İz Bırakanlar 2 – Dejan Bodiroga

by

“Mi imamo našeg boga, ime mu je Bodiroga!”

Bizim bir tanrımız var, İsmi Bodiroga

90 larda Yugoslavya’da yaşamak çok zordu. Her kayıp yok edici , her kazanç acılarla doluydu. Ülkeyi bölen  siyasal karışıklık ve sonrasındaki savaş en çok çocukları etkiliyordu. Bölünen ülkenin Yugoslavya adıyla katıldığı son dünya şampiyonası 2002 yılındaydı ve en güzel  yıllarını ülkesinden uzakta geçirmek zorunda kalan 29 yaşında bir adam  için bu şampiyona ve final maçı çok özeldi. Finalin son üç dakikasında sahne onundu, neredeyse şampiyonluğunu ilan edecek olan Arjantin’in elinden maçı çekti aldı. 8 sayıdan geri gelinip uzayan maçta mutlu son Yugoslavya’nın olurken tribünler onun ismiyle  haykırırcasına şarkı söylüyordu. “ Bizim bir tanrımız var , adı Bodiroga “

Belgrad’a çok yakın Zrenjan şehri, Klek köyünde büyür Bodiroga. Belgrad gibi büyük bir şehire yakın olmasına rağmen , kulüp basketboluna Zadar’da başlar. Kalbinin bir köşesinde hiç oynamadığı Partizan’ı taşıyacaktır. Daha sonra Zadar’ın sportif direktörlüğünü yapacak olan koç Kresimir Cosic Dejan’ı beğenir. Uzun ikna turlarından sonra Hersek kökenli aileyi razı eder ve yetenekli çocuğu Zadar’a götürür , böylelikle Bodiroga’nın etkileyici kariyeri başlamış olur.

Kariyerinde kulüplerde 5 lig , 4 Avrupa şampiyonluğu, milli takımlarda 3 Avrupa 2 Dünya şampiyonluğu olan, Olimpiyat gümüş madalyası sahibi, 2 kez lig bir kez dünya şampiyonası MvP si olmuş Bodiroga seyredenler tarafından hep tartışıldı. Yavaş dediler, hızlı dediler, fundemental yok dediler, basketbolu çok iyi biliyor dediler.Tekniği yoktu, zıplamazdı , hep sahnedeydi ve liderdi , nasıl oluyordu?  Bu karmaşıklığı  Bodiroga’nın bir röportajda sarf ettiği şu sözler açıklıyor : “ Ben yıllarca bu oyunu en basit haliyle oynamaya çalıştımsa da bunu yapabilmek hiç kolay değil, sanırım bunu yapabildiğinizde gerçekten bir şeyler başarabiliyorsunuz.” Oyun kuralı hücum süresi 30 saniyeden 24 saniyeye indirildiğinde artık Bodiroga devri bitti diyenler onun daha çok kupa kazandığını gördüler. Evet, Bodiroga cross over yapmazdı ama onun “el latigo” ( kamçı ) hareketi karşısında  Carmelo Anthony bile duramazdı. Bodiroga bir saha içi lideriydi. Fiziksel avantajı ve oyun görüşü ile dört pozisyonu da oynayabiliyordu. O tam bir Mr.Mismatch “ Bay Ters Eşleşme “ idi. Tanjevic , Dejan için şöyle der : “Bazı isimler bir oyuncudan fazlasıdır. Aileden biri gibi hissedersiniz”

Zadar yılları devam ederken , Bodiroga genç milli takımla katıldığı dünya şampiyonasında dikkat çeker. Bir gazetecinin yazısında onu beyaz Magic Johnson olarak adlandırması, Tanjevic’i meraklandırır. Bir turnuvada Zadar’ı izlerken Dejan ,Tanjevic’in radarına girer fakat ülkede savaş vardır. Siyasi problemler dolayısıyla bir sene kadar oynayamayacak bir oyuncu Tanjevic’i düşündürmektedir. İkna işi yeniden Cosic’e düşer, kuşu yuvadan uçurmanın zamanı gelmiştir. Dejan 1992-93 de Trieste’de oynamaya başlar. Tanjevic’in elinde parlar. Milano’ya transfer yapar. 1996 da sonuncusu Efes’e karşı  olmak kaydıyla 1994-96 yıllarında üç kez üst üste Koraç Kupası finali kaybeden takımda yer almıştır. 1996 da Dream Team üyelerinden Charles Barkley “Avrupalı oyuncuların içinde en iyisi Bodiroga” demiştir.  Artık göz önündedir.

Bodiroga’nın kariyerinde 4 isim önemli rol oynayacaktır. Onu bulup görülmesini sağlayan Cosic, ülke dışına çıkışında ona güvenip yıldızını parlatan Tanjevic, çekinmeden  çalıştığı kulüplerde onu takımında isteyen Obradovic , milli takım ve sonrasında Pesic .

Obradovic’in Real Madrid’inde İspanya liginin MvP si olur. Beraberce Panathinaikos’a geçerler ve Panathinaikos’un altın çağının başlamasında rol alır. Obradovic milli takımda da hocasıdır . Obradovic ile yaşadığı sürecin benzerini  Pesic ile de yaşar. Milli takım hocası ile Barcelona’ya gider ve kulüpler düzeyinde kendi deyimiyle en özel sezonunu geçirir. Sezonu özel kılan , üzerlerindeki baskı ve sorumluluğun çok yüksek olmasıdır.

1995 de Sacramento Kings’in 51. sıradaki draftı ile NBA ‘e seçilen Dejan, Amerika’ya gitmedi. 2002 de Houston Rockets’dan çok ciddi teklif almıştı tercihi Barcelona oldu.

Bodiroga konusunda bir başka tartışma konusu NBA ‘ye gitmeyip Avrupa’yı tercih etmesi olmuştur. Ne kadar doğru karar aldığı evindeki madalyalar ve müzelere kazandırdığı kupalarla ortaya çıktı. Onun soğukkanlı duruşu, topu her eline aldığında kendi taraftarının rahat nefes alması , takım arkadaşlarının başı sıkıştığında Dejan’ı görüp sakinleşmesi onu destekleyenler için ne kadar faydalıysa , rakipler için bir o kadar can sıkıcıydı. Şimdi Bodiroga’yı  salonda kanlı canlı izlediğim maçlardan  birine  gidelim. Onun için çok değil ama bizim için çok özel olan bir maça.

Çok heyecanlı geçen Hırvatistan ve Almanya maçlarından sonra tarihimizde ilk defa Avrupa Şampiyonası finaline çıkmıştık. Aylar öncesinden aldığımız biletle salonda yerimize oturduk . Aslında pek oturduk denmez . Türkiye günlerdir süren turnuvada savaşırcasına finale tırmanmıştı ve biz ayakta heyecanla hava atışını bekliyorduk. Keyfi çok büyük olacaktı, olabilecek en iyi yerdeydik, rakip çok güçlü Yugoslavya’ydı. Bir sene sonra dünya şampiyonu olacak Yugoslavya milli takımında o ana kadar 1 Dünya , 2 Avrupa şampiyonası kazanmış, Real Madrid ile Avrupa’da kupa kaldırmış  Bodiroga’ya top gitsin istemiyorduk. Panathinaikos’dan takım arkadaşı İbrahim Kutluay bizim için oynuyordu. Hidayet, Mirsad, Orhun, Kerem,  Mehmet Okur hepsi vardı, efsane kadrodur. Türkiye ilk kez Avrupa Şampiyonası finali oynarken maçın en yüksek performansı kimden geldi dersiniz ? Dejan Bodiroga’nın  18 sayı 7 ribaundu ile Yugoslavya ile kupayı aldı gitti.

“Yok artık bu kadar da değil” – “Nasıl ya yine mi” – “hayır ! hayır !” diyorsanız Bodiroga rakibinizdedir, az önce yine sinirinizi oynatan bir şeyler yapmıştır. Tam tersine Dejan , tarafında olanlara ,başarı sunmaktadır. Kimsenin inanmadığı tekniğini ortaya koyar , yeteneklidir. Zıplamadan şut atar, çünkü boştadır. Yavaş hareket ederken hızla adamını  geçer çünkü doğru pozisyondadır. Olmayacak yerden sayı atmışlardır, çünkü en uçtaki boş adamı önü kapalıyken bile görmüştür.

14 şampiyonluk, sayısız kupa ve madalya sahibi olan Bodiroga 2007 de Roma forması ile 34 yaşında basketbolu bıraktı.2 Mart 1973 doğumlu Mr. Mismatch  draft edildiğinden 22 sene sonra 2017 de Sacramento tarafından serbest bırakıldı , bu da bir mistyping “hatalı kayıt” idi çünkü Bodiroga iki yerde oynamamıştı biri Kings öbürü Partizan.

Can Sönmez

İstanbul , 10 Ocak 2018

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge , Konuk Yazarlar

Dünyanın En Güzel Avrupa Şampiyonu

Evin çalışkan çocuğuysanız bilirsiniz, sınav sabahı kalktığınızda anneniz kahvaltınızı hazırlamıştır. Güler yüzle sizi sofraya oturtur. En sevdiğiniz reçel masanın üstündedir. Gazeteyi okuyan babanız, gözünü size kaydırır, gülümsemesini gizleyerek hazırız değil mi evlat diye sorar….

Yorum Yap

Your email address will not be published.