Olympiakos-Fenerbahce 95-82.. Eski öğrencilerinden Obradovic’e acı ders

by

Top16 maçlarına deplasmanda aldığımız Olympiakos yenilgisiyle başladık. Maç boyunca genelde Olympiakos kontrolünde geçen maç içinde bir iki kez rakibi tedirgin edecek şekilde yaklaşmamıza rağmen indirici darbeyi vuramayıp deplasmandan galibiyet çıkaramadık. Maçın analizine geçmeden önce şunu belirtmekte fayda görüyorum. Obradovic’in de maçtan sonra dediği gibi rakibimiz maçı bizden daha çok istedi. Bunda özellikle Yunan liginde almış oldukları yenilgilerin ve Obradovic’e karşı oynamanın ekstra bir motivasyon sağladığını belirtmek lazım.

Olympiakos analizinde belirttiğim bir kaç konu maç içinde aleyhimize gerçekleşti maalesef. Rakibin en önemli silahı Spanoulis maçı 28 sayı, 9 asist, 5 ribaund ve bunların bileşiminde 39 verimlilik puanı ile bitirdi ki bu puan onun kariyer rekoru. Maç boyunca onu durdurmakta oldukça sıkıntı çektik. Ne Bo, ne Ömer, bazen Emir onun karşısında duramadı. Maç öncesi endişelerimden biri olan Kenan’ın savunmasına bir şans verdi Obradovic ama ancak 3-4 dakika dayanabildi. Aslında Spanoulis’i çok yakından tanıyan Obradovic’in onun etkinliğini biraz olsun azaltabileceğini ummuştum ancak maalesef bu gerçekleşmedi. Hem içerden hem dışardan resmen bizi denize döktü Spanoulis. Üstün oldukları 1 numara pozisyonunda Acie Law’un yokluğuna rağmen ezici bir üstünlük sağladılar. Spanoulis haricinde Sloukas-Mantzaris ikilisinde de 11 sayı 6 asist 5 ribaundluk bir katkı alarak toplamda guard üçlüsünden 39 sayı, 15 asist 10 ribaund çıkardılar. Bizimse Bo-Kenan ikilisinin toplamında 4 sayı 1 asist aldığımız düşünülürse gerçekten ne büyük bir fark yarattıkları çok net ortaya çıkıyor. Diğer bir konu 3 numara pozisyonu idi. Burada Lojeski-Perperoglou ikilisinin ağır basacağını tahmin etmiştim ki maalesef bu da gerçekleşti. Bu ikiliden de 35 sayı 8 ribaundluk bir katkı aldı Olympiakos ve bu konuda da bizi denize döktüler. Bojan’ın bırakın ekstra oyunu normal standardının bile altında kalması, bir tane bile üçlük sokamaması bizim işimizi iyice zorlaştırdı. Kleiza-Bjelica ikilisinin de maça ağırlığını koyamaması nedeniyle 5 numara pozisyonundan beklediğimiz ve aldığımız iyi sonuca rağmen yenilgi kaçınılmaz oldu. Maçın genel istitastiklerine baktığımızda da Bartzokas’ın dediği gibi 20 asist yaptıkları bir maçta sadece 4 top kaybı yaparak  normalde %150 civarında olan asist/turnover ratio ları bu maçta %500 gibi inanılmaz bir rakama ulaştı. Maçta bizim lehimize iyi olan tek şey 5 numaralardan aldığımız katkı haricinde Emir’in iyi performansı idi. Gerçi benim aklımda şöyle bir şey var, tam istatistiğini çıkarmadım ama, Emir’in çok iyi olduğu normal üstü olduğu maçları biz genelde kaybediyoruz. Eğer Emir o gün takımın en iyisi ise, demek ki takımda işler yolunda gitmiyor ve herşeyi o yapmak zorunda kalıyor. Bu maçta onlardan biriydi. Ne Bojan, ne Kleiza ne Bjelice hatta Bo McCalebb hiç devreye giremediler ve maça ağırlık koyamadılar. Tabi bu kadar yıldızlarının iyi performansına bağlı bir takım olmamız nedeniyle onların tıkandığı gün takımın iyi sonuç almasını beklemek için henüz oldukça erken. Belki bir sene sonra daha bir takım olmaya başladığımız zaman bu tarz kötü performanslara rağmen maç kazanabilir hale gelebiliriz.

Tabi şunun altını çizmek lazım, maçın bitmesine 2 dakika kala Emir’in üçlüğü ile skora 78-75 e getirmiştik. Bu andan itibaren 4 tane üçlük arka arkaya yiyince (2 tane Perperoglou, 1 tane Spanoulis ve 1 tane de Lojeski) maçı geri getirme şansımız kalmadı. Yıldızlarımızın böylesine düşük performans ile oynadığı bir günde son iki dakikaya 3 sayı geride girmek maçı kazanmak anlamında büyük bir şansdı. Ancak bütün topların el yaktığı o anlarda Olympiakos oyuncularının hiç elleri titremeden 4 üçlüğü arka arkaya sokması da bizim açımızdan büyük şansızlıktı.

Bir diğer konu da yaptığımız 8 adet top kaybı. Aslında ortalama 11 civarında top kaybı yapan bir takım olarak 8 top kaybı gayet makul gibi duruyor. Ancak öyle anlarda maçın öyle kırılma anlarında öyle saçma sapan top kayıpları yaptık ki etkisi çok ağır oldu.

Bu zor grupta kendi sahamızda bile galibiyet alırken oldukça zorlanacağız. Olympiakos gibi bir deplasmandan galibiyet çıkarmak zaten çok olası deği. Ancak bu maçı geride bırakıp Perşembe günü oynayacağımız Barcelona maçına çok yüksek konsantrasyonla çıkmamız ve mutlaka galibiyet almamız lazım. Barcelona analizinde değineceğim ancak önden şunu söyleyebilirim , Barcelona şu an ki haliyle bizim grubun öncelikli favorisi durumda. Normal sezonda karşılaştığımız Barcelona’dan çok daha zorlu bir Barcelona ile karşılaşıyor olacağız. Ona göre hazırlanmalı taraftar olarak da maçı bu zihniyetle izlemeliyiz.

Screen Shot 2014-01-05 at 3.39.05 PM

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

EL’de Sezonun Sonu Yine Erken Geldi…

Sezon boyunca başarısızlığın nedenleri ile ilgili bir çok şey konuştuk. Bu nedenlere EL’in en başarılı coach’u bile çözüm bulamadı. Oturur savunma çalışırsınız, hücum çalışırsınız, herşeyi pratik edebilirsiniz , ama insanların zihinlerinin içine girmek, düşüncelerini değiştirmek…

article-image
Euroleauge , Konuk Yazarlar

Atina’da Türk Gecesi

Sezonun heyecanının en yüksek olacağı finaller öncesi , en güzel basketbolun oynandığı bölümüne sekizli elemelere geldik. Euroleague basketbolunun en sert maçlarının geçtiği, takımların tüm kozlarını, planlarını ortaya döktüğü günler iki maçla başladı. Mutlak favori…

Yorum Yap

Your email address will not be published.