Real Madrid Serisi Başlıyor, Hazır mıyız ?

by

 

Bu hafta sizlere , facebook üzerinde kurulmuş olan Hastafenerliler grubundan arkadaşım olan Jacko Namet ile birlikte hazırladığımız bir yazımızı paylaşacağım. Emekleri için ona teşekkürlerimi bir kez de burdan iletiyorum. ( Bu arada onun yazılarına da bu linkten ulaşabilirsiniz : http://jackonunbasketbolgunlukleri.blogspot.com.tr/ )

 

Biz yine Okan ile oturup muhabbet ettik Real serisi ile ilgili. Bakın bakalım keyfili olmuşmu bu muhabbet.

Konuyu dağıtmadan bazı başlıklar altında konuşmak daha iyi aslında, bizde konuyu;

 

  • Taraftar
  • Coaching
  • Hücum
  • Savunma
  • Psikoloji

Başlıkları altında tartıştık.

  • Taraftar:

Okan :

Geçen sene F4’e gitmiş ilk defa yabancı bir rakibin sahasında maç izlemiştim. RM seyircisi basketbolu çok iyi bilen bir seyirci. Öyle türküler şarkılar söyleyerek değil, rakibi ve hakemi baskı altına alarak takımlarına destek oluyorlar. Fazlasıyla da ateşli oldukları söylenebilir. Daha da önemlisi oyuncularla birlik olabilmeyi başarabilmiş bir seyirci toplulukları var. Orada maç kazanmak kolay değil. Kendi sahalarında bu sezon EL de normal sezonda Khimki’ye, Top16 da ise Barca, Laboral ve CSKA’ya yenildiler. Bu 4 mağlubiyetin ortak ve kilit noktası şut yüzdeleri idi.

FT % 2% 3%
RM 69,7 42,1 30
Khimki 85,2 47,5 42,1
RM 66,7 55 40
Barça 90,9 57,6 52
RM 80 44,2 23,1
Laboral 88,9 47,2 29
RM 67,9 57,9 25
CSKA 82,6 51,4 50

 

Görüldüğü gibi 4 maçın tamamında tüm şut istatistiklerinde rakiplerinden geri kalmışlar, sadece CSKA’ya karşı 2 sayılık atışlarda üstünlük sağlamışlar ancak 3 sayılık atışlarda CSKA nın yüzdesi RM’in 2 katı olmuş. Eğer orada bir maç kazanmak istiyorsak mutlaka onlardan daha iyi şut atmak zorundayız.

Bize gelince, geçen sene 16 Ocak’taki Oly maçından bu yana sahamızda EL maçı kaybetmedik. Bunda en önemli neden takımın basketbolunun gelişmesiyle paralel taraftarımızın basketbolu daha iyi öğrenmesi. Bir kere artık salonda basketboldan anlayan gerçek basketbol seyircisi oluştu. Bu seyirci belki bütün maçı ayakta izlemiyor ancak rakibi etki altına almayı ve kendi takımını desteklemeyi çok iyi beceriyor. Salonun her tarafından bu enerjiyi alabiliyoruz.

RM serisine taraftarımızın ayrı bir ilgisi olduğu da kesin. Bir çok insan çekinmekle beraber bu seride RM’i elemek için can atıyor. İlk kez tribünlerde bir taraftar oluşumu ile maça hazırlanıyoruz. Herkes sarı giyerek maça gelecek ve büyük bir enerji ile üzerimizde bir GS etkisi yaratmış RM e kendini hazırlayacak. Bütün maç boyunca da ellerinin titremesi için elinden geleni yapacaktır.

Sonuç olarak bu kategoride bizim çok daha üstün olduğumuzu düşünüyorum.

 

Jacko :

 

Geçen sene bende Maccabi serisini son maçında Tel-Aviv de olma keyfini yaşadım. Gördüğüm seyirci baskıyı bilen, basketbolu anlayan bir seyirci idi. Anlamsız durmadan yapılan tezahüratlar hiç bir şekilde basketbol salonlarında yer bulamıyor, basketbolda hakemin aleyhinize çaldığı düdük sonraı çıkacak iyi bir uğultu bir sonraki kararı satın almanızı sağlıyor. Bu sebepten serinin ilk maçından itibaren seyirci faktörü çok önemli olacak. Ayrıca rakip takım bench i arkasını için özel organizasyonlar yapılmalı. Tel-Aviv de Cenk Renda ile konuştuğumda bana “ Mola da birbirimizi zar zor duyuyoruz” demişti. Aynı işi bizimde yapmamız lazım ve duyduğum buna yönelik bir çok organizasyon olduğu.

 

Şut yüzdeleri ile ilgili olarak ise şunu söylemeden edemeyeceğim. Onlar patlama şekilnde şut sokuyorlar yani arka arkaya 4-5 hücum kaçırmadan sokabiliyorlar, onların bu temposunu engellemek de seyirciye de büyük iş düşecek. Real tempo ile sayı bulan bir ekip seyirci negatif baskı ile onların sinirlerini çok rahat bozabilecektir.

Onalrın seyricisi ise bu seneye geçen senin doymuşluğu ile başlayacak. Eğer içeride ki ilk 2 maçta kayda değer bir saha içi üstünlüğümüz olursa orada ki ilk maçın 10-15 nci dakikalarında seyirci aleyhlerine bile dönebilir.

 

Bu kategoride üstün olduğumuzu düşünüyorum.

 

Coaching:

 

Okan :

 

Net üstün olduğumuz bir başka kategori. 2011 yılından beri RM’i çalıştıran Pablo Laso , büyük eleştirilere maruz kaldığı geçen seneyi, katıldığı tüm kupaları kazanarak kapatıp kendini kurtardı. Onunla ilgili en büyük eleştiri hiçbir maçta B planının olmaması. Ben üzerine biraz daha koyarak gidebilirim. Bir kere RM’in inanılmaz bir ikilisi var : Llull&Rodriguez. Bu ikilinin yanında Carrol ve Fernandez eklemesiyle Avrupa’nın en tempolu en üretken kısa rotasyonunu oluşturuyorlar. Bu oyuncuların yanına yıldız olmasına gerek olmayan tamamlayıcı takım oyuncularını eklediğiniz zaman bir şekilde işin hücum kısmını çözmüş oluyorsunuz. Savunma biraz daha takım işi. İşte burada RM sınıfta kalıyor. Ve Laso bu işe senelerdir hiçbir çözüm bulamadı. Savunmayı sadece iyi bireysel savunmacılarla yapabiliyor. Bir maçı bile 70 li sayılarda kazanmıyorlar. Bu kadar iyi bir hücum rotasyonuna biraz olsun savunma yaptırabilse belki de hiç maç kaybetmeyecek bir basketbol oynayacaklar.

Obradovic’i anlatmamıza gerek yok. Kesinlikle işinin en iyisi. Her duruma, her oyuncuya, her rakibe karşı bir çözüm üretebilir. Kendini yenileyen, geliştiren, deneyen bir coach o. Maç içinde de, maç önünde de her türlü hamleyi yapabilen yoktan var edebilen bir coach. RM de coach’luk yaptığı dönemde Laso onun rotasyonunda idi. Ancak ondan coach’luk anlamından hiçbir şey öğrenemediği kesin. Bu serideki saha avantajımızla beraber en büyük avantajımız Obradovic’e sahip olmamız.

 

Jacko :

Coaching için de hem fikirim seninle. Laso asla elit bir koç değil benim için. O kadar hücumcunun olduğu yerde 84,5 ortalama sayı atmak dert değilde yenilen maç başı 82,5 sayı tamamen koçun basiretsizliği. Ben Laso nun takımı yönettiğine asla inanmıyorum. Kritik maçlarda iyi setler çizdiğinide görmedim, bence sadece yaptığı abilik yapmak takıma. Rudy, Llull, Sergio,Carrol gibi bir 4 lünüz var ise sayı bulma probleminiz zaten yok.

 

Obradovic ise tam tersine oyuna çok hakim bir coach. Hatta bazen falza hakim bile denebilir. Oyuncularını kesinlikle belirlediği setler içinde kullanmayı seviyor ve bu set oynandığında kaçan şutlara bile alkış ile cevap veriyor.

 

Coaching de uzak ara önde olduğumuzu düşünüyorum.

Hücum :

 

Okan :

Bu konuyu ikiye ayırmak lazım. İlk kısmı klasik düzenler. RM çok çabuk hücum eden bir takım. Pozisyonu bulduğu anda kaldırıp atıyorlar. Bütün oyuncuların özgüvenleri çok yüksek, hele atarak başladılarsa, yağmur gibi atıyorlar. Onların da hücumlarının temelinde p&r var. Özellikle Ayon ile bunu gayet iyi yapıyorlar. Genelde p&r sonu kısanın şutu ile tamamlanıyor, p&p ise çok görülmüyor. Yarı sahayı çok hızlı geçip hemen tepeden p&r oynuyorlar. Asıl sinir bozucu yanları el üstü şutları çok iyi atıyor olmaları.” Yok artık bu girmez” diyeceğiniz bir çok şut sayı oluyor. Tüm takım birbirinden etkileniyor, biri atmaya başlarsa herkes atıyor. Takımda Ayon ve Lima hariç herkes üçlük atabiliyor. 1 ve 2 numarada çok üstün olduklarını söylemiştim, 3 numaralarda sıradan iki oyuncuları var, Taylor istenilen katkıyı sağlayamadı, Macuilis de zaten görev adamı. 4 numarada en sinir bozucu oyunculara sahipler. Nocioni de Reyes de yaşlarına rağmen çok ekstra işler yapabilen 4 numaralar. Özellikle Reyes hücum ribaundları ile çok etkili olabiliyor. 5 numarada ise bu sezonun en formda isimlerinden biri Ayon var. Birebirde gerçekten çok etkili, çok düzgün bir bileği var, ikili oyunların arkasına çok hızlı devrilebiliyor. Geçen sene F4’de de, 2.çeyrekte bizim fişimizi o çekmişti. Sonradan aldıkları Lima ise ona göre yetenekleri kısıtlı ama atletizmi ile fayda sağlayan, uzun kolları ile blok tehdidi yaratan bir uzun.

Hücumlarının en önemli göstergesi asist sayıları. Galip geldikleri maçlardaki ortalama asist sayısı 23,1 iken (ki bu istatistikte 1.sıradalar) mağlup oldukları maçlarda bu rakam 16,8 e düşüyor. Yani formül basit, rahat pas yapmalarını engellemeli, daha çok bireysel oyuna yöneltmeliyiz.

Bizim hücum gücümüz sayı ve asist  olarak onlar kadar yüksek olmasa da çeşitlilik anlamında çok daha zengin. Biz de p&r leri bu sene gayet iyi oynarken, Antic’in de takıma katılmasıyla p&p ları da izler olduk. Ayrıca bana göre EL en iyi kanat hücumcuları Bogdan&Gigi ikilisi ile her şekilde sayı üretebiliyoruz. Gününde bir Dixon ile , az top kaybı yapan Kostas’ın da katkısıyla takım organizasyonunda RM den aşağı kalmayız. Hücum da bizden üstün oldukları bir avantajları da oyuncu sayısının fazlalılığı. Rotasyonları bize göre çok daha geniş. Tek sıkıntıları Ayon’un arkasında onun kalitesinde bir oyuncu olmaması.

 

Jacko

 

Hücum konusunda EL nin tartışmasız en tehlikeli takımı Real Madrid. Bench katkıları bize göre çok daha iyi ki bana sorarsanız en önemli etkenlerden biri bu olacak bu seride.  Attıkları 84,5 sayının 34 ünü benchten buluyorlar biz iseattığımız 77 sayının sadece 22 sini benchten buluyoruz. Onların benchi maç başına 17 dakika oynarken bizim bench sadece 14 dakika sürealıyor. Okan beğense de ben Ayon u çok beğenmiyorum ve Udoh gibi akılllı bir atletin karşısında çok bocalayacağını düşünüyorum. Hele ki Ayon olmadığı zamanlarda yerine oynayacak oyuncu yokluğunda bizim bench bir etki yaparsa hücumda çok bocalayabilirler. Bu maçların hepsinde ön alan da onlara yapacağımız baskı bize hızlı hücum şansıda doğurabilir zira dengesiz birebirlerde atacakları şutlar sonrası iyi ribaund alırsak hızlı hücumlar ile çok sayı bulabiliriz. Maç başına 30 ribaund alıyorlar ama maç başına 30 ribaund veriyorlar aynı zamanda. Hemde rakipler onların karşısında ortalama 13 hücum ribaund u alıyor. Yani bizim hücumlarımızda ikinci top şansımızı zorlamak lazım. Gerçi Vesely yok iken kolay olmayacak ama bence kritik bir nokta.

 

Bizim hücumumuzda ise köşelere yerleştirilecek Antic , Datome ve Bogdan gibi keskin şutörlerimizin yanında tepeden Dixon hamleleri bu maçı alıp gitmemizde yardımcı olacaktır. P&R lar kadar P&P lerde önemli olacak bu seride. Antic özellikle bu işin üstadı ve bence tüm sezon bu seriyi bekledi.

Netice olarak hücum açısından onlar bizden 1 tık önde. Atarak kazanan bir takım zaten Real Madrid.

 

Savunma :

 

Okan :

Üstün olduğumuz bir kategori daha. Geçen seneye göre bu sene takımda en çok değişen şeylerden biri savunma azmi. İstekli ve konsantre olduğumuz zaman öyle bir savunma yapıyoruz ki rakip gerçekten potaya bakamıyor. Normal sezonu 70,7 sayı yiyerek bitirmiştik. Top16 bu rakam 73,7 olarak gözüküyor ama bu rakam çok anlamlı değil. Son 3 maçta liderliği garantilemiş olmamız nedeniyle gevşeyen savunmamızla toplamda 250 sayı yedik ki ortalaması 83 sayıya geliyor. Bunu ve 106-100 lük anlamsız Daçka maçını da çıkarırsak geri kalan 10 maçtaki yediğimiz sayı ortalaması sadece 68,6. Tabi bu rakamlara Vesely varken ulaşmıştık. Vesely’nin takıma en büyük katkısı savunmada idi. Hem ters eşleşmelerde hiç sıkıntı yaşamaması, hem blok tehdidi, hem de heryere yetişen yardım savunması ile inanılmaz fark yaratıyordu. Onun yokluğunda Antic’ten bunları beklemek çok mümkün değil. Ancak burada Antic’in oyun zekası ve tecrübesi ile yavaş ayaklarının açığını kapatacak olması beni biraz rahatlatıyor. Savunma kısmında bizim açımızdan risk gördüğüm tek alan tempolu RM kısalarına karşı bizim kısaların birebirde geçilme şanslarının fazla olması. Burada Obradovic’in mutlaka bir önlem alacağını düşünüyorum. Hickman&Sloukas ikilisinden bu konuda destek alması ihtimalini yüksek görüyorum. Eğer kısalarımız çabuk geçilir ve rakip kısalar hızlıca potaya gitmeye kalkarsa , Vesely yokken bir tek Udoh ile potamızı savunma konusunda sıkıntı yaşayabiliriz.

RM ise savunma konsantrasyon hiç olmayan bir takım. Attıkları sürece savunma yapmayı düşünmüyorlar bile. Bu hiçbir zaman yapamayacakları anlamına gelmesin. Mesela ilk yarısı 54-49 biten hayati önemdeki Khimki maçının 3. Çeyreğinde rakiplerini sadece 9 sayıda tuttular. Bu rakamlarda iki maçları daha var. Biri Kızılyıldız’ı normal sezonda içerde oynadıkları maçın ilk çeyreğinde 6 sayıda, bizi de yine kendi sahalarında oynadıkları maçta 3.çeyrekte 10 sayıda tutmuşlardı. Gerçi o maçtan biraz bahsetmek lazım. Udoh’suz çıktığımız o maçta ilk yarıyı 36-45 ile 9 sayı önde geçmiş, ancak 3.çeyreğin hemen başında Vesely 4.faulü alıp kenara gelmesiyle beraber oyunun hakimiyetini kaybedip sonra bir daha toparlayamamıştık. Bunu da toparlamak gerekirse, kendi sahalarında seyircinin de yardımıyla bir momentum yakalarlarsa o zaman savunma dirençleri artıyor. Maç başına 82,2 sayı yiyen RM’in kazandığı maçlarda bu rakam 77 ye düşerken , kaybettikleri maçlarda bu rakam 87,3 e çıkıyor.

 

Jacko

Savunma konusunda ise biz le onlar siyah ile beyaz kadar farklıyız. Biz savunmamızdan güç alan bir takımız. Bu seride ön alanda Hickman ve Sloukas ın çok özverili olması lazım. 1 e 1 de geçilmeleri facia olur. Baskılı bir ön alan savunması yapıp başta Llull u etkisiz kılmalıyız. Llull genelde iyi başladığında iyi oynayan bir oyuncu, hele Rudy kesinlikle attıkça coşuyor, onun coşmasına kesinlike müsade etmemek lazım. Gerekirse sürekli fauller ile bıktırmak lazım zira atmadan sahada kalan bir Rudy savunmada bizim için bulunmaz hint kumaşı. Vesely nin yokluğunda arka alanda ki atletizmimiz çok azaldı ama son maçlarda Datome nin zeki yardımları beni biraz umutlandırdı. Gigi belki atlet değil ama oyunu bilen bir oyuncu. Sahada kaldığı sürelerde hem atıp hem de savunmada akıllı oynar ise Reali çok zorlarız. Ön alanda onlardan yok saymamamız gereken ve benim en korktuğum oyuncu ise JC Carroll. Bu adam bu sene penetrelerini de geliştirdi ve bizi delebilecek yetenekde. Hem şut tehdidi yüksek hemde penetrelerde başarılı olursa savunmada sıkıntı çekebiliriz. Geçen F4 de sürpriz Rivers etkisini hatırlayın bu sene aynı kazığı Carroll dan yemeyiz umarım zira bu aralar formunu yukarı çekti.

 

Real ise savunma yapmaktan hiç zevk almayan bir takım. Tek dertleri bir an önce hücuma geçmek. Savunmayı yapmayı sevmediklerinden maç başı 82 sayı yiyorlar zaten. Biz is akıllı ve akıcı hücum edersek başarılı oluyoruz. Yani onların statik savunmasına karşılık hızlı top çevirip doğru adamları bulmamız lazım. Laso nun zaten B planı olmadığından eğer savunmalarını yıkmayı başarırısak hücumda bir an önce sayı bulma telaşı ile saçmalayabilirler.

 

Psikoloji:

 

Okan :

 

Bizden üstün net üstün oldukları tek konu bence psikoloji. Buraları oynamayı çok iyi biliyorlar. Geçen sene F4 maçımız nedeniyle bize karşı zaten bir üstünlükleri var. O maçı herkesin bildiği gibi basketbolla değil, psikoloji ile kazanmışlardı. Özellikle Bjelica’nın üzerine giderek onu maçın dışına çıkarmış, yaptıkları sertliklerle bizi fazlasıyla sinirlendirmişlerdi. Bu sene Ülker Arena’da oynadığımız ilk maçta, büyük bir hırs ve mücadele arzusuyla çıkmış, hiç onların oyununa gelmemiş hatta biz onları sindirmiştik. Bu konuda o geçen seneki F4 kadar tecrübesiz değiliz. Üstelik bu sene takımda Antic gibi bir kurt da var. En azından kendi sahamızdaki maçlarda bu konuda bize üstünlük sağlamalarını beklemiyorum. Ama Madrid’de yine herşey olabilir.

Jacko

 

Psikoloji yönünde daha sağlam oldukları kesin. Reyes+Nocioni+Rudy zaten bu işin üstadları. Aynı Okan ın da dediği gibi geçen sene Bjelica gibi bir buz adamı bile düzen dışına itmeyi başardılar. Fakat bu sene başta Antic olmak üzere Sloukas (yunan guardlar her zaman bilirler bu işleri) ve Udoh akıllı ve bu oyunlara gelmeyecek adamlar. Bu sene Bogdan üzerine oynayıp sinirlendirmeye çalışacaklar ve tabii ki Vesely siz bir Fenerbahçe de oyundan eleyecekleri bir Udoh onlara maç getireceğini biliyor olacaklar. F4 ün psikolojisini yaşamış daha çok oyuncu var takımda artık sanırım kolay kolay bu konuda mağlıp olmayız ama bize üstün oldukları kesin.

 

Sonuç:

 

Okan :

Yorumlarımın bir çok yerinde gördüğünüz gibi Antic’in ismi geçiyor. Bana göre bu serinin kilit isim Antic olacak. Onun ceza atışlarına, savunmada alan kapatmasına, ribaundlara vereceği desteğe ve en önemlisi Nocioni, Reyes, Rudy gibi bu işin belaltı kısmını iyi bilen rakiplere karşı takım arkadaşlarını yönlendirmesine fazlasıyla ihtiyacımız var. Zaten çok ciddi bir seyirci ve saha avantajı, çok formda olan Bogdan&Gigi ikilisi ve Obradovic farkıyla biz favoriyiz. Antic ise farkı yaratacak oyuncu olacaktır.

Jacko

 

Okan ile hem fikir olduğumuz bir konu daha Antic konusu. Ben de onun bu maçların kilit oyuncusu olduğunu düşünüyorum. Akıllı ve tecrubeli, basketbolu biliyor ve buraları seviyor. Bence Bogdan ın çıkışı nın yanına Anticin eklenmesi ile  biz bu seride favoriyiz. Kalinic ten atletizm ve sertlik olarak büyük beklentilerim var bu seride zira vesely inin açığı onunla kapanacak maç başı sokacağı 1-2 ceza atışı her şeyi değiştirir. Dixon, Bogdan ve Datome standartlarını oynarlarsa bu sene ki Reali de geçen sene Maccabi yi süpürdüğümüz gibi süpürmememiz için bir sebep göremiyorum.

 

Farkındayım biraz uzun oldu fakat umarım keyifle okumuşsunuzdur. Şimdi artık destek zamanı bizler akşama üzerimizde sarılar ile tribünde olacağız. Haydı Obra nın askerleri haydı #sarıTribün.

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

Yetmez mi?

Her sene bu kritik döneme geldiğimizde kafamızda soru işaretleri yaşamak durumunda kalıyoruz. Önce Bjelica, sonra Vesely, şimdi de Sloukas ve Bogdanovic. Gerçekten acaba bizim F4 kazanmamızı istemeyen ulu bir güç mü var diye düşünüyor…

2 Yorumlar
  1. DocRush 2 sene önce
    Yanıtla

    Yazı süper; emeğinize sağlık.
    Akşama her zamanki gibi salonda olacağım; niyet zaten belli, umalım da akıbet ile örtüşsün…
    (-;

  2. okanbaytin 2 sene önce
    Yanıtla

    Herkese ihtiyacımız var bu akşam, mutlaka sarı gelmeyi unutmayın 🙂

Yorum Yap

Your email address will not be published.