İz Bırakanlar 11 – Radivoj Korać ( Žućko )

by

 

1938 yılının Kasım ayında, bugün Sırbistan sınırları içerisinde kalan, Vojvodina şehrinin Sombor ilçesinde sarışın bir çocuk dünyaya geldi. Maalesef hayatı ülkedeki diğer insanların ortalama ömründen daha kısa sürecek olan bu çocuk, o kısacık hayata sadece ülkesinin değil Avrupa basketbolunun tarihine geçecek başarılar sığdırdı. İşte bir dönem ülkemizdeki basketbol kulüplerinin de kazanmak için çabaladığı ve nihayetinde 1996 yılında Efes Pilsen’in kazanmayı başardığı kupaya ismi verilen Radivoj Korac’ın hayatı…

Solak olan Radivoj 16 yaşında OKK Beograd A takımında oynamaya başladı. Çocukluğundan beri ona taktıkları “ Sarışın” anlamına gelen ‘Žućko’ lakabı oyunculuğu döneminde de onun ismi ile birlikte kullanıldı. O dönem antrenörü olan, sonradan ise uzun yıllar FIBA Avrupa Genel Sekreterliği yapacak olan Borislav Stankoviç, Korac’taki yeteneği keşfedip onu 16 yaşında A takıma monte etmişti. A takıma girdikten dört sene sonra Korac OKK ile ilk şampiyonluğunu yaşamıştı. Daha sonra sırasıyla 1960 1963 1964 yıllarında da OKK ile şampiyonluğu kucakladı. 1954 yılında başlayan OKK Beograd kariyeri 1967 yılına kadar devam etti. Bu süre içerisinde kimi kaynaklara göre birden fazla, kimi kaynaklara göre ise bir kez Crvena Zvezda (Kızılyıldız) takımından teklif almasına rağmen OKK’yı bırakmamıştır. 1967-1968 sezonunu Belçika’da Standard Liege için oynayarak geçiren Korac bir sonraki sezon İtalya’nın Petrark Padua (Padova) takımına transfer olmuştu.

Yugoslavya liginde oynarken, arka arkaya yedi sezonda 32,7 sayılık ortalaması ile kırılması güç bir rekorun sahibidir. 1964-65 sezonunda o zamanki adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası şimdiki adıyla Euroleague’de İsveç şampiyonu Alvik karşısında iki maçta toplam 171 sayı atmıştı. İlk maç istatistik kağıdına  99 sayı attığı maç olarak geçer ancak o maça şahit olanlar kenardaki görevlinin istatistikleri geç yazmaya başladığını, aslında Korac’ın 100 sayı üstünde attığını söylerler. Bunun şöyle bir önemi var; o dönem bir maçta en fazla sayı atan oyuncu Wilt Chamberlain’dir. Korac’ın o maçta onu geçtiği söylenir. Bu arada bu rekor artık – Hilalspor’a 153 sayı atan Erman Kunter’e aittir-.  Korac hem Liege’de hem de Petrark’ta oynarken de takımın ve ligin en skorer oyuncusu olmayı başarmıştır. Padova’da oynadığı son sezonda 22 maçta 592 sayı (maç başına yaklaşık 27 sayı) ile rekor kırmıştır. Tabloda OKK Beograd yıllarının dökümü var. ( Sezona = Sezon, Broj Utakmica = Oynadığı Maç, Broj Poena = Attığı Sayı,Prosek = Ortalama )

Her zaman iddialı bir isim olan Žućko’ya, Belçika’da katıldığı bir TV programında 100 serbeşt atıştan kaç tanesini sokabileceği sorulmuştur. Onun cevabı 70-80 aralığı olur. Sunucu daha sonra arkasındaki perdeyi kaldırtıp Korac’tan, stüdyoya getirdiği potaya 100 serbeşt atış atıp 70-80 arası isabet bulmasını ister. Geri adım atmak gibi bir huyu bulunmayan Radivoj Korac seve seve diyerek faul çizgisine geçer 100/100 atarak bitirir. Neden serbest atış iddiası olduğunu da açıklayalım. Korac bizim “karpuzlama” dediğimiz tarzda serbest atış atan bir basketbolcu olduğu için onunla böyle bir iddiaya girmişlerdi. (Videonun sonunda görebilirsiniz ) Korac iyi bir basketbolcu olduğu gibi aynı zamanda eğitimini de ihmal etmemiş bir öğrenciydi. Belgrad Üniversitesi’nde Elektrik Mühendisliği bölümünde okumuştu.

Milli takım kariyerinde hiç şampiyonluk yaşamasa da, iki kere Avrupa iki kere de Dünya Şampiyonası’nda ikincilik yaşadı. 1968 Mexico Olimpiyat oyunlarında da gümüş madalya kazanan takımın parçasıydı. Şampiyonluk yaşamadı ama arka arkaya üç Avrupa Şampiyonası’nda (1961 –Belgrad, 1963-Wroclaw, 1965- Moskova) şampiyonanın sayı kralı olmayı başarmıştı. Mili takmdaki sayı ortalaması 20,8 sayıydı ve o dönem için oldukça başarılı bir ortalamaydı bu. 1968 Mexico Olimpiyat oyunları onun milli takımla çıktığı son resmi turnuva oldu.

Tartışmasız 60 kuşağının Avrupa’da en dominant basketbolcusu olan Korac 1968-69 sezonunu Petrark Padua takımında tamamladı. Sezon bitiminde Bosna Hersek Basketbol Federasyonu Sarajevo’da bir gösteri maçı düzenlemişti ve Yugoslavya Milli Takımı Bosna Hersek karmasına karşı oynayacaktı. O dönem Milli Takımın başında olan Ranko Zeravic, Korac’ın maça gelmesini gereksiz bulduğunu söylese de, takımın yıldızının Sarajevo’da oynamasını isteyen federasyon yetkililerinin  istediği olacaktı. 2 Haziran 1969 ‘da oynanan maçta yer alan Korac ertesi sabah arabasıyla tekrar Padova’ya dönmek üzere yola çıktı. Onunla aynı anda otelden ayrılan Ranko Zeravic’de Belgrad’a gitmektedir.Hava yağmurludur yollar kaygandır.Gerisini Ranko’nun cümleleri ile aktaralım :

“  – Sarajevo’dan 12 km sonra Kamenica civarında önümde oldukça yavaş giden bir aracı sollayıp geçtim, Radivoj hemen arkamdaydı ve o da o aracı geçmek için bir hamle yaparak gaza yüklendi ve sola doğru çıktı. O sırada karşı şeritten gelen otobüs – muhtemelen frenleri tam tutmuyordu- ile çarpıştılar. Köprü üstünde olduğu için Radivoj’un kaçacak yeri de yoktu. Dikiz aynamdan kazayı gördüğüm gibi geriye gittim ve Radivoj’u arabamıza alıp Sarajevo’daki hastaneye doğru yola koyulduk. Eşim Zaga, Radivoj’un dışarı fırlayan organlarını elleriyle içeri koymuştu ve her yeri kan içindeydi. Maalesef hastaneye varamadan Radivoj eşim Zaga’nın kollarında son nefesini verdi. Hayatım boyunca aklımdan atamadığım bir sahneydi o an.”

Yugoslav basketbolunun harika çocuğu yağmurlu bir Haziran gününde 30 yaşında daha basketbola ve hayata verecek çok şeyi varken bu dünyadan göçüp gitmişti. Ne acıdır ki Yugoslav basketbolunun bir diğer harika çocuğu Drazen Petrovic de, Radivoj Korac’tan 24 yıl sonra  yine yağmurlu bir Haziran gününde onunkine benzer bir trafik kazasında hayatını kaybedecekti. Ölümünün ardından Yugoslav Federasyonu 2 Haziran tarihinde milli yas ilan edip o gün ülkede basketbol oynanmasını yasaklamıştı. İki sene sonra 1971’de FIBA mevcut iki kupaya (Şampiyon Kulüpler ve Saporta) üç numaralı bir kupa daha ekleme kararı aldı ve kupaya Radivoj Korac’ın adını verdi. 2001 – 2002 sezonuna kadar Saporta (Kupa Galipleri Kupası) ile birlikte düzenlenen Korac kupası sonradan bu iki kupanın Eurocup olarak birleştirilmesi ile son buldu. 2002’de o dönem Sırbistan – Karadağ (şimdi sadece Sırbistan) Federasyonu, ulusal kupanın adını Radivoj Korac kupası olarak değiştirdi ve halen daha bu isimle oynatmaktadır. Avrupa’nın önemli takımları Korac Kupası’nı müzesine götürmüştür. Türkiye’den Efes Pilsen iki kere final oynadığı bu kupada ilk final mücadelesinde Aris’e kaybetse de, 1996 yılında  ikinci kez çıktığı finalde Stefanel Milano’yu yenerek ülkemize ilk Avrupa  Kupasını getirmiştir. Efes Pilsen’in hemen arkasından 97 senesinde Tofaş Korac Kupası finalinde Aris ile karşılaşmış, ilk maçta elde ettiği  11 sayılık avantaja rağmen kendi evinde 88-70 yenilerek kupayı kaybetmişti.

Yugoslav basketbolunun 1960’lara damga vuran ismi olan Korac FIBA tarafından Hall Of Fame üyesi olarak kabul edilen isimlerden biridir. İlginç serbest atış stili ve katıldığı her turnuvada sayı kralı olması ile tanınan Korac o dönem Avrupa Basketbolu’nun yetiştirdiği en önemli yıldızlardan biriydi. O dönem NBA şu anki gibi Avrupa’dan oyuncu alıyor olsa belki de onun Wilt Chamberlain ile olan düellolarını yazacaktık bugün. Benim en az Mirza Delibasic kadar hayran olduğum, zaman makinesi olsa da o döneme gidip onu izleyebilsem dediğim isimlerden biriydi Radivoj Korac.

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

Yorum Yap

Your email address will not be published.