Kızılyıldız Maçı Öncesi Grup ve Sıralama

by

Sezon öncesi gruplar belirlendiğinde, A grubunun en zorlu grup olacağı tahmin ediliyordu ama bu kadarı sanırım kimse tarafından beklenmiyordu. Son iki haftaya girilirken grupta 2.sıradaki Khimki’nin elenme ihtimali olduğu gibi son sıradaki Strasbourg’un Top16 yapma, RM’in de grubu 2.bitirme ihtimalleri son haftaya taşınıyor.

Bir çok değerli! taraftarımız , sezon öncesinde kadro kurulduğu zaman bu kadronun çok yetersiz olduğunu, Dixon, Antic, Kalinic, Udoh ve hatta Sloukas ve Datome’nin de yanlış transferler olduğunu, bu takımın hem savunmada hem hücumda çok sıkıntı çekeceğini düşünüyordu.

Transfer dönemi çok zorlu ve yıpratıcı geçti. Ben de bir kaç iyi oyuncuyu kaçırdığımızı düşündüm ki bunların başında Nick Calathes geliyor. Ancak o veya bu şekilde her transfer edilen oyuncunun bir nedeni ve takımda Obradovic’in kafasında bir rolü var. Belirlenmiş rollerin haricinde takımda kendiliğinden oluşacak rollerin de olduğunu söylemek lazım. Bunların hepsi için bana göre daha zaman var. Top16’nın sonlarına doğru eğer yine beklenmedik sakatlıklar olmazsa düzen ve roller tam anlamıyla oturmuş olacak.

Normal sezonun 8.maçları sonrasında bana göre beklentilerinden çok daha iyi durumdayız. Ki bu döneme kadar kadro planlamasında yeri olan Hickman’dan hiç yararlanamazken, Sloukas, Datome, Antic, Udoh, Barış, Dixon sürekli sakatlık problemleriyle uğraştılar uğraşıyorlar. Buna rağmen son iki maç öncesinde neredeyse liderliği garantilemiş durumdayız. Ve son maçlar öncesinde taraftarların çoğunun aklında RM’i devre dışı bırakmak için Kızılyıldız maçının kaybedilmesi fikri dolaşıyor.

Bir kere baştan şunu söylemek lazım, Obradovic asla böyle hesaplar yapmaz. Geçen sene çocuğunun vaftiz babası kadar yakını olan Ivkovic’in takımına bunu yapmadıysa, RM çıkar mı, çıkmaz mı, biz yenilsek mi hesapları yapmayacaktır. Zaten Telekom maçı sonrası verdiği röportajda tüm taraftarları Kızılyıldız maçına çağırdı. Konu açılmışken buna da değinmek istiyorum. Taraftarlarımızın bir şeyin farkına varması lazım. Belki bir çoğumuza artık EL’de bu seviyelerde olmak sıradan ve normal geliyor. Ama bu takımın başında Avrupa’nın ve belki de hatta tüm Dünya’nın en iyi coach’u var. Kadromuzda bundan iki sene önceye kadar görmeyi hayal edemeyeceğiz kalitede oyuncular var. Oynanan basketbol ve alınan sonuçlar da fazlasıyla tatmin edici. Zaten tüm bunlar nedeniyle kombine fiyatları geçen seneye göre x2 olmuş olmasına rağmen yaklaşık 4500 kombine satıldı. Buna rağmen ben maçlara yeteri kadar ilgi olmadığını düşünüyorum. Kombinesi olanlar dahil maça gitme konusunda çok tembel davranıyorlar. Şehrin merkezinde, gayet medeni, girişi çıkışı kolay harika bir salonumuz var. Yine de eğer hala Obradovic taraftalarımızı maçlara davet etmek zorunda kalıyorsa, bu işte bir yanlışlık var demektir. Sonra kimse oyuncularımız için maç seçiyorlar diye şikayet etmesin. Taraftar maç seçmiyor mu? Eğer biz oyuncularımızın her maçta aynı enerji ve motivasyon ile mücadele etmesini istiyorsak bizim de bütün maçlara gidiyor takıma destek oluyor olmamız gerekiyor.

Gelelim Kızılyıldız maçına. Birçoğumuzun kafasında bu maçın kolay geçeceğine dair bir fikir olabilir. İlk maçta yenmiş olmamız, kadro kalitesi farkı gibi çok mantıklı sebepler de mevcut. Ancak maalesef ben o kadar kolay bir maç olacağına inanmıyorum. Kızılyıldız EL’de oynadığı son 4 maçın 3’ünü kazandı ki bu maçların ikisi de RM ve Khimki ile idi. Diğer iki maçta deplasmanda BM’i rahat geçerlerken yine deplasmanda , kendi sahasında aslan kesilen Strasbourg’a çok garip şekilde kaybettiler. Strasbourg maçının 28.dakikasında 48-64 ile 16 sayı öndeyken maçı 3 sayı ile kaybettiler. 48-64 öndeyken ilk önce 15-0 lık bir seriye, daha sonra da 10-0 başka bir seriye yakalandılar.

Oyuncu bazında formunu aşırı yükseltmiş iki oyuncu göze çarpıyor. 3.Maçtan itibaren kadroya dahil olan Quincy Miller , alışma devresini atlattıktan sonra , son 4 maçta ortalam 23,5 sayı ortalaması ile oynuyor. Bu sayıları yaparken ki şut yüzdeleri de oldukça korkutucu. %65 ile iki sayı, %44 ile üç sayı, %79 ile serbest atış kullanıyor. Bunlara ilave olarak da maç başına 8 ribaund toplamış. Ortalama 26,5 verimlilik puanı yakalamış durumda.

Diğer bir çıkış da pivotları Maik Zirbes’den geldi. Onun çıkışı ise son iki maçta zirve yaptı. İlk altı maçta 13,5 olan sayı ortalamasını 26,5 lara çekti. Ve bunu %79 iki sayı, %100 serbest atış yüzdeleri ile yaptı. Bu iki maçın RM ve Khimki maçları olduğunu da ayrıca belirtmek lazım. 4 ve 5 numaralarından bu şekilde katkı almaya devam ederlerse bizim için maç zorlaşabilir.

Kızılyıldız için sezon başına göre bir ilave de Marcus Williams oldu. Cezası sona eren Amerikalı guard rotasyona girdi ve zaten çok formda olan Jovic ile pg mevkini oldukça iyi hale getirdi.

Bizim açımızdan bu maçta Udoh’un dönüyor olması oldukça sevindirici. Onların formda uzunlarına karşı Udoh ve Vesely’nin sahada uzun kalabilmesi çok önemli. Bizim için önemli konulardan biri de Sloukas’ın biran önce ritm tutturması. Açıkcası benim ona güvenim tam, mutlaka takıma daha fazla katkı verecek duruma gelecektir.

Keyifli bir maç olması dileği ile herkesi ben de salona davet ediyorum.

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge , Konuk Yazarlar

Detayları Unutunca ….

İstatistik kağıdının sayılar  hariç, diğer kısmına bakan biri , dün geceki maçta Fenerbahçe’nin galip geldiğini düşünecektir. Maçtaki en büyük farkın Fenerbahçe lehine 10 , Zalgiris lehine 6 sayı olarak gerçekleştiği maçta hem bu farklar…

article-image
Euroleauge , Konuk Yazarlar

İstanbul – Atina Tarifesi

Geçen sene Fenerbahçe serisinde Final4 dışında kalan Panathinaikos Atina’daki ilk devre maçını 2 farkla kazanmış ve avantajını korumak için İstanbul’a gelmişti. Olası bir play off eşleşmesinde avantajlı durumda olması için bu maçı 2 farktan…

Yorum Yap

Your email address will not be published.