Play Off Serisinde 2.Perde

by

Kabus gibi biten ilk yarının ardından tarihe yazılan bir ikinci yarı performansı ile kazandığımız ilk maçtan sonra  bu akşam serinin ikinci maçı oynanacak.

İlk maçtan farklı bir maç mı olur?

Panathinaikos veya Fenerbahçe değişik bir strateji ile sahaya çıkar mı?

İki takımda ilk maçta devreye girmeyen silahlarını bu maç kullanabilecekler mi, rotasyonlar farklılaşacak mı?

Fenerbahçe tarafında bu iş bitti kafası var mıdır ve bu serinin geri kalanına yansır mı?

Bu soruların cevapları ile bu akşam oynanacak maç öncesi bir beyin fırtınası yaşayalım.

 

İlk maçta çok farklı senaryolar yaşandı. Maçın başında 6-16 seri ile Fenerbahçe maça harika başladı. Ancak bu seride 4 üçlüğün gelmesi , topun içeriye çok girememesi, kişisel performansların ön plana çıkması gibi durumlar söz konusu idi. Ancak maçın bu kısmında asıl farkı yaratan Fenerbahçe’nin Calathes’in pas açılarını çok iyi kapatıp onu birebir oynamaya mecbur bırakmasıydı. Peki bu seri nasıl sona erdi ? Rivers’ın oyuna girmesi ve onu savunan Datome’nin takım savunmasındaki harika performansını birebir savunmada gösteremiyor olmasının da etkisiyle tıkanan Pana hücumları açıldı. Dışardan gelen bu şutların ardında Fenerbahçe’nin önce savunması titremeye daha sonra da hücumda da şut ritmi bozulmaya başladı. Seyirciyi arkasına alan Pana bu seriye ilk yarının sonuna kadar 36-12 ile cevap verip devreye 42-28 önde girmişti. İkinci yarıya çok iyi başlamayan Fenerbahçe bir strateji değişikliği yapıp akmayan hücumları akar hale getirmek için Kostas&Bobby&Bogdan üçlüsüyle oyuna başlayıp, potasını da Ekpe&Vesely ikilisi ile savunmayı tercih etti ve bu karar işlemeye başladı. Özellikle Bogdan hücumda inanılmaz oynaması her geçen saniye direnci artan savunmayla beraber Pana’yı strese soktu. Zaten zor durumları yönetmekte büyük sıkıntı yaşayan Pascual bu soruna çare bulamadı ve bu sefer maçın son serisi geldi hem de ne geldi : 16-43. Bu yarıdaki bir iki rakamla işin ne derece inanılmaz olduğuna da göz atmak lazım. İlk yarıda 8/14 iki sayı 6/11 üç sayı atan pana 3.çeyrekte toplamda 3/14 , 4.çeyrekte ise 1/12 şut sokabildi. 16 sayı attı Pana ve bunun 7 si serbest atıştan geldi. Sadece 4 saha içi basket bulabildiler.

Genel çerçevede bakıldığında kendi saha performansına göre bizim maç performansının karşılaştırması şöyle :

Sezon Ortalaması        Bu Maç

Sayı :           80,6                             58

Rib :             34,6                             27

Ass:              14,5                              13

TÇ:                8,1                                5

TK:                10,3                             13

2 %:                52,2                           40,7

3 %:                35,2                            30,4

 

Yukarıdaki istatistiklerden de görüldüğü gibi Panathinaikos hiçbir istatistikte sezon ortalamalarını yakalayamadı ki ilk yarıdaki performanslarına rağmen.

Peki neyi değiştirecek Pana ? Bir kere ilk maçı 4 ve 5 numaralardaki 4 oyuncudan toplam 11 sayı bulabilen rakimiz topu daha çok içeriye indirmeye çalışacaktır. Bir şekilde kısaların performansının yetmediği yerde uzunları da devreye sokmak isteyecekler ki daha çok kısaların eline bakmak zorunda olan bir takım olmaları nedeniyle onların daha rahat oynayabilmeleri için topun mutlaka bir içeri bir dışarı çıkmasını isteyeceklerdir.

Topa daha çok baskı yapıp kaptıkları topları hızlı hücumlara çevirmeye alışkın olan bir takım Pana. Ancak ilk maçta hızlı hücumlardan sadece 1 sayı, bizim top kayıplarımızdan ise 13 sayı bulabildiler. Biz ise bu iki alanda toplamda 37 sayı bulduk. Bu nedenle bu maçta oyun kurucularımız üzerinde daha büyük baskı kurup top çalmaya odaklanabilirler.

Fenerbahçe açısından ise dikkat edilmesi gereken konu , rakibin ikinci şans sayılarını daha aza indirmek olmalı.  İlk maçta bu nedenle 11 sayı yemişti Fenerbahçe mutlaka buna önlem alacak Obradovic. İkili oyun savunmasında zayıf olmalarına rağmen bunu hiç değerlendirememiş olmamız ikinci maç için bize ayrı bir opsiyon olarak görülmeli. Sloukas’a burada çok iş düşüyor , özellikle Bourousis’in oyunda olduğu anları iyi değerlendirmek lazım.

 

Biraz önce değindiğim gibi Pana uzunlarını bu maçta daha çok devreye almaya çalışacaktır. Fenerbahçe tarafında ise bir çok silah hala çekilmedi. Sloukas 5 şuttan da yararlanamamıştı, bu maçta mutlaka bu ceza şutlarını değerlendirecektir. Gigi sadece bir üçlükle bitirdiği maçın ardından mutlaka devreye girmek isteyecektir. Özellikle savunmada bir sıkıntı olmaz ise hücum performansı mutlaka artacaktır. Nunnaly&Melih ikilisinden ekstra bir skor gelirse kimse şaşırmayacaktır.

 

İşin psikoloji kısmı ise bence en belirleyici taraf olacak bu akşam. Pana bu maçı mutlaka kazanmak zorunda yoksa İstanbul’a ancak turistik geziye gelirler. Bu onların üzerinde bir taraftan olumsuz bir baskı yaratırken savunmadaki sertliklerini arttıracaktır. İşler istedikleri gibi gitmez ve maçın başında sert bir darbe indiremezlerse bu onları iyice strese sokacaktır.

Fenerbahçe tarafında ise hedef bir maçı almaktı. Ve bu baskıyı atlatıp büyük bir avantajı cebine koydu. Bir taraftan da ‘Biz Pana’dan çok daha iyiyiz’ dedirtecek bir ikinci yarı oynanmış olması bu akşam vidaların biraz gevşemesine neden olabilir.

 

İlk maç gösterdi ki, Fenerbahçe hem oyuncu hem coach hem de basketbol seviyesi olarak daha yukarıda. Pana seyirci avantajını da kullanamadı ve bunu ikinci maçta da yaşayabilir. Sonuçta kendi seyircilerinin önünde 16 sayı farkla öndeyken maçı verdiler. Hem seyirci hem takım üzerinde bu akşam daha büyük bir korku mutlaka vardır, özgüven kaybı yaşadıkları da kaçınılmaz.

 

Hakemlerin çok devreye girmediği bir maç olması dileğiyle herkese iyi seyirler.

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

Büyük Heyecan Başlıyor

Sezon başında bana “Bu sene takımdan beklentin ne” dediklerinde cevabım”Şu 5 maçlık seriyi görmek istiyorum, bu heyecanı yaşamak istiyorum” idi. Senelerdir Top16 turundan çıkamıyor olmak , en çok yaklaştığımız Spajiha döneminde bile bunu görememiş…

article-image
Euroleauge

Yetmez mi?

Her sene bu kritik döneme geldiğimizde kafamızda soru işaretleri yaşamak durumunda kalıyoruz. Önce Bjelica, sonra Vesely, şimdi de Sloukas ve Bogdanovic. Gerçekten acaba bizim F4 kazanmamızı istemeyen ulu bir güç mü var diye düşünüyor…

Yorum Yap

Your email address will not be published.