2017-2018 THY Euroleague’de 2.Hafta Değerlendirmesi

by

Euroleague heyecanı tüm hızıyla sürerken bu haftadan itibaren sitemizin yazarları Jacko Namet, Can Sönmez, Furkan Zengin ve Hakan Ünseven ile birlikte haftanın değerlendirmesini yapmaya başlıyoruz. Maçların kısa değerlendirmesi haricinde,  haftanın takımı, haftanın oyuncusu ve haftanın beşini kendi aramızda oylayarak belirledik.

 

Maccabi Fox Tel Aviv – Baskonia Vitoria Gasteiz

Maccabi ikinci maçında ikinci galibiyetini aldı. İsrail ekibi galibiyete ulaşırken kenar oyuncularının katkısı öne çıktı. Cole kenardan gelerek 24 sayılık bir performans sergiledi. Sarıların üç sayılık yüzdesi bir hayli düşüktü. Ribaundlarda Tyus ve Parakhouski ile kurdukları üstünlük düşük yüzdelerini telafi etti. Aslında Baskonia maça hızlı girdi. İlk 7 dakika geçilirken skor tabelası 16-10 rakip takım lehineydi. Devre biterken başlayan 9-0lık  seri ikinci çeyrek başında  13-0 oldu ve Maccabi skor liderliğini sürdürdü. Baskonia maç bırakmayan karakterini ortaya koyarak üçüncü çeyrek sonunda farkı 3 sayıya kadar düşürdü. Cole ve Thomas’ın sayıları ile rahatlayan ev sahibi, 2:30 dk. kala rakibine yeniden yakalanmasına rağmen maçın sonunda galip gelmeyi başardı.

 

Panathinaikos Superfoods Athens – Brose Bamberg

Panathinaikos iç sahada galibiyete Calathes’in performansı ile ulaştı. Singleton Calathes’e skorda eşlik etti. 23 sayı atan Calathes istatistiklerine 6 asist ve 4 ribaund da ekledi. Ribaund, asist ve top kayıplarında dengede giden maçta yüksek yüzde yakalayan ev sahibi kendine avantaj yarattı. Brose’de Radosevic ve Hickman 19ar sayı buldular. İki ekip de rotasyonu geniş kullanmaya çalıştı.  Baş başa giden ilk çeyrekte , son dakikada Gist’in sayısı, top çalması ve Calathes’in sayıları çeyrek sonunda bir anda 7 sayılık fark yarattı. Maçın devamında Panathinaikos Brose’nin koyduğu her dirence karşılık verdi. 18lere kadar çıkan fark üçüncü çeyrek sonunda 13 oldu. Dördüncü çeyrekte aradaki farkı korumayı başaran Yunan ekibi yüksek yüzdeli oyununun meyvesini galibiyet ile topladı.

 

AX Armani Exchange Olimpia Milan – Fenerbahçe Doğuş

Sloukas, Melli ve Gigi üçgeni ile ilk üç çeyreği harika oynayan Fenerbahçe, aynı Malaga maçında olduğu gibi son çeyrekte tanımlanamaz bir bocamala içine girdi. Son çeyreğe kadar sadece 6 top kaybı yapan Fenerbahçe Doğuş bu çeyrekte 7 top kaybı yaparak rakibini  zorla oyunun içine soktu. Malaga maçına göre savunma ribaundlarında biraz toparlanmış görünse de maçın en kilit anı olan normal sürenin sonunda bir türlü ribaundu alamayarak rakibine 3 kere maçı berabere hâle getirecek üçlük atışı kullanma şansını verdi.

 

Milano bireysel yeteneklerinin gayreti ile maçı uzatmaya götürse de uzatma bölümünde daha organize olan Fenerbahçe Doğuş’da , Wanamaker’ın, yorulan Kostas’tan aldığı liderlik rolü ile birlikte maça ağırlığını koyup önemli bir deplasman galibiyetine imza attı. Maçın oyuncusu istatistiksel olarak Kostas görünse de bu maça kadar pek varlık gösteremeyen yeni transfer Melli, sahanın her yerinde takımın en faydalı oyuncusu olarak güvenini kazanma yolunda önemli bir adım attı.

 

 

Real Madrid – CSKA Moscow

Genelde tempolu basketbol ve hızlı top döndürme ile rakibinin başını döndüren CSKA , Real maçında farklı bir taktikle maça başladı. Özellikle kalıplı ve güçlü 3 numaralar arkalarında post-up yapacak bir oyuncu bulduğunda sürekli oyunu zorladı. 3 Çeyrek boyuncu bu taktikle maça tutunmuş olsalar da özellikle De Colo’nun çok kötü gününde olması, Real’de ise sakatlanmasına rağmen o ana kadar çok iyi oynayan Randolph’u durduramamaları, yapmış oldukları 18 hücum ribaunduna rağmen 69 sayı gibi kendi ortalamalarının çok altında bir sayıda kalarak yenilmelerine neden oldu.

 

Real’de ise oyunu zorlamadığı anlarda Doncic fark yaratmaya devam ediyor ancak bazen artık ben oldum edasında öyle zorlamalar yaptı ki bugüne kadar öne çıkmasındaki en önemli pozitif özelliği olan doğru tercihlerden zaman zaman uzak kaldı. Oyunun tıkandığı anlarda devreye giren Teodosic olmayınca bu rolü alabilecek oyuncu eksikliğini yaşadılar. SerRod tempo oyununda çok etkiliyken , temponun düştüğü bu tarz maçlarda etkisi çok azalıyor. Görünen şu ki, CSKA da bu sene çok maç kaybedebilir.

 

Real açısından en olumsuz şey hem Kuzmic hem de Randolph’un sakatlıkları oldu.

 

Khimki Moscow Region – Zalgiris Kaunas

Shved–Robinson ikilisi gerçekten korkutucu görünüyor. Kendi evlerinde onları yenmek kolay değil hele ki Markovic bu maçtaki gibi 9 asist yaparsa. Bu maçta yaptıkları 24 asist takım olarak sadece Shved’in eline bakmadıklarını gösteriyor. Beklenmedik bir başlangıç yaptılar, bakalım büyükler karşısında neler yapacaklar. Zalgiris’in, kısıtlı kadrosu ile bu sene geçen senenin gerisinde gibi dursa bile, iyi coaching ile neler yapabileceğini göreceğiz. İleri bir adım atabilmeleri için iyi bir şutör çıkarmaları lâzım içlerinden yoksa işleri zor.

 

Crvena Zvesda MTS Belgrade – FC Barcelona Lassa

 

Birçok kişi tarafından sezonun en güçsüz takımı olarak kabul edilen Kızılyıdız hiç de kolay lokma olmadığını bu maç ile göstermiş oldu. Çılgın skorer Rochestie, patlayıcı Fransız Lessort, ne zaman ne yapacağı belli olmayan Bjelica ve büyük tecrube Pero Antic ile korkutucu bir takım olmuşlar, Barcelona ise bildiğiniz gibi, dağınık ve toplama takım görüntüsünde. Huertel’in direksiyonda olduğu bir takıma güvenmek zor zaten. Seraphin, Hanga gibi süper oyuncuları olsa da alışma sürelerini kısa tutmazlarsa sıkıntıları büyük olacak.

 

Olympiacos Pireaus – Unicaja Malaga

Olympiacos Spanoulis olmadan oynamayı öğreniyor sanki. Öğrenmekle kalmayıp oldukça da tehlikeli bir takım haline dönüşüyorlar. İstatistik kağıdına baktığımızda Milutinov ön plana çıksa da saha içi liderlik tamamen Printezis’in elinde. Oyuna giren onbir oyuncudan biri hariç skor katkısı alabilmek takım olarak ne kadar düzenli oynadıklarını gösteriyor. Malaga’da ise Nedovic Shermadini ikilisinin biraz aksaması onlara bir mağlubiyete sebep oldu. Sasu Salin’in de beklenen dış atış katkısının gelmemesi hücumda Malaga’yı oldukça sınırladı. Bütün sezonu Milosavljevic & Musli ikilisine güvenerek geçirmek zor. Ray McCallum’un yanına istikrarlı şekilde katkı verecek bir Nedovic ya da Shermadini Malaga için şart.

 

Valencia Basket – Anadolu Efes

Euroleague’in en mütevazi kadrolarından birine sahip olan Valencia karşısında Anadolu Efes’in performansı hayal kırıklığı oldu maalesef. Geçtiğimiz senelerin aksine çok sansasyonel transferler yapmayan Efes buna rağmen kendi gücünün daha aşağısında olan Valencia’ya kaybetti. Valencia’da MVP Eric Green’in olağanüstü performansını bir yana koyarsak; Bojan Dubljevic’in kötü oynadığı bir gecede mağlup olmak Efes için yeterince ağır zaten. Dunston ve Simon’un 0 sayı ile oynadığı maçı Efes’in kazanabilmesi zaten çok zor.

 

Efes’in bir an önce takım içi istikrarı yakalaması şart. Çalkantılı performanslar ile bu tip sürpriz mağlubiyetler kaçınılmaz olacaktır.

 

 

Haftanın Takımı:

 

CRVENA ZVEZDA MTS BELGRADE: Geçen sezon her zamanki gibi kimsenin şans vermediği bir takımdı. Buna rağmen maçların yarısından fazlasını kazanıp play-off’u son maçta kaçırdılar. Ölü sezonu çok kötü geçirdiler. Maddi sorunlar nedeni ile oyuncuların çoğu başka takımlara transfer oldu. Başarılı koçları Dejan Radonjic de ayrıldı. Son anda bir takım kuruldu. İlk hafta deplasmanda Zalgiris’i zorlasalar da kimse ikinci maçta bu sezon toparlanmış görülen Barcelona’yı yeneceklerini düşünmüyordu. Bu zor işi hem de tüm maçı önde götürerek başardılar. Sonlarda yakalansalar da ekolleri Barcelona gibi bir devi dize getirmeye yetti.

Haftanın Oyuncusu:

 

ERICK GREEN (Valencia Basket)

Haftanın Beşi:

 

NICK CALATHES (Panathinaikos Superfoods): Geçen sezon Panathinaikos’u taşıyan isimlerden birisi olan Calathes bu sezona da iyi başladı. Bamberg önünde 23 sayı, 6 asist, 4 ribaund, 1 top çalma ve 25 verimlilik puanı ile takımının ilk galibiyetinde önemli pay sahibi oldu.

NORRIS COLE (Maccabi Fox Tel-Aviv): NBA’e Lebron’un kanatları altında başlayıp Euroleague’e 2 şampiyonluk yüzüğü ile gelen bir isim Norris Cole. Yeni oyuncular arasında bu sezon ne yapacağı en fazla merak edilen isimlerin başında geliyordu. Takımının ikide iki yaptığı Baskonia maçına damgasını vurdu. 24 sayı, 5 asist, 3 ribaund, 1 top çalma ve 24 verimlilik puanı ile oynarken epeydir sıkıntılı olan Maccabi taraftarlarına umut ve güven verdi.

ERICK GREEN (Valencia Basket): İkinci hafta guardların haftası oldu. O kadar ki çok iyi maçlar çıkaran Kostas Sloukas (Fenerbahçe Doğuş) ile Taylor Rochestie’yi (Kızılyıldız) haftanın beşine alamadık. Erick Green ise Anadolu Efes karşısındaki performansı ile haftanın oyuncusu oldu. İlk hafta 22 sayı attığı Khimki maçını da çok iyi geçiren Erick Green Efes karşısında 24 sayı, 5 ribaund, 2 asist, 2 top çalma ve 33 verimlilik puanı ile oynarken artık maç alan oyuncu da olabileceğini gösterdi.

MILKO BJELICA (Kızılyıldız): Türkiye yıllarında Murat Murathanoğlu’nun anlattığı maçlarda dünyanın en kötü basketbolcusu! olduğunu zannettiğimiz Bjelica, takımı Barcelona’yı dize getirirken en fazla katkı yapan oyunculardan biriydi. Eksik taraflarını fundamental düzeyi ve tecrübesi ile kapatan basketbolcu müthiş Barcelona maçını 23 sayı, 3 ribaund, 1 asist ve 23 verimlilik puanı ile bitirdi.

THOMAS ROBINSON (Khimki Moscow): Adı yaz döneminde Fenerbahçe ile geçen eski NBA oyuncusu Thomas Robinson kuşkusuz sezon içerisinde Bartzokas’ın en güveneceği isimlerden biri olacak. Faul problemi nedeni ile sadece 23 dakika oynayabildiği Zalgiris maçını 19 sayı, 10 ribaund, 2 asist, 1 top çalma ve 28 verimlilik puanı ile bitirdi.

 

 

3.HAFTANIN MAÇI

 

MACCABI FOX TEL-AVIV – OLIMPIACOS: Euroleague’in şampiyonlar kulübüne üye olup ilk iki haftayı kayıpsız geçen iki takımın mücadelesi Maccabi taraftarlarının yaratacağı müthiş atmosfer ile birlikte nefes kesecek. 24 Ekim Salı Saat: 21:05

 

 

4.HAFTANIN MAÇI:

 

PANATHINAIKOS SUPERFOODS – FENERBAHÇE DOĞUŞ: Sıkışmış haftanın ikinci bölümünün en ilginç maçı. Geçen sezon playofflarda saha avantajına rağmen İstanbul’dan Atina’ya zorlu bir otobüs yolculuğuna katlanmak zorunda kalan Panathinaikos, bu sefer Atina’da hesap görmek isteyecek. 27 Ekim Cuma Saat: 21:30

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

Euroleauge

JSF Nanterre Analizi

Euroleague de normal sezonun ilk yarısınn son maçına geldik. Bu Perşembe 20:15 de Ülker Arena’da Fransız Şampiyonu JSF Nanterre’i ağırlayacağız. Bu maç öncesi izlediğim maçları ve şu ana kadar oluşan istatistikleri ile rakibimizi analiz…

Yorum Yap

Your email address will not be published.