Nerde Kalmıştık…

by

Yeni sezonun ilk yazısı ve aynı heyecanı tekrar hissediyor olmak gerçekten çok güzel. Öncelikle bu takımı yaratan ve basketbola olan aşkımı kalpten yaşamama sebep olan başta Koç Obradovic, tüm takıma ve emeği geçen herkese teşekkür ederek başlamam lazım.

 

Dün akşama gelirsek adeta bir ağır sıklet boksörü ile tüy sıklet boksörün müsabakası gibi idi zaten. Maalesef bu sene Euroleague’de alttakiler ile üsttekilerin farkı daha da açıldı. Maalesef ki Gran Canaria sempatik olsa da buralarda pek varlık gösterme şansı olmayan bir takım. Maçı 1nci saniyede ele alan Fenerbahçe, maçın sonuna kadar dizginleri hiç bırakmadı. Kostas sezona çok kuvvetli başladı, enerjisi en üst seviyede. Belli ki bu sene General olacak. Oyunu okuyuşu, oyunu kurma iştahı gerçekten çok yüksek. Dün de oyunda kaldığı 21 dakikanın tümünde tam bir konsantrasyon sergiledi. Bir diğer istikrar abidesi ise Jan Vesely, takımı onunla ve onsuz olarak ikiye ayırırsak yanlış olmaz. 21 dakikaya sığdırılan 34 verimlilik puanı sanırım Euroleague de pek gördüğümüz bir şey değil. Görünmez kahraman Nikola Kalinic ise tatil yaptığı belli şekilde başladı. Hissettirmeden 16 sayı atıp 24 verimliliğe ulaşmayı başardı. Bir de son saniye de topu potaya atmayışı vardı ki, sevgi yanında saygıyı da hakkettiğini söylemem lazım.

 

Gelelim 2 yeniye. Joffrey gerçekten kalite kokuyor. Mücadele etmeyi seviyor, takım oyununa yatkın ve 4 numaradan oyun kurmaya bayılıyor. Bu sene bir kademe üste çıkacak isek onun sayesinde olacaktır diye düşünüyorum. Oyunda kaldığı yaklaşık 24 dakikanın her saniyesi takım için çabalıyor. Henüz hücum ve savunma setlerine hakim değil çok belli ama basketbol ruhuna o kadar işlemiş ki resmen iç güdüleri ile Obra’nın isteklerini yapıyor. Bu sene Vesely ile beraber ikiz kuleler harika olacak, 2.11’lik oyuncudan 2.13’lük oyuncuya Alley-oop pası ancak NBA de olur, biz ise bu sene bunu çok göreceğiz gibi. Biraz ribaund konusunda geride ve pozisyon hataları olmadı desek yalan olur, fakat her sezon başı olduğu gibi savunma setleri oturana kadar bu ribaundları vereceğiz. Tyler Ennis ise Avrupa’ya hoş geldin gecesini yaşadı resmen. Ah o eller yokmu, kaldır kardeş o elleri savunmada, yoksa buralarda hemen çalarlar. Zaten bayılırlar NBA’den gelen Amerikalılara hatalı yürüme ve faul çalmaya Euroleague hakemleri. Oyunda ancak 12 dakika kalabildi, hücumu nasıl organize edeceği pek belli değil ama ikili oyun arıyor sürekli ve setler oturduğunda çok verim alacaktır ama hepsinden önemli 2 özelliği var. Birincisi korkusuzca potaya gidişi ki yıllardır bizde eksik bu. Diğeri ise takım kavramına inancı. Kendini yere atması, savunmaya önem vermesi, bireysel yıldız olmaya değil takım oyuncusu olmaya geldiğinin göstergesi. Sempatik tavırlı ve uyumlu bir tipi var. Kostas’ın formu böyle devam etmeyecek pek tabii, zamanı geldiğinde hazır olacaktır Ennis, ben inanıyorum ona.

 

İki tane büyük sıkıntımız olacak bu sene. Bir tanesi 3 sayılık atışlar ve yüzdeleri. Geçen yıllarda hep %40 üzeri 3 sayılıklarla işin o tarafını iyi çözdük fakat bu sene hem deneme sayımız az hem de yüzdemiz düşük. Burada Guduric yakın zamanda verim vermeye başlamaz ise sezonun ilerleyen bölümlerinin sancılı olma ihtimali var. Diğer sıkıntımız ise Kostas’ın üzerinde ki yük. Tüm sezon bu formda olmayacaktır, Ennis’e büyük iş düşecek, hatta Bobby ve Sinan’a. Sinan demişken birkaç cümle etmek lazım. Karakter olarak bayılıyorum Sinan’a, saha da ki duruşunu da seviyorum ama artık oyuna katkısını da arttırıp “boşa almışlar bu adamı” düşüncesini herkesin aklından silmeli.

 

5 oyuncumuzun 15 üzeri verimlilik puanına çıkması zaten bireysel bir takım olmadığımızın en büyük göstergesi. Verdiğimiz 16 hücum ribaundu ne derece sıkıntı ise aldığımız 11 tane de o derece güzel. Ve bence maçın istatistiği ise 23 asist/10 top kaybı. Bu oranı korumayı başardığımız sürece sırtımız yere gelmez.

 

Kolay bir fikstür ile başladık ama ilerleyen haftalarda zorlu maçlar var. Takım oturana kadar tek yapılması gereken destek.

 

Sevgiler,

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

Euroleauge

Partizan Analizi

Normal sezonun 4.haftasında deplasmanda Partizan ile karşılacağız.

Spor ile ilgilen birçok insanın bildiği gibi Partizan deplasmanları Avrupanın en zor deplasmanlarından biridir. Özellikle Pionir Arena’da oynadığı basketbol maçlarını bir karnaval havasına çevirmeleri ve rakip takımlar&hakem üzerinde…

article-image
Euroleauge

EUROLEAGUE’DE İLK GECE

Fenerbahçe ilk Euroleague maçında galibiyete kolay ulaştı. İlk çeyreğe hızlı bir giriş yapıp, ilk yedi dakikada farkı çift haneli sayılara çıkardılar. Bu fark maçın kontrolünü ele almalarına yetti. Fenerbahçe yedi dakikada elde edilen üstünlüğü,…

Yorum Yap

Your email address will not be published.