Puzzle Tamamlandı: Nikola Kalinic

by

Bu senenin yine çok eleştiri çeken transferlerinden birini daha anlatmaya geldi sıra. Basketbol piyasası çok küçüldü ve futbol piyasasından en önemli farklardan biri de genelde transferlerin sözleşmesi tamamlanmış oyuncular üzerinden yürüyor olması. Kolay kolay hiçbir oyuncu için buy-out(bonservis) ödenmiyor. Aslında oyuncuların kazandıkları paralar futbol piyasasından çok da farklı olmasa da, buy-out rakamları arasında çok büyük farklar var. Mesela bu sene Fenerbahçe futbol takımına transfer edilen Josef De Souza için 8mio euro bonservis bedeli ödendi. Ne kadar bu rakam da eleştirilmiş olsa da bu seviyede bedeller ödenebiliyor. Aynı şekilde dün açıklanan Ozan Tufan için 7 mio euro bonservis ödeneceği söyleniyor. Nikola Kalinic için ödenen bonservis bedeli ise 1 mio euro. Bu rakam fazlasıyla tepki çekti. Şimdi bu tepkinin nedenlerine gelelim.

Goudelock’ın takımdan gönderilmesi sonucunda Bogdan’ın gerçek pozisyonu olana 2 numaraya dönecek olması ve Dixon’ın transferiyle Emir’in takımdan ayrılması  ihtimali üzerine takımda zaten geçen sene de eksik olan 3 numara pozisyonu tamamen boşalmış oldu. Bir çok oyuncunun adı geçti bu pozisyon için. CSKA’dan ayrılıp NBA’de kontrat arayan Sonny Weems, geçen sene Kaunas’da oldukça iyi bir sezon geçiren James Anderson, NBA’den Avrupa’ya döneceği konuşulan Jeffery Taylor, son dönemde serbest kalacağı konuşulan Kostas Papanikalou gibi çok daha sükseli isimler transfer piyasasındayken Nikola Kalinic ismi hem de buy-out ödenerek alınacak olması fazlasıyla tepki çekti. Diğer isimlerin 3 tanesi (Papanikalou hariç) çok daha skorer oyunculardı. Bu sene kurulan takımda Bjelica ve Goudelock’ın yokluğunda takımın skor sıkıntısı çekeceği konuşulurken ve daha skorer bir oyuncu ile 3 numara pozisyonu doldurulması istenirken , Kalinic gibi skorer kimliği ile öne çıkmayan bir oyuncunun transferi pek çok kişiyi mutlu etmedi.

Birinci yanlış zaten burada. Bir çok kişide bu senenin kadrosunun skor sıkıntısı yaşayacağı düşüncesi var. Ben buna kesinlikle katılmıyorum ki daha sonra takım hakkında yazacağım genel yazılarda bu konuya detaylıca değineceğim.

İkinci konu, daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi , bu sene  her oyuncunun kendi pozisyonunu yaratabileceği birebir hücumlardan çok, set oyunlarının , p&r ve p&p lerin daha çok uygulanacağı bir hücum düzenine geçiyoruz. Çok gerekmediği ve oyun çok sıkışmadığı sürece, geçen sene Glock ve Bjelica’nın yaptığı gibi, topu onların eline verip “hadi bakalım koçum, bir şeyler yarat” gibi bir beklenti olmayacak. Ancak bazı durumlarda bunu yapıyor olabiliriz ki bunu yapabilecek oyuncularımız da kadroda var.

Üçüncü konu, yine daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi, bir veya iki şeyi çok çok iyi yapacak oyunculardan çok, birçok şeyi iyi yapan oyuncular tercih edildi. Kalinic de bu açıdan oldukça tatmin edici bir oyuncu.

Şimdi gelelim Kalinic özeline. 91 doğumlu Sırp oyuncu ilk olarak geçen sene Dünya Kupasında Sırbistan Milli takımında yer bulduğu zaman dikkat çekti. O pozisyonda oynayan çok kariyerli ve tecrübeli Micov’un , hazırlık döneminde coach Djordjevic ile sorun yaşayıp takımdan ayrılması sonrasında Kalinic’in aldığı süre ve sorumluluk iyice  arttı. Oldukça iyi bir turnuva geçirdikten sonra geçen sene transfer olduğu Kızılyıldız ile EL’de de çok başarılı bir sezon geçirdi. Takımın genel felsefesi olan, sert ve baskılı savunma sonrasında kapılan toplar ve alınan net savunma ribaundları sonrasında fastbreak’lere dayanan hücum şekline en çok uyan profillerinden biriydi Kalinic. Atletik yapısı, hızlı ve çabuk ayakları ile, hem hücumu başlatan hem de bitiren oyuncu oldu. Oyun tempo ve hız kazandığı sürece Kalinic’in değeri gittikçe yükseldi.Geçen seneki performansını devam ettirmesi sonucunda önümüzdeki sene sonunda sözleşmesi bittiğinde transfer piyasasının önde gelen hedeflerinden biri haline gelmesi çok yüksek ihtimaldi.

Biraz önce değindiğim gibi en öne çıkan özelliği atletizm Kalinic’in. 2,02cm boyunda ama ince yapısı ile sanki daha uzun bir forvet fiziği sergiliyor. Elleri ve ayakları oldukça güçlü ve aynı zamanda çok hızlı. Bu hız hem iki yarı saha arasında geçen sürede, hem de dar alanda etkili olmasını sağlıyor. Bu sayede anlık patlamaları, fark yaratacak seviyede, Vesely ile yarışacak belki ondan daha öne çıkabilecek kadar iyi. Hem savunma hem hücum ribaundlarında hiç piyasada yokken ortaya çıkıp sonuca gidebiliyor. Özellikle zamanlama konusunda başarılı olması ona ekstra bir avantaj sağlıyor. Ona bir ribaund canavarı demek doğru olmayacaktır ama 3 numara olarak ribaundlara gerektiği kadar destek oluyor. Geçen seneyi 4 ribaund ortalaması ile bitirdi.

Hızı en çok ona fastbreak lerde yardımcı oluyor. Karşı sahaya o kadar hızlı gidiyor ki, eğer doğru zamanda doğru pası alabilirse bitirmeden dönmüyor. Eğer işin hücum tarafını ikiye ayırsak, açık saha ve set hücumu olarak, onun net bir açık saha oyuncusu olduğunu söyleyebiliriz. Set hücumlarında iş biraz sıkıntıya giriyor. Bana göre en önemli eksiği fundemental’i. Topla arası çok iyi değil, zaten onu çok fazla topla oynarken göremiyorsunuz. Eğer topu eline aldıysa çok kısa bir sürede ya potaya atıyor ya da elinden çıkarıyor.

Şut performansı yine bir eleştiri konusu. Eleştirilen tarafı kendi şutunu yaratamıyor olması. Evet yaratamıyor, ama şut pozisyonu bulursa fena atmıyor. Geçen sene yayın gerisinden %35 altına düşmeden kullanmış şutların. Yakın ve orta mesafede ise %50 seviyelerinde. Zaten onu bir şutör diye katmazsınız takımınıza. Ama ceza şutunu atması gerektiği zaman gayet iyi atacaktır.

Fundemental’i iyi değil, ancak hem hareketli topsuz potaya gidişleri hem de uygun fırsat bulması durumunda bir veya iki dripling ile kendi topuyla potaya gidişleri hiç de fena değil. Bunun yanında sırtı dönük oyunları oynarken onu göremiyoruz. Yine fundemental sorunu ortaya çıkıyor. Zayıf olmasına rağmen güçlü fiziği ile oldukça önemli bir silah haline gelebilecek sırtı dönük oyunları kullanamıyor.

İkili oyun konusunda da maalesef iyi olduğunu söylemek zor. Daha doğrusu bunu hiç görmediğimiz için yapıp yapamayacağını bilemiyorum.

Hırs, oyun disiplini , ve konsantrasyon konusunda ise Obradovic’in tatmin olacağı bir oyuncu olduğunu söyleyebiliriz. Oyunda kaldığı süre boyunca hiç oyundan düşmeyen, potansiyeli doğrultusunda sürekli takıma katkı sağlamaya çalışan bir oyuncu. Topu elinde isteyen bir oyuncu olmadığı için, defalarca kez savunma hücum arasında gidip gelse ve hiç top kullanmasa bile, savunmada hiç düşmüyor.

Buradan işin savunma tarafına gelebiliriz. Asıl Kalinic’in farkı burada ortaya çıkıyor. Hem bireysel hem takım savunmasında çok önemli bir silah Kalinic. Baskılı savunmada da, set savunmasında da savunma oyuncusu denebilecek seviyede. Hızlı ayakları ve çabuk elleri hem hücumcusunun kolayca onu geçmesine engel olurken, hem de kaptığı toplarla veya yaptırdığı top kayıpları ile rakibini bozabiliyor. Ayrıca hem kısa hem uzun oyuncuya yardıma gidebiliyor, ya da değişmeli savunmada karşısında kim kalırsa kalsın savunabiliyor.

Takımda savunma defosu yaşayabilecek en önemli isim Datome. Ancak oyunda olduğu süre zarfında Kalinic ve Vesely ile oynadığı anlarda bu defolar çok göze batmayacaktır. Kalinic bireysel katkısı dışında takımın eksiklerinin kapatılması konusunda  katkısının fazla olacağını düşünüyorum.

Bu seneki kadronun çok daha mücadeleci, direnci yüksek , düzen ve sistem takımı olacağı aşikar. Bütün transferler bu doğrultuda yapıldı. Kalinic de bu kadronun tamamlayıcı bir parçası. Umarım kısa sürede uyum sağlayıp beklentileri karşılar.

NIKOLA KALINIC İSTATİSTİKLER 

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

Yorum Yap

Your email address will not be published.