2017-2018 THY Euroleague Sezonu 15. Hafta Değerlendirmesi

by

HAFTANIN TAKIMI:  UNICAJA MALAGA

 

Malaga ilk hafta aldığı Fenerbahçe Doğuş galibiyetine rağmen sezona çok iyi giremedi. 11. hafta sonunda sadece 3 galibiyeti vardı ve takım son beş maçından mağlubiyetle ayrılmıştı. Ne olduysa ondan sonra oldu ve arka arkaya 4 galibiyet aldılar. Bunda en büyük fark guard Nemanja Nedovic’in form tutmasıydı kuşkusuz. Ligin en zor deplasmanlarından biri olan Maccabi deplasmanında alınan galibiyet ise onları haftanın takımı yaptı.

 

HAFTANIN OYUNCUSU: LUKA DONCIC (Real Madrid)

 

HAFTANIN BEŞİ:

 

SERGIO RODRIGUEZ (CSKA MOSCOW): CSKA yıllardan beri yıldız seviyesinde 2 point guard ile oynamaya alıştı. Teodosic’in ayrılmasına rağmen bu sistemden vazgeçmediler ve DeColo’nun yanına en az Teodosic kadar dominant Sergio Rodriguez’i aldılar. Bu şekilde adeta biri olmazsa diğeri vuruyor.. Zorlu Baskonia deplasmanında sıra SerRod’daydı: 25 sayı, 6 ribaund, 8 asist, 1 top çalma, 6/9 üç sayı isabeti ve 35 ile sezonun en yüksek verimlilik puanı.

 

LUKA DONCIC (Real Madrid): Geçen sezon yaptığı işler ile parmak ısırtan Doncic bu sezonu tam anlamıyla domine ediyor. Takımı önemli eksiklikler yaşasa da çok yönlü oyunu delikleri tıkamaya yardımcı oluyor. Fenerbahçe Doğuş maçında triple-double’ı sadece 2 ribaund ile kaçırırken bu sezon 4. kez bir maçta 35 ve üstü verimlilik puanı elde etti. Şimdiden NBA takımlarının ağzını sulandıran 18 yaşındaki basketbolcu Fenerbahçe Doğuş maçındaki performansıyla haftanın oyuncusu olurken maçı 20 sayı, 10 asist, 8 ribaund, 2 top çalma, kendisine yapılan 10 faul ve 37 verimlilik puanı ile bitirdi.

 

ERICK GREEN (Valencia Basket): Sakatlıklardan beli bükülen geçen sezonun İspanya şampiyonu Valencia, 10 maçlık mağlubiyet serisinin ardından karşısına çıktığı güçlü rakibi Panathinaikos’u geçerken bunda en büyük pay Pana’nın ezeli rakibinden transfer ettiği Erick Green’in idi. Sağlam bir Euroleague oyuncusu olduğunu artık iyice kanıtlayan şutör guard Panathinaikos maçını 21 sayı, 2 ribaund, 2 asist, 2 top çalma ve 26 verimlilik puanı ile tamamlarken rakibin yaptığı 9 faul kendisini durdurmaya yetmedi.

 

DERRICK BROWN (Anadolu Efes İstanbul): Euroleague’in en seçkin oyuncularından biri olan Brown sezonun ilk 10 maçını kaçırmıştı. Oynamaya başladıktan sonra Brose maçıyla nihayet form tuttuğunu gösterdi. Dipten kurtulmak isteyen Efes 4 maç sonra galibiyet ile tanışırken Brown maçı 21 sayı, 4 ribaund, 3 asist, 3 top çalma, 1 blok ve 29 verimlilik puanı ile bitirdi.


MILKO BJELICA (Crvena Zvezda MTS Belgrade):
Türkiye’de oynarken garip bir şekilde durmadan zayıf yönleri öne çıkartılan Bjelica, ilerleyen yaşına rağmen Kızılyıldız’da harika işler yapıyor. Kendisinden daha genç olan koç Alimpijevic’in sistemine çok iyi uyum sağlayan tecrübeli oyuncu önemli Milano galibiyetinde 18 sayı, 7 ribaund, 3 asist ve sezonun en yüksek değeri olan 28 verimlilik puanı elde etti.

 

16.HAFTANIN MAÇI

 

FC BARCELONA LASSA – CSKA MOSCOW: Geçen haftanın iki deplasman fatihi ikinci yarının ilk haftasında İspanya’da karşılaşıyor. CSKA Itoudis’in yönetiminde yine çok iyi bir normal sezon geçirirken, sezon başından bu yana aldığı sonuçlar ile acaba geçen sezonun felaketi tekrarlanacak mı sorularına maruz kalan Barcelona Khimki galibiyetinin bir tesadüf olmadığını kanıtlamaya çalışacak. 4 Ocak Perşembe TSİ: 23:00

15.HAFTA MAÇLARI

 

FENERBAHCE DOĞUŞ İSTANBUL – REAL MADRID: 77-79

Ciddi eksikleri olan Real Madrid ve form yakalayamamış Fenerbahçe Doğuş dengelerin sıkça değiştiği bir oyun oynadılar. Son çeyrekte skorun altı kez el değiştirdiğini, iki kez berabere duruma geldiğini ve son topta Fenerbahçe’nin iki kez hücum ettiğini gördük. İki dakika kala Vesely’nin aldığı sportmenlik dışı faul Madrid’e dört sayılık bir avantaj getirdi. Son iki dakika molalar, çizilen stratejiler ile geçerken altı saniye kala Fenerbahçe maç topunu oynama şansını buldu ancak sayıya çeviremedi ve maçtan 77-79 yenik ayrıldı. Doncic’in İstanbul’daki en iyi oyununu oynadığı karşılaşmada 14 top kaybı Fenerbahçe adına son maçlarda yapılan en yüksek top kaybı olurken 13 olan asist sayısı da Fenerbahçe ortalamasının çok altındaydı. Üç uzundan sadece 19 sayı (Thompson (10), Vesely (7),  Melli (2)) gelen akşamda en skorer oyuncu 20 sayı ile Wanamaker olurken ilk devre hiç hücum ribaundu alamayan Fenerbahçe maçı 10 hücum ribaundu ile bitirdi. Doncic Haftanın Oyuncusu seçilmesini sağlayan bir oyun oynadı. 20 sayı, 10 asist, 8 ribaund ile Triple Double eşiğinden döndü. Reyes 13 sayı bulurken 5/6 iki sayılık isabet sağladı. Her iki takım da ilk devre karşılaşmalarını 9 galibiyet 6 mağlubiyet ile kapatmış oldular.

 

ZALGIRIS KAUNAS – OLYMPIACOS PIRAEUS: 74-68

 

Sezonun sürpriz takımı Zalgiris son çeyrekteki etkili oyunu ile güçlü rakibini yendi ve onuncu galibiyetine imza attı. Top kayıplarını oldukça az sayıda tutmayı başaran Zalgiris Olympiacos’un az pozisyonla oynama isteğini yaptığı baskın hücumlarla değerlendirdi. Ön alan baskısı ile hem Olympiacos’un üç sayılık yüzdesini düşürdüler hem de top kaybına ittiler. Rotasyonu daraltarak dört oyuncusunu 25-30 dk civarlarında oynatan ev sahibi, ikinci şans sayılarında ve fast break sayılarında önde olduğu karşılaşmanın son beş dakikasında aldığı skor liderliği ile sonuca gitti.  Milaknis ektra iyi oynadığı gecede 14 sayı kaydetti, bir diğer skorer 14 sayıyla Pangos oldu.  Konuk ekip McLean’in ribaundları ve Papapetrou’nun 13 sayısı ile direnmeye çalıştı.

  

KHIMKI MOSCOW REGION – FC BARCELONA LASSA: 65-79

 

Barcelona bir yerde patlama yapacaktı ve bunu yapmak için Rusya deplasmanını bekledi. Takım olarak iyi oynadılar. Sito Alonso, Huertel’e verdiği süreleri kısıtlayarak takım oyununu ön plana çıkarmayı becerdi. Victor Claver’in iyi oyunu ve 12 sayı 6 ribaundluk performansı, Ante Tomic’in eskilerden bir kesit sunması, Pau Ribas’ın takımı iyi yönetmesi ve yaptığı 8 asist İspanyol ekibin bu önemli maçta galip gelmesine ve sezonun ikinci yarısına az da olsa ümitli girmesine sebep oldu. Maç boyunca yaptıkları 32 asist gerçekten takdir edilmesi gereken bir istatistik değeri.  Khimki tarafında ise işler pek de iyi gitmiyor. Alexey Shved bu maçta da 12 tane 3 sayılık atış kullandı. Maç zora girdiği her an tüm takım topu Shved’e verip onun ne yapacağını bekliyor. Beklenenden iyi bir yerde de olsalar ikinci devre kolay olmayacak onlar için. Honeycutt’ın dönüşü ile daha iyi top oynamalarını bekliyorduk fakat tam tersi yönde bir ivme aldılar.

 

ANADOLU EFES ISTANBUL – BROSE BAMBERG: 69-58

Acaba Efes yine mi mağlup olacak derken, Derrick Brown son çeyrekte aldı sazı eline ve muazzam bir oyun ile Efes’e 4. galibiyetini getirdi. İlk devrenin en büyük hayâl kırıklığı Anadolu Efes idi desek yanılmamış oluruz. Bu tip bir bütçe ile sadece 4 galibiyet onlar adına büyük hayâl kırıklığı gerçekten. Oyun kurucu pozisyonunda bir türlü gerekli rotasyonu oturtmayı başaramayan Perasovic gitti yerine gelen Ergin Ataman bakalım bunu becerebilecek mi?  Bu hafta Bryant Dunston ve Derrick Browun’un etkili oyunları ile galip gelirlerken 1 numaradan ihtiyaç duyulan oyun kurma nâmına pek de bir gelişme yoktu Efes’de. Brown’ın 21 sayı, 4 ribaund, 3 asistlik performansına Dunston da 10 sayı, 13 ribaundluk katkı verip galibiyette başrolleri kaptılar. Bamberg tarafında ise koç Trinchieri takım olarak 40 dakikada sadece 10 asist yapmış olmalarına inanamıyordur herhalde, her hafta bir kahraman yaratan Efes savunmasına karşı hücumda hiçbir varlık gösterememiş olmaları onlar adına üzücü, aldıkları 38 ribaund bile maçı kazanmalarına yetmedi. Öyle ki istatistik kağıdında yazacak fazla bir şey yok Bamberg adına, zaten toplam takım verimliliği de 50 olunca maç kazanmak mümkün olmuyor.

MACCABI FOX TEL AVIV – UNICAJA MALAGA: 78-89

Sezona Fenerbahçe Doğuş galibiyeti ile başladıktan sonraki 10 maçta sadece Anadolu Efes ve Kızılyıldız’I yenip geri kalan 8 maçı kaybeden Malaga arka arkaya 3 maç kazanarak geldiği Tel Aviv deplasmanından sürpriz bir galibiyet ile dönüp galibiyet serisini 4 maça çıkardı.

Maça ev sahibi Maccabi çok iyi başlayıp devre arasına 8 sayı farkla önde girmişti ancak ikinci yarıda bambaşka bir Malaga vardı sahada. İlk yarıda 47 sayı atan rakibini 31 sayıda tutan Malaga,  50 sayı atıp maçtan 11 sayı farkla galip ayrılmayı başardı. Son haftaların formda oyuncusu Nedovic 20 sayıyla sahanın en skoreri olurken ona Shermadini 15 sayı, 9 ribaund, 2 blokla , Jeff Brooks da 18 sayı ve 7 ribaund ile destek oldu. Takım hâlinde ribaundlarda çok etkili olan konuk ekip 16’sı hücum olmak üzere 47 ribaund ile maçı tamamladı. Maccabi tarafında ise serbest atışlardaki %55lik ve iki sayılık atışlardaki %45lik düşük yüzdeler 20 asist, 13 top çalma ve 14 hücum ribaunduna rağmen yeterli olmadı.

 

VALENCIA BASKET – PANATHINAIKOS SUPERFOODS ATHENS: 67-63

Haftanın bir diğer süprizi ise Valencia’dan geldi. 10 maç arka arkaya kaybettikten sonra sahasında Panathinaikos’u ağırlayan İspanya temsilcisi, Nick Calathes’in yokluğunda hücumda bir türlü organize olamayan rakibini eli boş gönderdi.

 

Son haftalarda form düşüklüğü gösteren Erick Green’in kendine geldiği karşılaşmada 21 sayı ile galibiyette başrolü oynadı. Takım olarak çok kötü günündeki Panathinaikos’da ise Singleton’ın 9 sayı, 13 ribaund 3 asist, 5 top çalmalık performansı ile Matt Lojeski’nin 3/4 üçlükle 17 sayısı yeterli olmadı. Calathes’in yokluğunda maçı 10 asist 15 top kaybıyla kapatmaları Calathes’in takımdaki önemini bir kez daha gözler önünü serdi.

 

BASKONIA VITORIA GASTEIZ – CSKA MOSCOW: 81-90

Baskonia CSKA’yı salladı ama yıkamadı. Maça oldukça iyi giriş yapan İspanyol ekip özellikle Sergio Rodriguez’in kariyer gecesi performansı karşısında çaresiz kaldı. Son çeyreğe 2 sayı önde giren Baskonia bu çeyrekte sadece 9 sayı bulabilince mağlubiyet kaçınılmaz oldu. 20 sayı, 13 ribaundluk performansıyla Tornike Shengelia maçın Baskonia adına kilit adamıydı.

CSKA tarafında ise SerRod kariyer gecesine gelmişti. 25 sayı, 6 ribaund,  8 asist ile Triple Double değerlerine yaklaşan SerRod kritik anlarda aldığı sorumluluk ile takımını galibiyete taşıdı. 6/9 ile inanılmaz bir 3 sayılık yüzdesi yakalayan Rodriguez’e Will Clyburn attığı 20 sayı ile eşlik etti.

AX ARMANI EXCHANGE OLIMPIA MILAN – CRVENA ZVEZDA MTS BELGRADE: 88-91

Milano kendi evinde mutlak kazanması gereken maçı kaybedererk ligin dibine demir attı. Takımın en skorer ismi attığı 16 sayı ile yine yeni yeniden Vladimir Micov olurken Kalnietis, Goudelock, Jerrels gibi kısalardan beklenen sayı takviyesi (Toplam 8 sayı) gelmedi. Umutsuzca  bir ışık arayan Milano çareyi Kuzminskas’da arıyor, bakalım aradıklarını bulabilecekler mi?

Kızılyıldız ise Feldeine önderliğinde ve Bjelica takviyesi ile kazanmaya devam ediyor. Sene başı çok şans tanınmayan takım, genç koçu ile kendi adına başarılı sayılabilecek bir sezon geçiriyor.

 

Ayrıca Göz Atabilirsiniz

article-image
Euroleauge

Büyük Heyecan Başlıyor

Sezon başında bana “Bu sene takımdan beklentin ne” dediklerinde cevabım”Şu 5 maçlık seriyi görmek istiyorum, bu heyecanı yaşamak istiyorum” idi. Senelerdir Top16 turundan çıkamıyor olmak , en çok yaklaştığımız Spajiha döneminde bile bunu görememiş…

article-image
Euroleauge , Konuk Yazarlar

Kazanmak Güzeldir.

Fenerbahçe geçtiğimiz yıl, oyun aklı, topa baskı, pota altı gücü gibi temel unsurları ile şampiyonluğa ulaşmıştı. Bunu sağlayan en önemli oyuncularından ikisi artık yok. İkisi ise sağlık nedenleri ile hazır değil. Böylesi önemli eksikler…

Yorum Yap

Your email address will not be published.