzden kenarda çok kalıyor hem de 5 faul alıp oyun dışı kalıyor. Melli ile ilgili son not ise çıktığı ribaundlarda alma yüzdesinin yüksek olması. Çok güçlü ve sağlam çıkıyor olması nedeniyle eğer bir ribaund pozisyonun içinde varsa o ribaundu mutlaka alıyor.

Marko Guduric işi biraz karışık. Gerçek pozisyonu 2 numara. Ancak maalesef 2 numarada olması gereken bazı özellikler onda mevcut değil. Bunların başında saha görüşü geliyor. 2 numaradan oyun kurulmasına çok alışkın bir takımız biz. Özellikle Bogdan’ın son 3 senede buradan verdiği katkı hepimizde böyle bir alışkanlık yarattı. Guduric bunu yapamıyor , Kızılyıldız’dayken de yapamazdı aslında. Bunu geliştirebilir mi emin değilim. Bu nedenle Obradovic onu daha çok 3 hatta 4 numarada kullanıyor zaman zaman. 2 numara için eksik olan tek şeyi saha görüşü de değil. Aynı zamanda topla samimiyeti ve tercihleri de 2 numara için yeterli değil. Böyle 2 numaralar yok değil, mesela Goudelock da öyle bir oyuncu. Bu şekilde takımınıza çok katkı verebilirsiniz ama tabi ki Guduric bir Goudelock da değil. Onun kadar iyi şutör ve skorer değil. Ben onu daha çok Bojan Bogdanovic’e benzetiyorum. Uzun boyu, geniş omuzları ve güçlü fiziği ile sırtı dönük oyunlarını geliştirir , şut istikrarını sağlar ve tercihlerinde biraz daha az hata yaparsa önemli bir oyuncu olabilir. Ancak kötü haberi vereyim, bunu bu sene kimse beklemesin. Seneye ondan istediğimiz katkıyı anca alabiliriz.

Ve gelelim Brad Wannamaker’a. Takıma en son katılan, bir çok görüşe göre alınmasa da problem olmaz yorumları yapılan, hatta bazı görüşlere göre de takımı bozup zarar verebileceği düşünülen bir oyuncu idi. Ben bu görüşlerin aksine takımın en ihtiyacı olan oyuncu olduğunu düşünüyordum. Bu kadar büyük bütçe ve geniş kadro ile sezona giren Fenerbahçe’nin 34 yaşındaki Bobby Dixon ve hem istikrar hem de sakatlık sorunları yaşayan Kostas Sloukas’ın eline kalmasını doğru bulmuyordum. Şu anda olduğu gibi bu iki oyuncudan birinin sakat olması durumunda diğer oyuncunun bu yükü kaldırmasını beklemek özellikle 2 numaradan bu desteği alamayacağımız netken çok büyük bir iyimserlikti. Sinan’ın da alınmış olması burada kullanılabileceği görüşünü ortaya çıkarsa da onun da 34 yaşında olması ve bence 1 numara için bu seviyelere yetersiz kalacağını düşünüyor olmam bence yine bir iyimserlikti. Haliye Wannamaker tarzı bir oyuncu bu takıma şarttı ve alındı. Onunla ilgili en önemli risklerden biri rolünü kabul edip etmeyeceği idi. Hem Bamberg’de hem de Darüşşafaka’da takımın lideri ve bir çok maçta en çok top kullanan oyuncusu olması Fenerbahçe’de hakkına düşen sınırlı top sayısı ile mutsuz olabilme ihtimali önemli bir riskti.

Görünen o ki bu risk ilk bir iki maç haricinde hiç gerçekleşmedi. Şu anda hem oyun kurmada, hem 2 numarada takıma en çok katkı veren yeni transfer olarak duruyor. Güçlü fiziği ile en çok ihtiyacımız olan potaya direk giden oyuncu açığını kapatması bizi çok rahalattı. Dış şutları ve fast break bitirişleri ile hücumda önemli bir silah konumunda. Ayrıca hiç alışık olmadığı topsuz potaya koşuları da yapmaya başlaması onun geliştiğinin ve daha gelişebileceğinin işareti. Savunmada ise onu iki şekilde incelemek lazım. Konsantrasyonu yerindeyken inanılmaz bir savunmacı iken, konsantrasyonu dağıldığı zaman çok kolay geçilen ve faul yapan bir oyuncuya dönüşüyor. Ayaklarını değil ellerini kullanmaya başladığı zaman hemen faul problemi yaşamaya başlıyor. Şu an için benim onun oyununda en çok eleştirebileceğim konu ise savunma ribaundlarına hiç yardım etmiyor olması. Bu kadar iyi fizikli bir oyuncunan en azından savunma ribaundlarında çok daha etkili olması lazım.

 

Bireysel performanslar bu durumdayken takım ne durumda konusunu ikinci yazıya bırakalım.

 

 

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

Bu Yolda Dönüş Yok

Basketbol sayılar oyunudur. Sahanın her yerinde olanı biteni, oyuncuların performansını sayıya dökerek ölçme şansınız vardır. Sezon elemelerin oynandığı döneme geldiğinde Fenerbahçe kalemi kağıdı bir kenara bıraktırıyor. Ülker spor salonunun içinde oynanan maçlarda bir kez…

article-image
Euroleauge , Konuk Yazarlar

İstanbul – Atina Tarifesi

Geçen sene Fenerbahçe serisinde Final4 dışında kalan Panathinaikos Atina’daki ilk devre maçını 2 farkla kazanmış ve avantajını korumak için İstanbul’a gelmişti. Olası bir play off eşleşmesinde avantajlı durumda olması için bu maçı 2 farktan…

Yorum Yap

Your email address will not be published.