EL’de 2.Hafta.. Rakip Milano

by

Geçen hafta Malaga’ya son hücumda kaybeden Fenerbahçe bu hafta deplasmanda Milano’ya konuk oluyor. Oldukça tanıdık isimlerden oluşan Milano kadrosu ve basketbolunu biraz inceleyelim.

 

İtalyan temsilcisi her sene büyük ümitler ve önemli bütçelerle yeni takımlar yaratıp hep hüsranla sezonları kapatıyor. En son Final 4 da ev sahipliği yapacağı 2014 yılında play off yaptılar. Sonraki üç seneyi başarısızlıkla geçtikten sonra bu sene takımın başına bir zamanlar Fenerbahçe’yi çalıştıran Simone Pianigiani’yi getirdiler.

 

Kadronun da büyük bir kısmı yine tanıdık oyunculardan oluşuyor. Geçen sene Banvit’in en başarılı oyuncusu Jordan Theodore Litvanya Milli Takımının önemli oyuncusu Kalnietis ile birlikte 1 numarayı paylaşıyor. 3 maçı geride kalan İtalya liginde 3 galibiyet alan Milano’da , Theodore 31,7 dk ile en çok süre alan oyuncu. 14 sayı , 4,3 asist , 3,3 asist ile takıma uyum sağlamış olarak görünüyor.

 

2 numaralar da oldukça tanıdık. Geçen seneyi Maccabi de geçiren eski oyuncumuz Andrew Goudelock ve Daçka’dan Dairis Bertans. Goudelock tabi ki takımın en skorer oyuncusu. Milano geçen hafta CSKA deplasmanında kaybederken 17 sayı 5 asist ve 3 ribaund ile oldukça etkili görünürken 0-6 üçlük ile herkesi çok şaşırtmıştı.

 

3 numarada yine tanıdık bir isim olan Vladimir Micov var. Pianigiani’nin en güvendiği oyuncuların başında gelen Micov , CSKA maçında 38 dk sahada kalıp 22 verimlilik sağlayıp oyunun her alanında takımına katkı verdi.

 

Uzun forvet pozisyonunda da yeni üç transfer var:  Amath Mbaye , Cory Jefferson ve Arturas Gudaitis .  Mbaye diğer forvetlere göre biraz daha öne çıkıyor ama o da kısaların takımı olan Milano’da çok da önemli bir konumda değil.

 

5 numarada ise yine tanıdık Patrick Young var ancak dizinedeki sakatlığı nedeniyle bu hafta da görev alamayacak. Diğer pivotları ise Kaleb Tarczewski geçen senenin ortasında takıma dahil oldu. Sert bir oyuncu beyaz Amerikalı , pota altında yakında aldığı zaman etkili ama yine risk taşıyan bir oyuncu değil.

 

Dışardan bakıldığında hücum takımı gibi duran Milano aslında savunmada gayet başarılı ( CSKA maçını ölçü almamak gerekiyor). İtalya liginde 3 maç sonunda 3 galibiyet alırken rakiplerini ortalama 65 sayıda tuttular. Yani karşımızda çok rahat alt edebileceğimiz bir savunma olmayacak bunun bilincinde olmak lazım.

 

Hücum tarafında ise oyuncu karakterleri ve yeni kurulmuş bir takım olmalarının da etkisiyle fazlasıyla birebir üzerinden oynuyorlar. Bu onların asist rakamlarına da yansımış durumda. Tabi ki takımın ilk hücum opsiyon Goudelock. Goudelock bıraktığımız gibi , iyi olduğu gün durdurulamayan bir hücum oyuncusu. Ama sadece Goudelock değil, Theodore , Bertans, Micov ve şu an sakat Zoran Dragic ile birlikte tamamen kısaların takımı bu takım.

 

CSKA maçının ilk yarısın gayet iyi oynamalarına rağmen ikinci yarında özellikle ribaundlarda çok ezildikleri için direnemediler. Sadece 16 savunma ribaunda alırken 15 de hücum ribaundu verdiler CSKA’ya. Yani bizim yaşadığımız sorunun bir benzerini de onlar yaşıyor. Bizim maçta da ribaundlar sonucun belirleyecisi olabilir.

 

Bir not da top kayıpları ile ilgili. Maçı 12 top kaybıyla bitirdiler ki aslında çok da korkutucu bir rakam değil. Ama asıl konu bu 12 top kaybının 10’unu rakibin çalması ve kolay sayıya gitmesi. Verdikleri hücum ribaundları kadar bu rakibe çaldırdıkları toplar da onların canını çok yaktı.

 

İki takımın da mutlak kazanmak isteyeceği bir maç bu maç. Kilit nokta da ribaundlar olacak. Obradovic ve öğrencileri şampiyonluk adayı olarak başladıkları sezonun ilk iki maçını da kaybetmemek için ne gerekirse yapacaklardır.

 

 

 

 

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

Yorum Yap

Your email address will not be published.