Fenerbahçe’nin Top-16 Yolu

by

Bu defa sizinle basketbol bilgisine ve düzeyine güvendiğim bir basketbol sitesinin(DerinNba) kendi aralarında yaptığı sohbeti paylaşmak istiyorum. İlgiyle okuyacağınızı düşünüyorum.

DerinNba ekibi olarak son dönemlerin en çok tartışılan takımı Fenerbahçe Ülker’i konuştuk. Yaptığımız sohbet esnasında zaman zaman argo tabirle geyik muhabbetine bağladık.

Biz konuşurken keyif aldık umarız sizde okurken keyif alırsınız.

Kemal Erdem: Fenerbahçe Ülker, Top-16’da ilk 3 maçta 2 mağlubiyet alarak istediği başlangıcı yapamadı. Gerçekten istediği başlangıcı yapamadı mı yoksa aslında kaybedilen 2 maçı normal kayıp olarak görebilir miyiz. Önce bu noktadan başlayalım daha sonra Zeljko Obradovic’le ilgili sorularım olacak.

Önce Doğuş’a sorayım, o bitirince Utkan topu alır devam eder, ilk 3 maçta ne bekliyordunuz, ne oldu ?

Doğuş Nerse: 2 maçında kaybedilmesini normal kayıplar olarak görmemek lazım. Çünkü bu kaybedilen 2 maç gruptaki 1.dereceden rakiplere içerde kaybedilen maçlar. Deplasmanda telafiside çok zor olacak. Eğer hedefler Top-8 ve daha yukarısı ise bu maçlardan en az 1 tanesini kazanmak gerekiyordu. İlk 3 maç sonunda üçlük savunması ve kritik anları oynayamama dışında takım oyun olarak umut versede kağıt üzerinde alınan 1 galibiyeti yetersiz buluyorum.

Utkan Şahin: Sezon başında beri bu takımın en büyük destekçilerinden biri olan ben, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımı söylemeliyim. Özellikle son Olympiakos maçı ben de büyük hayal kırıklığı yaşattı. Takımın derece olarak 1-2 olması cidden çok umurumda değil. Bugün Fenerbahçe Ülker geriye kalan 4 maçında 4 galibiyet alsa şaşırmayız ama ben özellikle son Olympiakos maçında çok daha büyük beklenti içerisindeydim. Bakın aynısını CSKA maçı için söylemiyorum. O maç bence bu sezonun maç kalitesi olarak en üst maçlarından biriydi. Rakibin ortaya koyduğu performansa sen maksimumunu koyarak cevap verdin. Ama bazı detayların içerisinde kayboldun. Ancak son Olympiakos yenilgisini ben asla kabullenemiyorum.

Kemal Erdem: Peki olaya şu açıdan bakamaz mıyız, bu takım içerde bu yenilgileri aldı, gitti deplasmanda Oly’i yendi. Şimdi içerde bu maçları vermeyeceksin penceresinden bakıyorsak, o zaman aynı şekilde deplasmanda bu maçları almak başarı sayılmaz mı ?

Doğuş Nerse: Şuan oynadığımız oyunla bu 2 rakibi deplasmanda yenmek çok zor. Yendiğimizi varsaysak bu tabiki önemli bir başarı olur. Yine de deplasmanda alınan bu galibiyetlerin değer kazanması için rakiplerimizi içerde yenmiş olmamızda lazım. Top-16 grubunda başarılı olmanın 1. şartı içerde mümkün olduğunca az maç kaybetmek, sonrada deplasmanda çalabildiğin kadar maç çalmak. Biz evimizdeki 2 maçıda kaybederek başladık. CSKA grubun ağır favorisi ve grupta herkesi deplasmanda yenebilecek güce sahip. O yüzden pek ah vah edilecek bir maç değil. Fakat Olympiakos 2.lik için en ciddi rakibimizdi. Onlara içerde kaybettiğimiz maç 2.lik şansımızı çok çok azalttı diyebilirim.

Kemal Erdem: Bu noktada şunu da eklemek istiyorum. Konu Fenerbahçe olunca bunlar pek gündeme gelmez. Anca başka takımların maçlarında gündeme gelir. Gerek CSKA maçında gerek Oly maçında hakemler son derece yanlı maç yönetti. Fenerbahçe’nin kaderi de kaybettiğinde diğerleri gibi hakemlerin konuşulmamasıdır.

Utkan Şahin: O da başka bir nokta Anadolu Efes’in CSKA Moskova maçında hakemlerden canı cidden yandı. Hakemler maçı çok kötü yönetti. Ama 2 hafta önce İstanbul’un başka bir salonunda aynı CSKA 38 tane faul atışı kullanırken, maçın sunucusu ve basın bu kadar ayağa kalkmadı. Bakın ben cümleyi çok kurmam ama Doğuş’a katılıyorum. Bir kere bu tarz maçlar senin kişisel özgüvenin ve bir mesaj vermek açısından çok önemli. Ben bu sezon Fenerbahçe’nin Barcelona deplasmanı dışında kayda değer bir galibiyeti olduğunu düşünmüyorum. İçerde kazanılan Panathinaikos galibiyetini filan çok abartmamak lazım. Sen F4 hedefleyen bir kulüpsün 2. olmak senin için çok önemli. O zaman burada Olympiakos’u yeneceksin, buna mecbursun. Yok şuydu, yok buydu dersen kendini kandırırsın. Olympiakos kötü bir kadro değil bunu söyleyen zaten trolldur ama senin elindeki kadro da kötü değil. Hadi genel bir geyik vardır. Buraya gelmeden şunu verseler kabul ederdi diye. Olympiakos buraya gelmeden 5-6 sayıyla kaybetmeye teklif etseler bence kabul ederdi.

Doğuş Nerse: Cska maçında son derece iyi mücadele ettiğimizi ve kazanmayı hakettiğimizi düşünüyorum. Belki de 15-20 tane ufak nüanslar birleşti ve mağlubiyeti getirdi. Onların 1 tanesi bile bizim lehimize olsaydı o maçı alabilirdik. Hakemlerinde Cska lehine bir sürü yanlı düdük çaldığına katılıyorum. Çok fazla faul çizgisine geldi Cska. Doğal olarak Cska maçında hakemlerin sonuca direk etki ettiğini söylemek mümkün fakat Olympiakos maçında hakemlerden çok kendi zaaflarımız üzerinde durmalıyız. Bu mağlubiyeti hakemlere bağlayıp işin içinden çıkmak ilerde aynı zaaflarımızın tekrarına sebep olabilir. Ayrıca o maçta da hakemlerin Oly yanlısı bir yönetim gösterdiğini düşünmüyorum. Ev sahibi olarak biraz daha lehimize düdük çalınabilirdi ama ortada maç yönettiler.

Kemal Erdem: Oly maçının hakemleri Efes maçını böyle yönetseydi muhtemelen Doğuş şimdi çıldırmıştı. Yalnız ben şuna katılmıyorum. İlk turda herkesin Milano deplasmanına L yazdığını, Bayern’e bile kaybedileceğini düşünenlerin olduğu dönemlerden geçtik. Hatta Fenerbahçe’nin gruptan çıkamayacağını iddia edenler oldu. Bu bağlamda Doğuş’a sorayım önce sonra sen cevapla Utkan. Biz biraz günlük yaşamıyor muyuz ? Hemen gemileri yakmıyoruz muyuz ? Gruptan çıkamaz bu takım, kadro yetersiz diyen adamlar, daha sonra bir anda aynı kadro için final four hedefi koydu.

Doğuş Nerse: Özellikle son yıllarda basketbolu takip eden kişi sayısında ciddi bir artış var. Bunların bazısı kendini iyi geliştirip basketbolu gerçekten iyi bilen gruba girerken, diğerleri sadece maçları izleyip sonuçlar üzerinden yorum yapan gruba giriyor. Biz zaten skor odaklı bir ülkeyiz ve her takım için bu yorumlar oluyor, olacak. Bunu kontrol edemeyiz. Herkes kendince yorum yapmaya çalışabilir bu doğal. Ben kendi adıma en zor dönemlerde bile ilk turdan eleneceğimizi düşünmedim. Başından beri fikrim sabit. Bu kadroyla F4’ün çok zor olduğunu düşünüyordum. Zisis eklemesi gelince biraz umutlandık fakat takım beni hayal kırıklığına uğrattı.

Kemal Erdem: Hazır konusu açılmışken not düşeyim. Zisis transferi de ara dönemde yapılabilecek en iyi transferdi. Gherardini ne işe yarar diyenlere buradan selam olsun.

Utkan Şahin: Kelimesi kelimesine katılıyorum. Az çok basketbolu yakından takip eden herkes bu takımın ölçütlerinin ne olduğununun farkındadır. Bu takım normal sezonda gruptan çıkamaz demek için ya basketbolu çok uzaktan takip ediyor olmanız ya da birilerini eleştirirerek prim kazanmak isteyen insanlar olmanız gerekir. Şu Fenerbahçe Ülker kadrosu, CSKA-Real Madrid-Barcelona üçlüsünden sonra son F4 biletine talip 2-3 takımdan biridir. Oyun olarak bu beklentiyi tam veremese de.

Kemal Erdem: Doğuş biraz mahçupsun değil mi Gherardini’ye ?

Utkan Şahin: Doğuş şimdi kesin Gal Mekel gelseydi diyecek.

Doğuş Nerse: Obradovic’in olduğu yerde başka birisinin elbette söz hakkı vardır ama karar verme hakkının olduğunu düşünmüyorum. Başta bende bu yanılgıya düştüm Gherardini’den fazla beklentiye girdim. Fakat Gherardini’nin rolü artık kafamda netleşti diyebilirim. En başındaki gibi Amerika pazarından kaliteli oyuncular bulacağını, özellikle hakemler nezdinde lobi yapacağını, Obra’yı transfer konusunda bazı inatlarından vazgeçirebileceğini düşünmüyorum artık. Obra ben bu oyuncuyu istiyorum diyecek ve Gherardini onu gidip makul fiyata almaya çalışacak. Gherardini’nin kafamdaki görev tanımı bu artık, fazlası değil. Bende onu çok eleştirmiştim ama hakkını vereyim Zisis transferi büyük bir yöneticilik başarısıdır. Mekel’i çok istedim fakat Zisis’in geleceğine inanmadığım için istemiştim. Zisis bana göre sezon ortası alınabilecek en ideal oyun kurucuydu bizim için.

Utkan Şahin: Peki yeri gelmişken ben bir kaç sorayım. Genel olarak taraftar topun Goudelock’tan alınarak oyunun daha çok Zisis’ten dönmesini istiyor ve bekliyor. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bugün 21.5 sayı ortalamasıyla oynanan Goudelock çok fazla eleştirilmiyor mu sizce?

Kemal Erdem: Elinde Goudelock gibi bir oyuncu varsa, ki çok özel bir oyuncudan bahsediyoruz, elbette sahada olduğu dakikalarda oyun onun üzerinden dönecek. Goudelock saf bir skorerdir. İnanılmaz bir yeteneği var bu konuda. Ancak oyunun diğer yönlerindeki özellikle savunmadaki zafiyetleri biliniyor. Sen eğer Goudelock’dan yapamayacağı şeyleri istersen baştan kaybersin. Ben Goudelock konusunda bazı insanların marjinal olmak için saçmaladığını düşünüyorum. Bakın mantıklı eleştirilere bir şey demiyorum. Ancak sürekli bu adamın günah keçisi ilan edilmesi de tuhaf bir durum.

Doğuş Nerse: Ben bir koç olsam ve birebirler üzerinden sonuca gitmek istesem kadromda görmek isteyeceğim ilk isim Goudelock olur. Fakat birebir üzerinden giden takımlarında üst seviyelerde tıkanacağını düşünüyorum. Goudelock belki çok atıyor ama topu elinde o kadar çok tutuyorki diğer oyuncuların verimi düşüyor. Ben mesela Gou 25, Hickman 10 atacağına, Gou 18, Hickman 17 atsın isterim. Bu bizi savunulması daha zor ve hücumda daha çeşitli bir takım kılar. Ben Gou’nun bu derece özgür olmasından memnun değilim ama burda asıl suç Gou’da değil Obradovic’te. Goudelock’ın oyun tarzı belli ve iyi niyetiyle eksiklerini gidermeye çalışıyor. Ama Obradovic’in, Gou’ya uygun bir kadro kurmaması, Gou’nun bu defolarının iyice ortaya çıkmasına sebep oldu maalesef.

Utkan Şahin: Bence de burada suçlu olan kişi Goudelock değil. Onun bu şekilde oynatılmasını teşvik eden, sistemi kuran koç. Genel olarak sezon başından beri 2-3 numara üzerinden bir oyun yapısıyla oynuyoruz. Bu nokta da Kenan’a çok kızdık. Topu getirip veriyor diye. Zisis’te genele vurduğumuzda işin hücum kısmında çok faklı şeyler yapmıyor. Yükün biraz Goudelock’tan alınması ve Bogdan, Bjelica ve Zisis’e dağıtılması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Bjelica üzerinden sadece bir setimizin olması beni çok rahatsız ediyor.

Kemal Erdem: Doğuş ne zaman lafı Obradovic’e getirip, ona vuracak, son dönemlerin Obradovic düşmanları arasında yer alan Utkan da, ona ne zaman destek verecek diye merak içinde bekliyordum. Biraz Obradovic’i tartışalım o zaman. Yeni Türkiye’de ifade özgürlüğü, DerinNba’de de her görüşe yer var.

Doğuş Nerse: Beni en çok şaşırtan noktalardan biri de, kariyeri boyunca pnr temelli oyunu benimseyip, uzunlardan max verim alan Obradovic’in, Gou’ya bu kadar fazla özgürlük vermesi oldu. Zisis transferinden önce bunun PG eksikliğinin getirdiği zorunluluktan dolayı olduğunu düşünüyorduk fakat Zisis geldiğinden beri aynı oyun tarzı devam ediyor. Utkan’ın dediği gibi pek bir değişim olmadı.

Kemal Erdem: Şuanki uzunlardan Nemanja’yı bir kenara koyarsak ne kadar verim alabiliriz peki ?

Utkan Şahin: O uzunları kim seçti abi ?

Kemal Erdem: Luka Zoric’i tartışalım diyorsun yani ?

Utkan Şahin: Arabasına bile hakim olamayan bir adama biz pota altımızı emanet ediyoruz.

Doğuş Nerse: Luka Zoric bizi 2 yıldır aşağı çeken bir oyuncu. Ben zaten ondan sene başından beri umutsuzum ve pek beklentim yok. Fakat ona ek olarak daha büyük bir sorun var bence. Önceden sicili hiç de parlak olmayan Semih’e güvenerek pota altını güçlendirmeden başladığımız Top-16’da sadece 2 tane pota altı oyuncumuzdan düzenli katkı alabiliyoruz. Top-16 sadece 2 uzunla kolay kolay bitmez gibi görünüyor.

Utkan Şahin: Obradovic çok büyük bir koçtur. Bunu tartışmak bile saçmalık olur. Kişisel olarak kendisine saygım da, sevgim de değişmedi. Bu sezon ne olursa olsun bence görevde de kalmalıdır. Ama bu sezonki performansı beni inanılmaz hayal kırıklığına uğrattı. Özellikle maç içi performansları. Son maçta Emir’e dönmemiş olması bence çok yanlış mesela. Benim kendisine güvenim hala daha var. Bugün bu takımı konuşurken takımı bir kademe yukarı koyuyorsak onun yeteneklerini düşünerek koyuyoruz. Bu takımı Top-8’e taşıyabileceğini hala düşünüyorum.

Kemal Erdem: Yalnız ben Zoric konusunda sizden biraz farklı düşünüyorum. Yani ondan memnunum anlamında demiyorum. Lakin şu takımın en iyi savunmacısı Zoric kağıt üzerinde. Onun oyunda olduğu dakikalarda bence savunma biraz daha derli toplu oluyor. Önyargı çok fazla bu da görmezden geliniyor.

Utkan Şahin: Zoric’e karşı bir önyargı var bunu kabul ediyorum abi. Aynı hatayı Bjelica yapınca taraftar başka şekilde davranıyor, Zoric yapınca başka. Ama sert uzunlar karşısında düştüğü durum çok vahim. Resmen konulu film çekiliyor pota altında. Yeri gelmişken bence Semih sorunsalını da tartışmalıyız. Hayata geri döndü dediğimiz Semih bir anda tekrardan kaybedildi.

Doğuş Nerse: Semih ve Oğuz pnr savunmasında çok kötüyken fiziki avantajlarından dolayı post savunmasında pek sırıtmayan isimler. Zoric ise onların aksine post savunmasında çok kötüyken çabuk ayakları sayesinde pnr savunmasında zaman zaman katkı verebiliyor. Diyelimki Zoric oyundayken daha derli toplu savunma yapıyoruz. Ama Zoric ribaund alamadığı için yapılan savunmanın bir anlamı kalmıyor. CSKA maçında kendinden 15 cm kısa Hines’a en kritik anda verdiği ribaund maçın kaybedilmesine yol açtı.

Kemal Erdem: Semih konusunda ben Obradovic’e kızmıyorum. Bizim yerlileri de biraz konuşalım. Obradovic’in açıklamalarını da konuşalım. Doğuş kızıyor ama koç sonuna kadar haklı bazı konularda.

Utkan Şahin: Semih konusunda eleştirmek bence de çok yanlış. Semih’i hepimiz biliyoruz. Son maçta da sahada gördük neden olmaması gerektiğini ama Semih’le olmayacaksa bu takımın guard sorunundan daha önce olan bir uzun sorunu var. Bu sorun niye çözülmedi ? Sadece Oğuz ve Zoric’in olduğu bir pota altıyla nasıl mücadele etmemiz bekleniyor ?

Doğuş Nerse: Sene başı çoğu kişi Semih’i sürpriz oyuncu olarak düşünüyordu. Katkı vermezse kimse şaşırmayacaktı ama katkı verirse ekstra olacaktı. Semih’i verimli kullananda Obradovic ama şimdi ondan verim alamayanda Obradovic. Bu konuda Obradovic’e kızmam fakat sene başı bunun önlemini almadığı için kızgınım açıkçası.

Utkan Şahin: Şimdi ben burada Kenan’ı da eleştiririm ama sen sonra araya girip reklama gidiyoruz dersin diye pek ses etmiyorum abi.

Kemal Erdem: Kenan Sipahi adamdır, konuşalım.

Doğuş Nerse: Bu arada yerliler hususunda %100 Obradovic hatalıdır. Geçmiş senelerde yabancı kuralı çok daha katıyken bile, 6 yabancıyla oynarken, bu sene uzun lobiler sonunda kural tam da istediğimiz gibi esnetildi fakat yine sadece 6 yabancıyla sezona başladık. Sene başı yerlilere bu kadar güvenilmesinin zararımıza olacağı çok belliydi. Obradovic malesef bu hataya düşerek yerlilere gereğinden fazla güvendi ve eminimki şuan çok pişman. Ek olarak yerliler çalışmıyor, kuyumu kazıyor gibi röpörtajlar vermeside son derece yanlış. Sen Zeljko Obradovic’sin. Buraya bu sorunları çözmek için geldin, röpörtajlarında şikayet etmek için değil. Farkını bu konularda gösterebilmen için burdasın.

Utkan Şahin: Ama çalışmıyor ve kuyu kazıyorlar. Hani derler ya hırsızın hiç mi suçu yok diye. Soruyorum sana yerlilerin hiç mi suçu yok ?

Doğuş Nerse: Yerliler yıllardır böyle zaten. Obradovic geçen sene bu hataya düşmüş olsa yadırgamam. Ama artık bu oyuncuları tanıyıp tecrübelenmişken böyle bir hataya düşmesi hayal kırıklığı. Buna önlem olarak takımdaki yerli sayısını sınırlı tutması gerekirdi. Daha önce yazmıştım ama bir daha belirtmek istiyorum. Obradovic buraya bu düzeni bozmak için geldi ve bunu bozabilecek yegane isim. Şikayet etmekten çok çözüm üretmesi lazım. Yoksa Spahija’dan Pianigiani’den farkı olmayacak ve o da yerlilerin yediği hocalar kervanına katılacak.

Kemal Erdem: Biz yine de her yerliyi o gruba dahil etmeyelim.

Utkan Şahin: Kenan’dan mı bahsediyoruz yani yoksa Berk mi ?

Kemal Erdem: Ben size Kenan konusunda şu kadarını söyleyeyim. En azından bizi okuyanlarda bunu bilsin. Biliyorsunuz, bazı tuhaf gerizekalı bir kesim var, Kenan konusunda benim üstüme abuk subuk şekilde gelen. Hani işin şakasını yapanları demiyorum. Ciddi ciddi komplo teorileri üretenler var. Kenan benim babamın oğlu değil. Kenan zirveyi görürse benim bundan kazancım her taraftar kadar Fenerbahçe’nin başarısı olur. Kenan’ın çok çalıştığını biliyorum. Bilmesem deli miyim bu kadar arkasında durayım. Ha eleştirilecek yönleri var. Özgüven sorunu, bunun getirisi olan kötü şut tercihleri, bazen çok fazla çekimser kalması, penetre etmesi gereken durumlarda bir türlü bunu yapmaması gibi. Son dönemlerde daha fazla potaya gitmesi artıdır. Kenan konusunda şunu diyorum. Bu çocuğa ana-bacı küfür etmek kime ne kazandırır ? Sen küfür ediyorsun diye iyi mi oynayacak ? İnsanları insan gibi eleştirelim. Berk konusunda beni konuşturtmayın sonra işinize gelmez.

Doğuş Nerde: Berk konusunda, Berk’in iyiliği için mi konuşmamayı tercih ediyorsun abi, yoksa takımın iyiliği için mi ?

Kemal Erdem: Her ikisi de. Berk ‘bizim çocuk’ etiketi altında Kenan kadar eleştirilmiyor. Bir de yaptığı bazı paylaşımlar var Fenerbahçe’nin içindeki belli kanada sempatik geliyor. Sırf bu yüzden hatalarını görmezden gelmek ona artı değil eksi yazar ilerde. Ben Berk’i de severim, isterim başarılı olsun, umarım olur.

Utkan Şahin: Peki o zaman sezonun geri kalanı hakkında ne düşünüyorsunuz ? Bu takım Top-8 hatta daha ötesini yapabilir mi ? Ligde bir Efes gerçeği var. Beklenen başarılara gelecek mi ? İlk başta grup içersinde ilerlersek 3. olma şansımız nedir sizce?

Doğuş Nerse: Burada fikstür çok önemli. İlk yarı fikstürümüz çok tehlikeli. Sırasıyla deplasmanlarda Milano-Malaga-Efes gibi güçlü takımlarla oynayacağız. Eğer burayı en az 3’de 2 ile geçersek ben 3. lük şansımızın çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Ama 3’de 1 ve ya maç alamadan geçersek her ne kadar 2. yarı fikstürümüz seri galibiyetler almaya müsait olsada geçmiş senelerde olduğu gibi takımın mental olarak dağılma ihtimali hiç az değil. Bana göre artık ilk 2 imkansıza yakın. 3. olup olamayacağımızı şu önümüzdeki 3 deplasman maçı belirler. Ben şuan itibariyle bu 3 maçtan 2 galibiyet alabileceğimizi ve 3.lük şansımızın yüksek olduğunu düşünüyorum. Bir de Efes’in sürpriz maçlar kaybetme potansiyelini yüksek gördüğüm için bu durum bizi 3.lüğe daha da yaklaştırıyor.

Kemal Erdem: Ben grup tahmini olarak 10-4 demiştim. Eğer şu 2 maçlık deplasman turunda 2’de 2 yaparsak, yani 3-2 olursak, seri galibiyetlerle hala 10-4’ün imkansız olmadığını düşünüyorum. Normal sezonda 2-2’den gelerek 8-2 olmuştuk. Burası Top-16 elbette sertlik bazında seviye farkı var ama bir havaya girilirse en kötü 9-5’le bitiririz.

Utkan Şahin: Önümüzdeki 4 maçtan 3 galibiyet şart ona katılıyorum. Ondan sonraki fiktürde 5-2 yaparak 10-4 bile yapabiliriz. Ama takım olarak şu sert fikstürü en iyi şekilde geçmek zorundayız. Ben Obradovic’in sürpriz bir galibiyet almak isteyeceğini o yüzden Olympiakos ve CSKA maçlarına takımı çok farklı bir motiveyle çıkartacağını düşünüyorum. Bir de son olarak Fenerbahçe Ülker sanki deplasmanda çok daha iyi oynuyor. Bunu neye bağlıyorsunuz ?

Kemal Erdem: Hickman’ı yuhalayan, Kenan şut attığında homurdanan bir taraftar topluluğu olmadığı için daha rahat hareket ediyor olabilirler.

Doğuş Nerse: Ben daha böyle bir kanıya varmak için erken olduğunu düşünüyorum. İlk turdaki Milano ve Barca deplasmanları bunun için yeterli değil. Geçen senede ilk turda CSKA’yı deplasmanda yenip, Top-16’da Efes hariç (o da deplasman sayılmazdı gerçi) deplasman maçı alamadık. Bu haftaki Milano deplasmanı bize daha somut veriler verir. Ama ben hala iç saha takımı olduğumuzu düşünüyorum.

Kemal Erdem: Ya zaten bu Doğuş’a kalsa takımın başında sırf Obradovic var diye hiçbir şey takdir edilmemeli. Doğuş net soruyorum Obradovic adam mıdır ?

Doğuş Nerse: Kıvıracak değilim bana göre Obradovic adam falan değildir. F4 ve şampiyonluk hariç hiçbir derece bu fikrimi değiştirmeye yetmez.

Utkan Şahin: Haydaaaa ben bu laftan sonra bu yayını terk ederim.

Kemal Erdem: Bana diyorlar ki, bu Doğuş’un Obradovic’le alıp veremediği ne, ne gıcık bir adam. Diyorum şeker gibi çocuktur. Aslında çok sever Obradovic’i. Şu komisyoncu saçmalığı hakkında ne düşünüyorsunuz son olarak içimde kalmasın.

Doğuş Nerse: Özellikle Kemal abi olaylara tek taraflı bakıyor. Hickman’ın yuhalanması yüzünden iç sahada sıkıntı çekmemiz normal diyor mesela. Ama o 12 bin taraftarın, rakibi boğmasını, takıma destek vermesini pek göz önüne almaz.

Kemal Erdem: Hickman’ın yuhalanması yüzünden demedim ama bizim taraftarımızın da iyi bir basketbol taraftarı olmadığı açık. O adam değil, bu oyuncu değil, o komisyoncu, bu hırsız, yazık günah bu insanların da ailesi, çoluğu çocuğu var.

Doğuş Nerse: Komisyon aldığına kesinlikle katılmıyorum. Obradovic gibi efsane bir koç 200-300 bin euro için ismini lekelemez. Ama hatır gönül transferi yaptığını düşünüyorum. Bunu çoğu koç yapar zaten benim özel olarak sempati beslediğim Ivkovic de dahil.

Utkan Şahin: Beyler ben Vesely transferinden çok rahatsızım. Sene başında burada hepimiz dedik. Vesely’den 4 numara da katkı alınmaz diye. 5 numara için olur ama 4 numara da olmaz diye. Buna rağmen alınması bana biraz hatır gönül işiymiş gibi geliyor. Tahmin ediyorum Doğuş’ta hatır gönül derken bunun için diyor.

Kemal Erdem: Vesely iyi adam ama takımın en karakterli oyuncularından biri. Çok neşeliymiş, sıfır ego diyorlar, böyle de bakmak lazım olaya, kolej havası yaratmaya çalışıyormuş.

Utkan şahin: Bende çok iyi adamım abi. Beni de alsınlar. Ayrıca yeri gelmişken staff konusunu konuşmadık. Senin bu konunda eleştirilerin vardı abi.

Doğuş Nerse: Aynen tam olarak onu kastettim. Vesely, Rasko oyuncusu olmasa ilk tercih olmazdı muhtemelen. Gerçi ben Vesely’i en başından beri istiyorum.V erim versinde hangi menajerden olduğu problem değil. Ama Zoric transferinden inanılmaz rahatsızım. Ordan yediğimiz kazığı 2 yıldır çıkaramadık hala.

Kemal Erdem: Bak gerçekten Fenerbahçe takımında çok karakterli oyuncular var. Bogdan gibi, Nemanja gibi, Gou gibi. Aslan gibi çocuklar. Özellikle Kenan inanılmaz temiz bir çocuk. Staff’a mutlaka takviye yapılmalı o konuda fikrim sabittir. Doğuş gel Obradovic’e destek olalım.

Doğuş Nerse: Sarunas Jasikevicius’u yardımcı koç olarak düşünüyorum. Kafamdaki yardımcı koç profilinin tanımı direk Jasikevicius’tur.

Utkan Şahin: Ben o konularda popülist davranışları beğenmiyorum. Saras olabilir hayır demem ama oyuncuların bakamadığı bazı noktalar olduğunu, o yüzden belki bizim ismini bilmediğimiz ama oyunu çok iyi bilen birisisin olması gerektiğini düşünüyorum.

Doğuş Nerse: Hangi konuda Obradovic’e destek olalım ? Ona yapılan kirli operasyona karşı sonuna kadar yanında olduğumu söylemiştim.

Kemal Erdem: Bundan sonra daha güzel tweet’ler at mesela, daha ölçülü mesajlar yaz, sana yakışan budur, aslan gibi çocuksun. Aslan demişken merak edenler var çocukken hangi takımlıydın ?

Utkan şahin: Ahmet ver oğlum müziği Doğuş konuşma yapacak.

Doğuş Nerse: Oyunu iyi bilse de ismi olmazsa Obradovic karşısında söz hakkı olmaz abi. Bizim getireceğimiz adam, hem basketbolu bilmeli, hem ismi olmalı ve Obradovic tarafından sindirilmemeli, hem de girişken olmalı. O yüzden Jasikevicius dedim. İbo da olabilir tabii ama başkanla arası sıkıntılı o yüzden yazmadım.

Utkan Şahin: Abi ona inanmıyorum ben. Itoudis de çok isimli değildi sonuçta.

Kemal Erdem: Dimitris Itoudis adamdır. Doğuş’un çocukken hangi takımlı olduğunu öğrenip bitirelim.

Doğuş Nerse: Son zamanlarda dozajı düşürdüm abi farketmişsindir. İlk zamanlardaki kadar ateşli değilim. Pao deplasmanı sonrası şuurumu kaybettiğimi bilirim mesela. Artık biraz bıkkınlık yad a yılgınlık mı diyeyim bilmiyorum ama eskisi kadar muhalefet yapamıyorum. Çocukken ilk takımım Beşiktaş’tı, sonra Galatasaraylı oldum, galiba 4. sınıfta Fenerbahçeli oldum ve değiştirmedim bir daha.

Utkan Şahin: Peki Anadolu Efes ?

Doğuş Nerse: Basketbolda kendimi bildim bileli Fenerbahçe’nin yanında Efes’i desteklerim. Ülker’e göre daha sempatik gelirlerdi hep bana. Basketbolu Efesle sevdim diyebilirim. Şimdi de Ivkovic, Perperoglu ve gençleri sayesinde gerçekten sempati duyuyorum.

Kemal Erdem: Talihsiz bir kapanış oldu. Biraz daha uzatırsak ben Doğuş’a dalarım. Bu konuda düşüncem nettir. Hem Fenerbahçeli, hem Efesli olunmaz, ya Fenerbahçeli olacaksın, ya Efesli, ikisi bir arada ters mıknatıslanma yapar.

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

1 Yorum
  1. Ade 3 sene önce
    Yanıtla

    Gayet doyurucu bir söyleşi olmuş, paylaşım için teşekkürler..

    Sonunu güzel bağlamışlar, hem Fb li hem AE li olunmaz 🙂

Yorum Yap

Your email address will not be published.