FBU-GSLH: 85-74.. İki Farklı Yarı , İki Farklı Basketbol

by

Keyifli bir maç oldu, özellikle bizim açımızdan. Harika girdik maça, tehditlerin hepsine karşı hazırlıklı, güçlü yanlarımızın da çoğunu kullandığımız bir ilk yarı oldu.

8-0 lık seri ile karşılaşınca daha 4 dakika dolmadan Ergin Ataman mola almak zorunda kaldı. Savunma zaafiyetlerini iyi değerlendirip seyircinin de itici gücüyle bir anda 8 sayı öne geçtik. Ancak moladan iyi dönen GSLH 7-0 seriyle karşılık verdi. İlk çeyrek boyunca dengede giden maçta biz doğru basketbol oynayıp hiç duş şut denemedik.

İkinci çeyrekle temposunu arttırıp gaza bastı FBU. Ayrıca oyuna giren Bjelica’nın yüksek yüzdeli hücumları ve Emir’in mükemmel organizasyonu ile , Hickman’ın Arroyo üzerinde Kenan’ın kurduğu baskıyı kuramasa bile bir anda farkı açıp GSLH’ı darmadağın ettik. Tabi bu süreçte onların bench’ten gelen oyuncularının hiç katkı vermemesi hatta bizim daha rahat oynamamıza imkan vermesinin de altını çizmek lazım. Maça ilk beş başlayan Bogdan ilk rotasyondan sonra bir daha oyuna giremezken yorulan Glock yerine uzunca bir süredir oynamayan Melih oyuna dahil oldu ve hem savunmada hem hücumda fazlasıyla katkı verdi. Bu tarz katkıların kısa sürelerde dahi gelmesi bizim rotasyonu oldukça rahatlatıyor.

İlk yarıda farkın bu kadar açılmasında en önemli faktörlerden biri savunma ribaundlarını net almamız ve hızlı hücumlara rahat çıkabilmemizdi. Neredeyse hiç hücum ribaundu vermedik ve ikili oyunlarını gayet iyi savunduk. Maç öncesi yazımda yazdığım tehditlerin  hiçbiri risk yaratmadı. Takımın en skorer oyuncuları Glock+Bogdan ikilisinin toplam 12 sayı attığı bir yarıda takımın 50 sayı üretip 19 sayı fark atması gerçekten çok önemliydi.

Screen Shot 2014-11-18 at 14.16.29

Ancak ikinci yarıda hem ilk yarıda oluşan farkın yarattığı rehavet , hem de tempoyu düşürme isteği bir anda rakibi oyunun içine dahil etti. İlk yarıda hiç hücum ribaundu alamayan GSLH ikinci yarıda tam 15 hücum ribaundu yaptılar. İlk yarıda rakipten 7 ribaund fazla alan FBU maç sonunda 14 ribaund daha az almış oldu, yani ikinci yarıda rakip bizden 21 ribaund fazla aldı.

Bir ara öyle hücumlar izledik ki, GSLH hücum ribaundu almadığı zamanlarda bile ribaund pozisyonlarında yaptığımız fauller ile topu mutlaka onlara teslim ettik. 3 veya 4 kez hücum ettikleri oldu. Ancak hem kötü yüzdeleri, hem de fazlasıyla yaptıkları top kayıpları  nedeniyle bu şansları iyi değerlendiremediler. Yine de ilk yarıda 31 sayı üretebilen GSLH ikinci yarıda 43 sayı gönderdi potamızda. İkinci yarı skoru 43-35 GSLH lehine sonuçlandı.

Son çeyrekte skoru ilk kez tek haneli çektikleri anda maç boyunca hiç şut kullanmayan Emir’in üçlüğü ile zaten az olan dirençleri iyice kırılıp teslim oldular.

Görünen şu ki, kadro olarak hem uzunlarda hem kısalarda bizimle başedebilecek bir durumda değildi GSLH. Bir de bunun yanında ilk yarıda mücadele güçleri çok düşük kalıp , daha çok bizi izlemeleri sonucunda 19 sayılık fark oluştu ve bu farkı bu kapatmak da pek mümkün olmadı. Eğer ilk yarıda ikinci yarıda yaptıkları agresif hücum ribaundu kovalama işini yapabilselerdi bizim açımızdan bu kadar kolay bir maç olmayabilirdi. Bu ribaundlar sayesinde hem bizim hızlı hücum sayılarımıza engel oldular hem de ikinci üçüncü denemeleri yapıp bir şekilde sayı bulabildiler.

Screen Shot 2014-11-18 at 14.16.57

Tüm maç boyunca Arroyo üzerinde yaptığımız baskılı savunma(Hickman’ın bunu sürekli yaptığını söylemek pek de doğru olmaz) , zayıf pota altlarına karşı sürekli boyalı alan hücumları, net alınan savunma ribaundlarının arkasına hızlı hücuma çabuk çıkma gibi maç öncesinde çok net görünen her konuda FBU başarılı olunca salona gelen tüm taraftarlar rahat bir maç izlediler. Bu sayede bir iki küfür içermeyen Ergin Ataman tezahüratının haricinde olaysız da bir maç oldu. Altını çizmek lazım ki, eğer maç daha yakın gitseydi tribünlerin bu kadar sakin kalması beklenemezdi.

Takım bu tarz galibiyetler ile hem seyircisi gözünde hem de kendi kafasında biraz daha rahatlıyor. Hala düzeltmemiz gereken bir dolu şey var. Obradovic’in sürekli söylediği maç konsantrasyonunu 40 dakika korumalıyız mottasına pek uygun olduğumuzu söyleyemeyeceğim. Özellikle ikinci yarıda bu kadar hücum ribaundu vermemizin tek açıklaması bu. Ribaund tamamiyle bir konsantrasyon işidir, bir anlık boşluk rakibin topu almasına neden olur.

Ancak geçen sene canımızı çok yakan top kayıpları sayısı her geçen gün iyiye gidiyor. Dünkü maçta sadece 5 top kaybı yaptık. Tabi rakip savunmanın bizi çok zorlamaması bunda önemli etken. Daha zorlu rakiplere karşı da bu denli düşük top kayıpları ile oynayabilirsek büyük bir avantaj sağlamış oluruz.

Takıldığım bir konu da yapamadığımız perdelemeler. Özellikle Zoric hiçbir perdede takım arkadaşına yardımcı olamıyor, onun perdeleri hiçbir işe yaramıyor. Aynı şeyi Vesely ve Oğuz için de söyleyebiliriz. Bu konuda mutlaka çalışmalı ve iyileştirmeliyiz.

 

Ne kadar son bir kaç maçta güzel galibiyetler alsak da takımın hala çok net point guard eksiği var. Top16’ya kadar bu konuda bir aksiyon alınmayacağı da net bir şekilde görünüyor. Bu nedenle takım içinde bu konuyu çözmek lazım. Kenan en azından savunma tarafında biraz kıpırdanmaya başladı, Hickman ise maalesef yine çok yanlış tercihler, basit top kayıpları ve yersiz savunma hataları ile sırıtmaya devam ediyor. Bu nedenle Bogdan’ı en 10 dk 1 numarada değerlendirmek en kolay ve en iyi çözüm gibi duruyor. Asist sayılarının arttığı son maçlarda bir de pozisyon hatası yapmadan oynamak şu an için pg lardan beklentiyi karşılayacak çözümler olabilir.

Son not: Son çeyrekte bir pozisyonda mola girişinde Obradovic Oğuz’u her zamanki sertliğiyle azarladı. Oğuz oldukça sinirlendi, tüm takım toplanırken o takımdan uzakta durmayı tercih etti. Önce Kenan sonra Semih onu çağırsa da gelmek istemedi. Oğuz’un böyle bir tepki vermeye hakkı yok, bunu bilmesi lazım. Takımda herkes fırça yiyor, Glock’tan Hickman’a kadar. Bunların hiçbiri kişisel değil, takımı düşünüyor coach. Ancak Oğuz bunları kişiselleştirir ve uzatırsa kaybeden kendi olur.

 

Maçın İstatistikleri

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
TBL

Pes Etmeyenler Klubü: Fenerbahçe

Birçok kişi takımın yoğun maç trafiğinde çok yıprandığını , dinlenmesi gerektiğini, bir sakatlık daha kaldıramayacağımızı konuşuyor. Bunu en iyi bilen tabi ki Obradovic. Ama şu gerçek de var, bizim gibi bilinçli basketbolseverlerin dışında sürekli…

Yorum Yap

Your email address will not be published.