Bu Haftaki Rakip Evinde Aslan Kesilen Barcelona

by

Hakan Ünseven’e değerli analizi için teşekkür ediyoruz. 

 

Fenerbahçe’nin Ülker ile birleşip Euroleague’de sürekli yer almasından bu yana oynadığı Barcelona maçlarında İspanyol (artık Katalan demeliyiz galiba) takımının net üstünlüğü var. 18 maçın 12’sini, diğer bir deyişle her üç maçın ikisini Barcelona kazanmış. Ancak iki takım arasındaki son üç maçı ayrıca Palau Blaugrana’da oynanan son iki maçı Fenerbahçe’nin kazandığını belirtelim.

Koç olarak Euroleague’de Obradovic ile Sito Alonso 3.kez karşı karşıya gelecek. Geçen sezon oynanan ilk iki karşılaşmayı o zamanlar Baskonia koçu olan Sito Alonso kazandı (86-52, 79-74).

Barcelona geçen sezondan daha iyi gözükmesine rağmen 10 maçta sadece 4 galibiyet alabildi. Tamamı iç sahada olan bu 4 galibiyette şaşırtıcı farklar elde ettiler (Panathinaikos 27 sayı, Olympiacos 22 sayı, Valencia 18 sayı, Maccabi 22 sayı). O yüzden takım istatistiklerinde bu 4 maçın istatistikleri ile kalan maçların istatistikleri arasında ciddi farklar var. Bu sebeple analizi gerçekten zor bir takım. Diğer taraftan EL’in en çok asist yapan iki takımının maçı olduğunun bilinmesinde fayda var. Bu kategoride Barcelona maç başına 21.6 ile birinci, Fenerbahçe ise 19.7 ile ikinci. Barcelona maç başı 32.3 ortalama ile en iyi ikinci ribaund takımı. Fenerbahçe ise bu kategoride EL’in en son sırasında 28.1 ortalama ile yer alıyor. Son sırada yer almasının elbette bir takım teknik nedenleri var. Son sırada yer almasına rağmen Fenerbahçe oynadığı maçlarda sadece 3 kez rakibinden daha az ribaund aldı. Barcelona ise bu kategoride 2.olmasına rağmen sadece 4 kez rakibinden daha fazla ribaund alabildi. Bunun özellikle top kullanma adedi ile ilgili nedenleri var ve bu açıdan maç çok ilginç olacak.

Guard rotasyonunda Heurtel’in maç başı 6,7 asist rakamı dikkat çekici. Ancak 3 sayı çizgisinde %18.5 gibi berbat bir rakam tutturmuş durumda. Üstelik Fenerbahçe bu oyuncunun açıklarını çok iyi bilen bir takım. Diğer oyun kurucu Phil Pressey’in ilk Avrupa deneyimi ancak 148 maçlık bir NBA kariyeri var. Yetenekli bir guard olmasına rağmen set oyununda şu ana kadar çok zorlandı. Tecrübeli Navarro ise sadece 5 maçta oynadı ve toplam 43 dakika süre alabildi. Guard rotasyonunda süre alan bir diğer isim de Pau Ribas.

Forvetlerde öncelikle flaş transfer Adam Hanga var elbet. Hanga burada da patlayıcılığını zaman zaman sürdürdü ama takımının istikrarsız çizgisi kendisine de yansımış durumda. Takımdan ayrılan Brad Oleson’ın görevini ise Petteri Kopponen üstlendi ve 16/32 üçlük isabetiyle Fenerbahçe’nin üç sayı çizgisinde dikkat etmesi gereken bir oyuncu. Ligde Kopponen’den daha isabetli 3 sayı sokan sadece iki oyuncu var (Nunnally ve DeColo). Yeni transferlerden Rakim Sanders ilk 4 maç yoktu ama sonradan müthiş katkı verdi. Barcelona savunmasının ana direklerinden bir oyuncu oldu.

4 ve 5 numaralarda ise Barcelona rotasyonu epey geniş bir takım. Fransız Adrien Moerman TBL’den iyi tanıdığımız bir isim ve buradaki üç sayı isabetini 18/39 ile EL’de de sürdürüyor. Victor Claver 2 yıl önce EL’in en değerli oyuncularından biriyidi. Geçen sezon sakatlıklarla boğuştu ve bu yıl da ilk dört maçı kaçırdı. Şimdilik 13 dakika ortalama ile oynuyor ve yavaş yavaş takımın ondan bir patlama beklediği de gerçek. Yeni transfer Pierre Oriola kalıplı bir uzun ve Valencia’nın geçen sezonki başarısında önemli bir payı vardı. Saha içi yüzdesinde %70 ile EL’de ilk sırada. Kalıplı vücudu ile pota altında topla buluşturmamak gerek. Bir zamanlar takımın ana direği olan Ante Tomic’in ise her sezon dakikaları azaldı. Bu sezon da 14 dakika ortalama ile oynuyor. Uzun rotasyonunda takımın asıl yıldızı ise Fransız oyuncu Kevin Seraphin. Seraphin Vesely’nin Washington Wizards’dan eski takım arkadaşı ve kariyerinde 7 sezonda 423 NBA maçı oynadı. Cholet’den yetiştiği için Avrupa basketboluna uzak değil ve ilk sezonunda kolay uyum sağladı. Hırsı ile takımın en önemli ateşleyicisi ve pota altında kolay faul aldırabilen bir uzun. Geçen sezonun flaş ismi Vezenkov ise ilk dört maçta süre aldı ancak sakatlar iyileştikten sonra artık kadroya girememekte.

Barcelona deplasmanı Fenerbahçe’nin bu sezon 11.maçta 7.deplasmanı. Bu maçtan sonra büyük bir virajı dönmüş olacak. Yenilse bile iç/dış dengesinde 3 fazla galibiyeti var. Kötü bir sonuçta telafi edilebilecek bir yenilgi olur. Barcelona’da ise durum tam tersi. Bu maçla beraber takım 11 maçın 7’sini evinde oynamış olacak. Deplasmanda hiç maç kazanamadığı gibi evlerinde 2 maç kaybettiler. İç/dış dengesinde -2 durumdalar ve bu maçta alınacak yenilginin anlamı onlar için gerçekten büyük. Bu maç daha göz önünde olduğundan taraftarlarının son maçlarda yaptıkları Liberte! tezahüratları muhtemelen daha fazla olabilir. Bunun takımı bir başka havaya soktuğu da gözlediğimiz bir durum. Bakalım mücadelenin kazananı kim olacak?

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge , Konuk Yazarlar

Seriye Devam

Fenerbahçe haftanın son maçında, konuk olduğu Barcelona’yı rahat bir galibiyetle geçti. İlk çeyreği hariç tutarsak Sarı Lacivertliler maç boyunca dengeli bir hücum ve iyi bir savunma ortaya koydular.Maç başına 82.4 ortalama ile oynayan Barcelona…

article-image
Euroleauge

FBU-CSKA: 81-84. Zoru Başaramadık..

Çok üzgünüm, gerçekten çok üzgünüm. Çünkü,

1) Bizim gruptaki bütün dengeleri değiştirebilecek bir galibiyeti kaçırdık.

2) Obradovic’in senelerce yardımcılığını yapan Itiodis’e 4.kez yenilmesine engel olamadık.

3) Salondaki harika basketbol ortamına ve bütün enerjisini ortaya döken seyircimize galibiyet…

Yorum Yap

Your email address will not be published.