FBU-U.Malaga: 78-63.. Büyük Takım Gibi Oynamak

by

Güzel ve keyifli maçtı, ancak Hickman’ın sakatlanması ve sonrasında sezonu kapattığı haberleri maalesef keyfimizi kaçırdı. Tam o da rolünü benimseyip takım için faydalı olmaya başlamışken bu sakatlık, zamanlaması itibariyle de oldukça olumsuz oldu. EL kuralları gereği isteseydik bile Hickman’ın yerine bir oyuncu transfer edemeyecektik ki zaten şansımız olsaydı da bir oyuncu transfer edeceğimizi düşünmüyordum.

Aslında maça oldukça tutuk başladı takım, ilk 3 dakika hiç skor üretemeyip potamızda 7 sayı gördük. Hatta bu sürede topu potaya bile atmaya zorlanıp 2 tane top kaybı yaptık. Bu sürede Obradovic Bogdan’a sürekli kızıyor ve birşeyler anlatıyordu ki daha fazla dayanamayıp daha 2 dakika dolmadan kenara alıp oyuna Glock’ı sürdü. İlk basketimiz 4. dakika dolmak üzereyken Bjelica’nın asisti ile Oğuz’dan geldi. İlk 5 dk sona erdiğinde sadece 2 sayı üretebilmiş ve 2-9 ile 7 sayı geride kalmıştık. Daha sonra Glock’ın devreye girmesiyle oyunda ve skorda dengeyi sağladık ve çeyrek sonuna 2 sayı geride girdik 19-21.

Screen Shot 2015-03-29 at 15.16.14

2.Çeyreğe de ilk çeyrekte olduğu gibi oldukça tutuk başladık. Yine ilk 3 dakika skor üretemedik. Ve yine devreye Glock girdi ve attığı üçlük ile bu kısırlığa son verdi. Daha sonra ona Vesely, Hickman ve Bjelica da yardım edince daha rahat skor bulmaya başladık. Ancak Bogdan bir türlü katkı veremedi ilk yarı boyunca. Sadece ilk yarının bitimine 1,7 saniye kala kendi sahasının ortasından savurduğu topun çemberden geçmesiyle 3 sayı üretmiş oldu, ancak bu basket rakip için oldukça moral bozan ve soyunma odasına kafaların önde gitmesine neden bir basket oldu. Biz ilk çeyrekte ürettiğimiz 19 sayıya yakın bir skorla yani 20 sayı üretmişken, ilk çeyrekti 21 sayı üreten Malaga 2.çeyrekte sadece 12 sayı üretebildi.

İlk yarı sonunda sadece 6 sayı önde olmamıza rağmen iki takım arasındaki güç farkı o kadar net belli oluyordu ki, FBU biraz sıksa vidaları hemen farkı açabilecek görüntü veriyordu.

Bu arada Serhat’tan biraz bahsetmek istiyorum. İstatistik kağıdına baktığınızda 11 dk sahada kalmış ama hiçbir şey yapmamış diyebilirsiniz. Halbuki işin savunma tarafında çok önemli işler yapıyor Serhat. Hem kalıplı ve sert savunmacıların karşısında rahatlıkla durabiliyor hem de switch’lerin ardında uzunla bile kalsa gayet sağlam ve etkili kalabiliyor. İlk Milano maçıya Obradovic ona ilk beş şansı vermişti ve bu maçta da onu ilk beş başlattı. Bu sayede işler eğer başlangıçta iyi gitmezse kenardan gelebilecek oyuncu sayısını Hickman, Glock ve Emir ile 3’e çıkarmış oldu. Bana göre Serhat da bu görevi gayet iyi benimsemiş ve F4’e giden takımın içinde verilecek her görevi seve seve yapmaya hazır hale gelmiş. Bu şekilde hem Serhat hem Melih hem de artık Hickman’ın sakatlanmasıyla Kenan bu tarz katkılar yapmaya hazır olmalı ve bundan mutluluk duymalılar. Şu an bana göre F4 adayı olacak 4 takım içinde en önemli takımlardan biri durumundayız. Ve bu büyük takımın bir parçası olabilmek tüm Türk oyuncular için inanılmaz bir şans.

Screen Shot 2015-03-29 at 15.15.49

3. Çeyrek ise takımın gerçek gücünü gösteren ve rakibin direncini kıran bir period oldu. İlk 5 dakika dolduğunda fark bir anda 54-39 ile 15 sayıya geldi. Bogdan’ın da skor üretimine katkı vermesiyle rakip iyice çözüldü ve çeyrek sonunda fark 18 sayıya çıktı. Maç sonunda Obradovic’in de dediği gibi, bu çeyrek bir çok basketbol doğrusunun sergilendiği bir çeyrek oldu. Hücum da sürekli topu dolaştıran, uygun atışı bulana kadar sabırla hücum eden, iki pota altında da ribaundlarda etkili, hücumdan boş döndüğünde bile savunmaya büyük bir enerji ile koşup rakibe kolay sayı şansı vermeyen, bir Fenerbahçe vardı sahada. Ve bu da çeyreğin sonucunun 24-12 olarak lehimize sonuçlanmasına neden oldu. 2. ve 3. çeyreklerde rakibine sadece 12’şer sayı şansı veren takımımız son çeyreğe artık maçı bitirmiş olmanın rahatlığı ile girdi.

Farkın en az 13 sayıya düşmesine izin veren FBU kendini çok zorlamadan oynarak maçı 78-63 kazanmayı başardı ve arka arkaya 9. galibiyete ulaştı. EL’in en iyi hücum ribaundu yapan takımına 12 hücum ribaundu verirken biz rakip pota altında 13 ribaund aldık. 17 asist yaptığımız maçta sadece 9 top kaybı yaparak gayet verimli oynadık. Bu maçla ilgili eleştirilecek çok fazla bir şey yok. Ama tabi yine %60 da kalıp kaçırdığımız 8 serbest atış canımızı sıkmadı değil. Ayrıca ilk iki çeyreğe de özellikle hücumda oldukça tutuk başlamak yine Zoc’un çokça bahsettiği konsantrasyon ve motivasyon eksikliğinin altını çizmek lazım. Önümüzde rakip kim olursa olsun oldukça zorlu geçecek bir play off serisi olacak. Ve bu seride bu dakikaları mümkünse sıfıra indirmek olmuyorsa da en azında çok minimum da bırakıcak şekilde oynamalıyız.

Screen Shot 2015-03-29 at 15.16.51

Takımın sürekli her geçen gün daha iyi oynadığından bahsedip duruyoruz. Bu konuda Top16 sonunda detaylı bir rapor hazırlayıp sizlerle paylaşacağım. Ancak şu aşamada oldukça dikkat çeken bir rakamdan bahsetmek istiyorum. Normal sezonda bir aralar %50’lerin üzerine çıkan  ve normal sezon sonunda %44,5 ile EL en yüksek yüzdeyle üçlük yiyen ve bu kategoride açık ara en kötü olan  Fenerbahçe savunması , Top16 da şu an itibariyle bu rakamı %32,7 lere çekip en iyi 4. takım olmuş durumda.

Takımda Glock dahil herkes rolünü fazlasıyla benimsemiş ve taşlar yerine oturmuş durumda. Hickman’ın sakatlığı bizi mutlaka olumsuz etkileyecek. Ancak buna alışmak zorundayız. Zisis’in sürelerini 30’lu dakikalara yaklaştırıp , Kenan’a biraz daha fazla sorumluluk verip, sertleşen ve gerginleşen maçlarda Bogdan&Emir ikilisinden pg mevkiinde yararlanıp bu dönemi çok da fazla hasar görmeden atlatabileceğimizi düşünüyorum. Umalım ve dua edelim de başka bir sakatlık olmadan sezon sonunu görebilelim.

Önümüzde sadece 2 maç kaldı. Bu iki maçı da kazanabilecek ve grubu lider bitirebilecek durumdayız. Oynadığı son 4 maçın 3’ünü kaybeden Maccabi’nin E grubunda dördüncü sıraya inmesiyle belki de son maçta rakip seçmek için yenilmeyi isteme durumundan uzaklaşıyor olabiliriz. Ne olursa olsun hem duygusal hem de çok zorlu bir deplasmana sahip olması nedeniyle Obradovic’in Panathinaikos ile play off oynamak istemeyeceğini düşünüyorum. Ayrıca bu zorlu ve içinde CSKA ve Olympiacos gibi iki çok güçlü takımın olduğu F grubunu lider bitirmek de hem takımın hem rakiplerin üzerinde bizim lehimize çok önemli bir etki bırakıcaktır.

MAÇIN İSTATİSTİKLERİ

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

Yetmez mi?

Her sene bu kritik döneme geldiğimizde kafamızda soru işaretleri yaşamak durumunda kalıyoruz. Önce Bjelica, sonra Vesely, şimdi de Sloukas ve Bogdanovic. Gerçekten acaba bizim F4 kazanmamızı istemeyen ulu bir güç mü var diye düşünüyor…

Yorum Yap

Your email address will not be published.