Atina’da Türk Gecesi

by

Sezonun heyecanının en yüksek olacağı finaller öncesi , en güzel basketbolun oynandığı bölümüne sekizli elemelere geldik. Euroleague basketbolunun en sert maçlarının geçtiği, takımların tüm kozlarını, planlarını ortaya döktüğü günler iki maçla başladı. Mutlak favori gözüken Cska , Baskonia karşısında galibiyeti alırken Fenerbahçe Atina’nın çılgın seyircisi önüne çıkıyor, Panathinaikos’a rakip oluyordu.

Fenerbahçe’nin dış alanda , Pao’nun içeride nasıl performans göstereceği, iki takım adına önemli noktalardı. Sarı Lacivertliler maça çok konsantre başladı.  Hava atışından itibaren istekli bir savunma sergiledi. Pao’nun bütün hücum yolları tıkanınca, Calathes’in hücumları  tek hücum formülü oldu. İlk 12 sayısını Kalinic ve Bogdanovic’in  ikişer üç sayılık basketiyle bulan Fenerbahçe 3:29 kala fakı on sayıya çıkardı.Bourousis ve Gabriel’in oyuna girmesi ile savunmasını toparlayan ev sahibi , hücumda Rivers opsiyonunu devreye sokarak farkı eritti.

İkinci çeyrek karşılıklı basketlerle başladı. Tek uzunla oyunda kalmayı tercih eden Fenerbahçe içeri top indiremeyince , oyun kurucularının elinde çok top kalmaya başladı. Hücumun ritim yitirmesi top kayıplarını beraberinde getirdi.  Yirmi bin seyircinin beklediği an gelmişti.  Pana tempoyu aldığı gibi farkı açarak devreyi on dört sayı farkla 42-28 önde bitirdi. Fenerbahçe geçen sezon savunmasından güç alarak hücum ediyordu. Bu sene ise savunmasını düşüren en büyük etken hücumda doğru seti oynayamamak oluyor. Pas temposunun istenen seviyede olmamasının en büyük sebeplerinden biri hem Sloukas’ın hem Bobby’nin çok fazla yakın temaslı baskı altında oynamayı sevmemeleri. Üçüncü bir oyun aklı bazen Bogdan , bazen Udoh onlara alan açmazsa iki oyun kurucu da top kaybı yapacak potansiyeldeler.

Üçüncü çeyrek Obradovic en güvendiği beşle oyuna başlamayı tercih etti.  Sahadaki beş , alan yerleşimini içeride Vesely önderliğinde yaparken , Udoh ve Bogdan ile hücum aklını ortaya koymaya başladı. Böyle olunca iki oyun kurucu güvenle top getirmeye başladılar.  Panathinaikos’un adam değişmeli savunmadaki defolarını dantel gibi işleyen Bogdanovic her topu doğru adrese götürdü. Savunmada ise Calathes’i çok rahatsız ettiler.  Yardım savunması hatasız uygulanınca ve Calathes baskı altında kalınca Panathinaikos’un içerden oynama fırsatı olmadı. Dış adamlar el üzerinden şut atmak zorunda kalınca yüzdeler düştü ve Fenerbahçe rakibini yakaladı.

Atina seyircisinin bu savunmayı seyredebilmesi için Obradovic’in OAKA’da olması gerekliydi ve Atinalılar onun kurguladığı muhteşem savunmayı seyretme fırsatı buldular. Tek bir farkla, seyrettikleri ekip bu kez konuk ekipti.

Son çeyrekte hücum şekli  değişiyor ancak gecenin aktörü değişmiyordu. Yeniden tek uzuna dönen Fenerbahçe skorun getirdiği güvenle ve Bogdan’ın yarattığı hücumlarla sayı bulmaya devam etti.

Kalinic’in savunma timine katılması , takımın baskıya devam etmesinin en büyük etkenlerinden biriydi. Savunma gücünü bildiğimiz Sırp oyuncu dün gece hücumda da kendi ortalamasının üzerinde performans verdi ve buraların oyuncusu olduğunu gösterdi. Panathinaikos rakibinin  savunma planına karşın oyun geliştiremedi. Oyunu ele aldıktan sonra farkı açan Fenerbahçe serinin ilk maçını galibiyetle kapadı.

Kuşkusuz iki takım da dün geceyi hemen unutmak ve ikinci maça hazırlanmak zorundalar. Perşembe akşamki maç serinin seyri için önemli bir gösterge olacaktır.

Öne Çıkan Rakamlar :

Bogdanovic 23 S, 5R , 4 As , 35 PIR

Kalinic 16 S, %66 3s

Rıvers 16 S

As = FB : 20 PAO :13

TÇ = FB:7 PAO:5

Can Sönmez

İstanbul ,19 Nisan 2017

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

Bu Haftaki Rakip Evinde Aslan Kesilen Barcelona

Hakan Ünseven’e değerli analizi için teşekkür ediyoruz. 

 

Fenerbahçe’nin Ülker ile birleşip Euroleague’de sürekli yer almasından bu yana oynadığı Barcelona maçlarında İspanyol (artık Katalan demeliyiz galiba) takımının net üstünlüğü var. 18 maçın 12’sini, diğer…

article-image
Euroleauge

EL’de Son 3 Haftaya Girilirken

Öyle veya böyle, iyi veya kötü, hakederek veya etmeyerek hala çeyrek final şansını taşıdığımız son üç haftaya giriyoruz. Top16 gerçekten hiçde istediğimiz beklediğimiz gibi geçmedi. Sakatlıklar, form düşüklükleri, dezavantajlı fikstür, yeni transferlerin hatalı olması  ve&veya…

Yorum Yap

Your email address will not be published.