Finali Nasıl İzleyemedim ???

by

Herkese merhaba. Sitemizin  yazarlarından Furkan Zengin’in yazısı ile şampiyonluk yazılarımıza devam ediyoruz. 

 

Her şey geçen sene Berlin’de başlamıştı aslında. Son ribaund ile giden şampiyonluk sonrası Prag’a doğru giderken (dönüş uçağım oradan kalkıyordu) seneye İstanbul’da olacak (o zaman açıklanmamıştı ama bir şekilde almıştım o bilgiyi) kesin gideceğim diyordum. Sonrası mâlum ülkede olan darbe girişimi, terör saldırıları acaba F4 bize verilmeyecek mi kaygıları ile geçen bir yaz. Biletlerin satışa çıkması ile uğradığımız sükut-u hayâl cabası. Açıkçası bilet alacak gücüm yoktu. O dönem finansal açıdan bayağı sıkıntılı bir dönemdi gene Berlin’de yaptığım gibi son dakika kovalarım bir şeyler diye o mevzuyu kapatmıştım.

 

Sezon boyunca inişler çıkışlar yaşadı ama ne olursa olsun takımın F4’e gideceğine inancım hep tamdı. Sezon içerisinde zaman zaman, bir şekilde F4’e kalırız ama bu oyunla orada ne olur allah bilir demişliğim çoktur. PAO serisinde eleneceğimizi hiç düşünmedim. Oradan bir maç çalacağımızdan o kadar emindim ki, inşallah o maç ilk maç olur diyordum hep. Sonuç itibariyle takım EL tarihine geçerek F4’e geldi. Sonrası bambaşka hikaye.

 

İşim gereği F4 sırasında yurtdışında olacağımdan emin olduğum için bilet aramadım bile maç için. Tek derdim acaba gideceğim ülkede maçı yayınlayan bir kanal ve o kanalı açacak bir yer bulabilecek miyim olmuştu. Hangi ülkeye gideceğimi de bilmiyordum çünkü. Program geldi yolumuz Paris’e düşecekmiş. Sevindim zira Fransa olduğu için yayın bulma sorunum olmayacağını düşünmüştüm. Düşündüğüm gibi de oldu kaldığım otelin lobi barında açtırdım yarı final maçını ve izledim. Pozisyonlara verdiğim reaksiyonlar her ne kadar otel sakinleri tarafından anlamsız bulunsa da umrumda değildi. Finale çıkmıştık ve yalan yok rakip Olympiacos olduğu için daha rahattım.

 

Final günü işimin bitmesinin ardından 19:00 gibi otele geldim. Midemde hafif bir ağrı vardı ama gün içinde bir iki soğuk su içmiştim ondandır herhalde dedim. Odama çıkmam ile tuvalete kapanmam bir oldu. Sonrasında az da olsa bir rahatlama geldi biraz uzandım ve maç saatinde aşağı indim. Barmen beni tanıdığı için nerede kaldın maç başlıyor neredeyse dedi. Midemdeki rahatsızlık halen daha kendini hissettiriyordu ama. Barmenden çay istedim, sıcak suya bir Earl Grey poşeti belki toparlar diye düşündüm. Limon takviyesi ile içtiğim çay içimi ısıtmaktan başka bir şeye yaramadı. Bir yandan maça bakıyorum fakat bir yandan da sadece ağrı değil bulantı ve üzerimdeki aşırı halsizlik hissi şiddetle çoğalıyordu. Devre olunca odama çıktım ve evet gene tuvalet. Fakat bu sefer resmen sürünerek gittim yatağıma. İçimden aşağı inmeliyim diye geçirirken; vücudum yat yattığın yerde ne lobisi ne maçı diyordu bana resmen. Sonra telefondan açayım oradan izlerim diye düşünsem de telefona uzanıp onu açacak gücümün dahi olmadığını fark ettim. Tam bu sırada bulantının artması ve odamın o geceki en işlevsel iki bölümünden biri olan tuvaleti tekrar ziyaretim geldi. Bu ziyaretin ardından tamamen tükendiğimi fark ettim ve yatağa attım kendimi. Maçın bitimine 2 dk kala gelen bir telefon ile lobiye inmek zorundaydım. O sırada agabeyime whatsapp’tan skoru sordum. 80-61 dedi. Lobiye indiğim sırada maç bitti ama benim sevinçten kolumu kaldıracak halim bile yoktu. Lobideki işimi bitirip odama çıkıp yattım.

 

12 yaşından beri basketbol izleyen ben, bir gün Fenerbahçe’de EL oynar mı diye hayal kuran ben; EL oynamaya başladığımız günden beri bizim de bir gün Obradovic Messina gibi coachumuz olur mu, F4 oynar mıyız, şampiyon olur muyuz diye hayal kuran ben; şampiyonluğu sıradan bir galibiyet gibi görüp odama çıkmıştım direkt. Sabaha kadar odamın o geceki favori bölümüne olan ziyaretlerim aralıklarla devam etti. Sabah 10:00 gibi biraz daha toparlamış halde kalktım. Telefonumda kaç cevapsız arama, kaç okunmamış whatsapp mesajı var hatırlamıyorum. Hızlıca Twitter, Instagram kontrolü yapmam yetti zaten. İnanmakta hala zorlanıyorum Euroleague şampiyonu olduk yahu.

 

Bunca yıl büyük bir hevesle beklediğim, hayalini kurduğum kupayı Fenerbahçem kazanırken ben o ânın tadını çıkaramamanın verdiği hüzünle videoları izliyordum. Geçen yıl Berlin’de yaşadığım büyük hayalkırıklığı ardından bu sene için çok bilenmiştim ama kısmet değilmiş. Salonda olanları deli gibi kıskandım, bütün sezon #SarıTribün’de omuz omuza durduğum renktaşlarımdan ayrı kaldığıma üzüldüm ama olsun Fenerbahçem kupayı kazandı ya gerisi önemli değil. Önümüzdeki seneyi şimdiden iple çekiyorum. Hem hocam ne dedi: Seneye benim şehrimde kazanacağız. Hocamızı yalnız bırakacak değiliz. Belgrad için rezervasyonlarımızı şimdiden yaptık bile.

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

Bogdan ve Ekpe Artık Yoklar

Sevgili basketbolkeyfi okurları.. Sezonu, büyük şok yaşadığımız bir günün ardından ilk düşüncelerimi yazarak açmak istiyorum.

Büyük bir hayalin gerçek olduğu , Euroleague kupasının müzemize geldiği  bir yıl geçirdik. Bu takım geçen sene yarım bıraktığı ama tüm…

1 Yorum
  1. pamir 1 sene önce
    Yanıtla

    geçmiş olsun. herşeyin başı sağlık!

Yorum Yap

Your email address will not be published.