P.Karşıyaka-Fenerbahce Ulker:69-75.. Vesely ve Bjelica yetti

by

Kötü bir dönemden geçiyoruz. Hem saha sonuçları hem oynanan basketbol kimseyi tatmin etmiyor. Ancak en çok etkilenen takım. Biran önce zor maçlar kazanmaya başlamalı ve takımın güvenini sağlaması gerekiyor. Karşıyaka maçı böyle bir maçtı. Çok etkili bir taraftar önünde, gayet kapasiteli bir takıma karşı oynanan ve kazanılan bu maç, ne puan ne sıralama açısından çok önemli olmasa da , takımın güvenini kazanması anlamında çok önemliydi.

 

Maça bu sezonki hatalaramızla başladık. Ön alan savunmasındaki hatalar, perdelerin arkasından boş şut bulan P.Karşıyaka’yı bir anda öne fırlattı. Çok rahat skor üreten P.Karşıyaka ilk periodu 11 sayı farkla 21-10 önde geçti. Maça ilk beş başlayan Kenan , gayet istekli bir şekilde Dixon’ı kovalasa da erken bir şekilde 2 faul alınca yerine Hickman’a bıraktı. O da maça ısınana kadar potamıza üçlükleri gönderdi Dixon. Neyse ki ikinci period ile birlikte hem savunmada sertleşip hem de hücumda biraz şut sokmaya başlayınca rakibi yakalayıp öne geçebildik. 3. Period da bir ara 6 sayı öne geçtiysek de P.Karşıyaka tekrar bizi yakalayıp maçı dengeledi ve peridun sonunda 50-50 lik skor oluştu.

Son periodda ise, rakibin önemli oyuncularının iyice yorulması ve girmeyen dış şutları ile maçı 10 sayılara taşıdık ve çok da zorlanmadan galip bitirdik.

 

Bu maçın özelinde P.Karşıyaka’nın çok kısa ve size’ı düşük oyuncuları sayesinde özellikle Vesely ve Bjelica içerden çok rahat sayılar buldular. Ribaundlarda da 41-30 luk üstünlük sağladık. Vesely geldiği günden beri en skorer maçını oynayıp iki pota altında da oldukça verimli oynadı. Bjelica da son zamanlarda Vesely’nin hem 5 numaradan süre alması hem de kendi performasının artmasıyla aldığı süreleri arttırdı ve bu maçı da 15 sayı 11 ribaund ile bitirdi. Bu oyuncalara en büyük destek de Emir’den geldi. Skor atmasa da 10 ribaund ve 10 asist ile oldukça verimli oynadı. Toplamda 20 asist yaptık. Bu asistlerin 10’u Emir’den gelirken Hickman’dan 0(sıfır) Kenan’dan 1(bir) asist geldi. Tamam kimse onlardan 10 asist beklemiyor ama bu kadar da olması çok manidar.

Kısalara gelince, maça başlayan Kenan artık savunma yapması gerektiğini anlamış. Ayakları ne kadar yavaş olsa da istek ve hırsı ile elinden geldiğince savunmada faydalı olmaya çalıştı. Yeterli olduğunu söylemem ama bu istek de gelecek için iyi haber. İşin savunma tarafı böyleyken hücum tarafında ise anlaşılmadık bir şekilde etkisiz oynuyor. Topu yarı sahaya geçirmekten başka bir şey yaptığı yok. Neden bu hale geldi bilemiyorum ama onun neler yapabileceğini hepimiz biliyoruz. Takım bu haldeyken, yabancı ve başarılı bir pg yokken, ben Kenan’ın büyük bir fırsat harcadığını düşünüyorum. Top16 öncesi bu takıma büyük ihtimalle bir pg takviyesi yapıalacak ve o takviyenin ardından böyle oynamaya devam eden Kenan hiç süre alamayacak. Biran önce toparlanmalı ve eski performansına dönmeli.

Hickman gibi gerçek bir pg olmasa da ihtiyaçtan pg oynayan Can ise tam bir hayal kırıklığı. Gerçi onu da çok suçlamamak lazım. Asıl pozisyonun 2 numara ve pg oynamayı bilmiyor beceremiyor, bir taraftan da Obradovic geçen sene Melih’e nasıl topu yarı sahaya geçir başka bir şey yapmana gerek yok pg pozisyonundayken dediyse aynı şeyi Can’dan da bekliyor olabilir. Sonuç şu ki, rotasyonda bu şekilde bir oyuncu tutmak gerçekten çok gereksiz.

Geçen sene Kenan sakatken görev alan Berk, Can’dan çok daha faydalı olabilir. Bence artık ona biraz şans vermeli rotasyona dahil etmeliyiz.

Hickman konusunda umarım yanılırım ama bence bu senenin en yanlış transferi. Bu kadar kötü bir oyuncu olmadığını biliyorum ama artık Hickman takımın bir numaralı el freni. Zoric bile arada sırada faydalı şeyler yapabiliyor ama Hickman tamamen zarar. Heurtel ile takas mı yapılır, takımdan mı gönderilir bilmiyorum ama şu takımda asla pg oynamamalı. İki numara da olmaz mı derseniz de o zaman şunu derim: Zaten Glock var, Bogdan bile onun yüzünden daha kendine gelemedi, Hickman bu iki oyuncunun arkasında nasıl süre bulacak da oynayacak. Melih gibi geçen sene büyük bir çıkış yapan oyuncumuz varken Hickman’ın rotasyonda olmasını hiç kabul edemiyorum.

Bogdan konusu başka bir konu. O da kendini kaybetti ve bir türlü bulamıyor. Bir iki TBL maçında Glock’u kadroya almayıp bütün sorumluluğu ona vermeli, gerekirse maçı kaybetmeli ama onu kazanmalıyız. Bogdan’dan katkı alamazsak zaten çok rahat olmayan takım iyice sıkıntı içinde yüzmeye başlayacak.

 

Bu sene yapılan Can, Serhat, Semih transferlerini görünce , elde de Berk , İzzet gibi oyuncular olduğu için şunu düşünmüştüm: TBL maçlarında bu oyuncular daha çok süre alır ve as oyuncular dinlenmeye fırsat bulur. Ancak pek öyle olmuyor. Dün takımda süreler şöyle dağıldı:

Glock: 32

Bjelica: 31

Emir : 27

Hickman: 26

Vesely: 22

Bogdan: 21

Zoric : 18

Yerli rotasyonundan bir tek Kenan 9 dakika süre aldı. Geri kalan oyuncular Semih 6, Can 4 , Oğuz 0, Melih 0 dakika. 8 kişilik rotasyon ile hem tbl yi hem el i oynamaya kalkarsak hem sakatlıklar hem de yorgunluklar nedeniyle zaten çok eleştirilen performansımız çok daha aşağılara düşecektir.

 

Maçın İstatistikleri

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
TBL

Efes Dağıttı..85-67

CSKA maçı öncesi önemli bir sınavdı Efes maçı. Sınırlı hücum gücüne rağmen iyi savunmasıyla fark yaratan Efes , Kristic ve Furkan’ın da olmamasıyla aslında maçın favorisi değildi. Son zamanlarda iyi basketbolu ve seri galibiyetleri…

Yorum Yap

Your email address will not be published.